BeşiBirYerde (49): Metin Feyzioğlu’nun tartışma yaratan beş açıklaması

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Barolar Birliği (TBB) 36. Olağan Genel Kurulu’nda, mevcut başkan Metin Feyzioğlu koltuğunu Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan’a bıraktı. Seçimde Sağkan 181, Feyzioğlu ise 156 oy aldı. Batman Barosu Başkanı Avukat Erkan Şenses, Feyzioğlu’nun kaybetmesini ve Sağkan’ın kazanmasını Medyascope’a değerlendirdi. Eski TBB Başkanı Feyzioğlu’nun bugüne kadar tepki çeken açıklamalarını isen sizin için derledik. İşte Feyzioğlu’nun en unutulmaz beş açıklaması.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) 36. Olağan Genel Kurulu’nda, mevcut başkan Metin Feyzioğlu’nun yerine Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan seçildi. Seçimde Sağkan 181, Feyzioğlu 156 oy aldı.

Medyascope’a konuşan Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses, Feyzioğlu’nun özellikle son üç yıldır insan hakları ihlalleri konusunda iyi bir başkanlık yürütemediğini söyledi. Erinç Sağkan ile ilgili “Umutluyuz” diyen Şenses, Feyzioğlu dönemini yeni yönetimden beklentilerini şöyle anlattı:  

“Metin Feyzioğlu’nun 24 Şubat 2018’de bir toplantıdan sonra tavır ve tutumları değişmişti. Toplumsal sorunlara ve insan hakları ihlallerine duyarsız kalan bir başkan olmuştu. 2019 yılında 12 baro, olağanüstü genel kurul toplantısı kararı aldığında yasal zorunluluk olmasına rağmen genel kurulu toplamamıştı. Ben de o tarihte TBB CMK Kurulu’nda Güneydoğu temsilcisiydim ve istifa etmiştim. Yönetim kurulu da Metin Feyzioğlu konusunda ortak davrandığını söylemiştim. Dolayısıyla Feyzioğlu’nun, son üç yıldır çok iyi bir başkanlık pratiği sergilediği söylenemez. Maalesef özellikle insan hakları ve toplumsal meselelerde neredeyse sessiz kalan bir yönetim söz konusu. Bu nedenle Erinç beyin seçilmesi, kendisini Ankara Barosu’ndan da bildiğimiz için umut verici. Yeni dönemin tüm meslektaşlarıma ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum.”

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı görevine 2013’te başlayan Metin Feyzioğlu, başkanlık dönemi boyunca yaptığı açıklamaları ile hem baroda hem de toplumda tepki çeken bir isim oldu. İşte o açıklamalardan beşi:

5) “Edepsizlik yapan ben değilim Sayın Başbakan”

2014 yılındaki Danıştay töreninde, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşması sırasında salonu terk etmişti. Metin Feyzioğlu konuşmasında, Van depreminin ardından kurulan konteyner kentte yaşanan sorunlara değinmişti.

Feyzioğlu’nun nasıl bir cumhurbaşkanı istediğini anlattığı sırada kendini daha fazla tutamayan Başbakan Erdoğan, “Baştan aşağı yanlış konuşuyorsun. Böyle bir edepsizlik olmaz, edepsizlik yapıyorsun” diye bağırmıştı. Feyzioğlu’nun, “Edepsizlik yapan ben değilim Sayın Başbakan” yanıtı üzerine ayağa kalkan Erdoğan’ı dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül sakinleştirmeye çalışmıştı.

Protestosunu sürdüren ve tepkisini yanındakilerle paylaşan Erdoğan ardından “protokol kurallarını hiçe sayarak” Gül ve Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile birlikte salondan ayrılmıştı. Salonda bulunan izleyicilerin, hatta rahatsızlanan bir Danıştay üyesinin bile cumhurbaşkanlığı korumaları tarafından bir süre salonda “hapsedilmesi” ise tepkiyle karşılanmıştı. “Tepkiden ülkem adına üzüldüm” diyen Feyzioğlu, konuşmasının uzunluğu üzerinden yapılan eleştiriye, “Biz yedi gün 24 saat televizyonları her açışımızda kendilerini izliyoruz. Memlekette bunca hukuksuzluk olmasa konuşmam beş dakika sürerdi” yanıtını vermişti.

4) Çoklu baro uygulaması çıkışı

TBB ve 80 baronun karşı çıktığı, muhalefetin “hayır” dediği “çoklu baro” teklifi tüm itirazlara karşı AKP ve MHP oylarıyla kabul edilerek yasalaştı. Elektronik oylamaya 417 milletvekili katıldı. 251 milletvekili “kabul”, 163 milletvekili “ret” oyu kullandı. Kanun teklifine karşı çıkan baroların “paralel baro” olarak nitelendirdiği düzenlemenin Meclis Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri beş gün, 52 saat sürdü. Komisyon toplantısına alınmayan baro başkanları günlerce TBMM kapısında sabahladığı halde kanun teklifi, birçok itiraza karşı hiçbir değişiklik olmadan AKP ve MHP oylarıyla kabul edilerek komisyondan geçti. CHP, HDP ve İYİ Parti teklife şerh düştü.

Çoklu baro sistemine karşı Türkiye’nin çeşitli kentlerinden Ankara’ya yürümeye başlayan baro başkanları, polis kuvvetleri tarafından durdurulmuş ve yürüyüşlerine izin verilmemişti. Baro başkanları ve beraberindeki çok sayıda avukat, geceyi bölgedeki polis ablukası altında geçirmişti. Baro başkanlarını, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP ve Gelecek Partisi heyetleri ziyaret etmişti. Baro temsilcileri sembolik yürüyüşe devam etmek için kamu görevlileriyle temaslarını sürdürürken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da alana gelmiş ancak baro başkanları kol kola girip Feyzioğlu’na sırtını dönmüştü. Feyzioğlu, 27 saat boyunca polis ablukası altında bekleyen meslektaşlarının yanına gelmediği ve aynı saatlerde başka bir grup baro başkanı ile Anıtkabir’den fotoğraf paylaştığı için “baroları bölmek” ile eleştirilmişti.

Konuyla ilgili A Haber’e konuşan Feyzioğlu, “Bu kanun ‘çoklu baro’ diye takdim edildi oysa bu kanun Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yani mevcut avukat sayısı 5 bini aşan illerde, 2 bin avukatın dilerse bir ikinci baroyu, yani tercihli bir baroyu kurma imkanı getiren kısmı var. Bu kısmı bir kenara bırakıyorum, buna ilişkin eleştirilerimizi, kaygılarımızı hep paylaştık. Fakat nedense medyada ve özellikle bu kanuna karşı peşinen cephe almış tüm kesimlerde kanunun bundan alakasız ama devrim niteliğindeki kısmı gözlerden kaçırılıyor. Bunun kasten yapıldığını düşünüyorum” demişti.

3) “Aydın olmak bu değil”

TTB Başkanı Metin Feyzioğlu, Türkiye’nin Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’nın son bulması talebiyle milletvekillerine mektup yazan 170’i aşkın isme tepki göstermişti. “Aydın olmak bu değildir” diyen Feyzioğlu, “O mektubun adresini değiştirin. Kandil’e gönderin” diye konuşmuştu.

Fırat Kalkanı Harekatı’nda sağlanan başarının Zeytin Dalı Harekatı’nda da elde edileceğini belirten Feyzioğlu, şunları söylemişti: “Şu soruyu en milli duygularla, ‘vatansever ve milliyetçiyim’ diyen herkesin önünde sormak istiyorum. Bu harekatın politik hedefi nedir? Bu bizi ilgilendirmektedir. Askerimizin canının tehlikeye atıldığı, halkın canının tehlikeye atıldığı askeri harekette politik hedef nedir? Hedef buraya ÖSO’yu yerleştirmekse bunu bir vatandaş olarak kabul etmediğimi herkese duyuruyorum. ÖSO’nun can güvenliği sağlanacak diye Türk askerinin canı tehlikeye atılamaz. Önce yapılması gereken güvenli bölge tesis edip sivillerin güvenliğini sağlamak, ardından da 2010 yılında olduğu gibi iyi ilişkiler kurduğumuz Suriye hükümetiyle tekrar dostluğun yollarını aramak olmalıdır. Bunun yollarını ararken Suriye liderinin halkına eziyet etmemesini de önlemek zorundayız. Suriye vatandaşı olan hiç kimseye eziyet etmemesini, hepsini kucaklamasını Türkiye olarak sağlamak durumundayız.”

2) “Devlet sivillerin hayatını korumak zorunda değil”

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri operasyonuna destek veren Feyzioğlu, operasyon sırasında yaşanan sivil ölümlerini savunmuştu.

CNN Türk’te Hakan Çelik’in sunduğu Hafta Sonu programının konuğu olan Feyzioğlu, devletin sivilleri korumak zorunda olmadığını söylemişti. Feyzioğlu, “Uluslararası hukukun bu çatışmaları düzenleyen maddelerine göre, eğer silahlı güçler sivilleri kendilerine kalkan yapıyorsa, saldırıya uğrayan devlet sivillerin hayatını korumak zorunda değildir” demişti.

1) “Erdoğan gerçek bir insan”

Metin Feyzioğlu, gazeteci Adem Metan’ın YouTube kanalına verdiği röportajda ise “Erdoğan sizce nasıl birisi?” sorusuna, “Tayyip bey gerçek bir insan, plastik değil. Şimdi bir siyasetçi tipi vardır plastik, öfkesi, sevgisi, duygulanması hep rol icabıdır. Tayyip bey gerçekten öfkeleniyor, gerçekten gözleri doluyor, gerçekten gülümsüyor. Gerçek. Bence bu çok önemli bir özellik siyasetçi için. Daha doğrusu hangi makamda olursanız olun gerçek olmak güzel bir şey, doğru bir şey” yanıtını vermişti.

Metin Feyzioğlu kimdir?

Metin Feyzioğlu, TED Ankara Koleji’nden 1986 yılında mezun oldu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1990 yılında bitirdi. Metin Feyzioğlu, 1991 senesinde Ankara Barosu’na kaydoldu. 1992’de tamamladığı “kamu hukuku” alanındaki yüksek lisansının ardından 1995’te doktor unvanını aldı.

1996’da mezun olduğu fakültede, “ceza hukuku” alanında yardımcı doçent olarak görev almaya başladı. Columbia Üniversitesi’nde “hukuk İngilizcesi” sertifikasını aldı. 2002’de doçent, 2005’te profesör oldu. 2007’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığına getirildi.

Ankara Barosu’nun 10 Ekim 2010 yılındaki 61. Olağan Genel Kurulunda oyların yüzde 58’ini alarak başkan seçildi. 62. Olağan Genel Kurulda oyların yüzde 60’ını alarak tekrar başkan olan Feyzioğlu, 26 Mayıs 2013’te düzenlenen Türkiye Barolar Birliği 32. Olağan Genel Kurulu’nda 447 delegenin 209’unun oyunu alarak TBB başkanı seçildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus