NBA Panorama (13): Portland Trail Blazers’taki soru işaretleri – Şu ana kadarki hücum performanslarının, geçen sezon ile kıyaslanmasıyla ortaya çıkan istatistikler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

NBA’de sezonun sekizinci haftasının sonuna doğru ilerliyoruz. NBA Panorama’da konular Portland Trail Blazers’taki soru işaretleri, bu sezonki hücum performanslarının 2020-21 sezonuyla kıyası ve Tyrese Maxey’nin istikrarlı hale geçen çıkışı.

1) Portland Trail Blazers’daki soru işaretleri

Geride bıraktığımız Salı gününün NBA Panoraması‘nda son olarak Neil Olshey, öncesinde Chris McGowan ve Terry Stotts’ın ayrılıkları üzerinden son dönemin en istikrarlı takımlarından Portland Trail Blazers’ta, yönetim bazında yaşanan radikal değişimlerden bahsetmiştik. Olshey’nin ayrılış sebebinin onun yönetiminde oluşan toksik çalışma ortamı olduğunu göz önünde bulundurunca, bu değişimin pozitif etkileri olacaktır ancak Portland’ta parkede de problemler mevcut.

Damian Lillard’ın 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’ndan beri sıkıntısını yaşadığı karın sakatlığı nedeniyle bir süre daha parkelerden uzak kalacağı Trail Blazers, StatMuse’a göre 100 pozisyon başına potasında gördüğü 113.2 sayıyla ligde savunma sıralamasında 27. sırada. Son sekiz maçta yedi mağlubiyet alan Portland’ta, CJ McCollum akciğerindeki sorun nedeniyle şu an için dönüş tarihi belirsiz şekilde takımdan uzak kalacak.

114-83’lük kalp kırıcı San Antonio Spurs mağlubiyetinin ardından Chauncey Billups’ın yaptığı, “Şu an en büyük endişem, yeterince iyi rekabet etmememiz. Her maç elimizden geleni yaptığımızı hissetmiyorum.” açıklaması, üst üste sekiz kez playoff’ta yer alarak bu alanda aktif en uzun seriye sahip Portland Trail Blazers’ın parkedeki problemlerini, ancak radikal bir hamleyle çözebileceğini gösteriyor.

Kısa rotasyonunda Damian Lillard – CJ McCollum ikilisinin yanındaki isimler Norman Powell, Alfornee Simons, Ben McLemore, Dennis Smith Jr. olunca, hücum potansiyelinin yüksekliğine rağmen savunmaya kalıcı bir çözüm bulmak güç. Kanat rotasyonundaki Robert Covington, Larry Nance Jr., Nassir Little ile pota altında Yusuf Nurkic’in veriminin arttırılması veya takasta kullanılmasıyla takımın şampiyonluk adayına dönüşmesi zor. En kökten değişim olacak CJ McCollum’un takas edilmesini, geçici genel menajer olarak atanan Joe Cronin’in yapması da kolay değil.

Shams Charania ve Sam Amick, Lillard’ın Ben Simmons’la oynamaya sıcak baktığı haberini paylaşmıştı ancak ardından “The Crossover”dan Chris Mannix, Lillard’a yakın isimlerden aldığı bilgiye göre bu iddianın doğru olmadığı bilgisini verdi. Tüm bu belirsizlik içinde şu anda Portland Trail Blazers’ın ne yapacağını kestirmek güç ancak Neil Olshey, muhtemelen kulüpteki son değişim olmayacak.  

2) NBA’de hücum performanslarının, 2020-21 sezonuna göre kıyası

NBA.com’dan John Schuhman, bu sezonun hücum performanslarıyla geçtiğimiz sezonu kıyasladı. 9 Aralık Çarşamba itibariyle 30 takımın 100 pozisyon başına ürettiği sayı (108.3), 2020-21 sezonuna kıyasla (111.7) 3.4 sayı azaldı. Özellikle Ekim ve Kasım ayında önemli düşüş kaydedilirken, bu ay geçtiğimiz yılki seviyeye yakın performans gösterildiğini görüyoruz. En dikkat çeken noktalardan biri, geçtiğimiz sezona kıyasla en çok gelişme kaydeden beş takımdan yalnızca dördünün pozitif değerde olması: Cleveland Cavaliers, Charlotte Hornets, Golden State Warriors ve Utah Jazz.

Cleveland, hücum verimliliğinde 28. sıradan (2020-21) 19’a çıkarak önemli gelişim kaydederken bunda Jarret Allen’ın %70.4 saha içi yüzdesiyle oynaması ve Darius Garland ile birlikte Cedi Osman’ın efektif saha içi yüzdesinde yaşadığı önemli gelişim ana faktörler oldu. Hücum verimliliğinde dördüncü sırada yer alan Charlotte Hornets, en dikkat çekici değişimi takım halinde maç başına top kaybı sayısını 14.8’den 13’e düşürerek yaptı.

Golden State Warriors’ta Stephen Curry’nin büyüleyici performansının yanı sıra hücumun gelişmesinde iki faktör etkili oldu. İlk olarak Kelly Oubre Jr ve Kent Bazemore yerine başta Jordan Poole’un yaptığı sıçrama olmak üzere rotasyonda süre bulan Nemanja Bjelica, Otto Porter Jr gibi isimler verimliliği arttırdı. Bununla birlikte Warriors, Kevin Looney ve Gary Payton Jr ile hücum ribaundları ve ikinci şans sayılarını da bir silah haline getirdi. Geçtiğimiz sezon hücum ribaundlarından 100 pozisyon başına 10.2 sayı çıkaran Golden State, bu sezon bu sayıyı 12.1’e çıkardı. Utah Jazz’de ise en dikkat çeken nokta, Donovan Mitchell, Rudy Gobert, Mike Conley, Bojan Bogdanovic, Joe Ingles, ve Royce O’Neale’ın pota altı isabet oranlarının %5-10 bandında artış göstermesi oldu.

3) Temsilcilerimizin performansları

Geçtiğimiz Salı gününden beri temsilcilerimiz, parkede az süre şansı bulabildi. Aksi örnek olarak takımdaki rolü oturmuş durumdaki Cedi Osman, geride bıraktığımız iki maçta toplam 47 dakika parkede kaldı ve çift hanelere çıkamamasına rağmen, toplam 6 top çalma – 3 blokla savunmada Cleveland Cavaliers’a önemli katkı sağladı.

Alperen Şengün, Houston Rockets’ın üst üste yedinci galibiyetini aldığı Brooklyn Nets maçında 14 dakika süre buldu. Son dönemde sezon başına göre en belirgin düşüşü yaşayan Furkan Korkmaz, Charlotte Hornets ve Utah Jazz karşılaşmalarında toplam 28 dakika süre aldı. Ömer Faruk Yurtseven ise çift hanelerde dakika bulduğu üç maçlık periyodun ardından Milwaukee Bucks karşısında, parkede 4 dakika kaldı.

4) Indiana Pacers Sabonis, Turner ve LeVert’ü takas etmeye açık

Hafta içinde gündeme düşen Shams Charania ve Bob Kravitz imzalı habere göre Indiana Pacers, Caris LeVert, Myles Turner ve Domantas Sabonis’i içeren takaslarla yeniden yapılanmaya açık durumda.

2020-21 sezonunu Nate Bjorkgren ile 34-38 dereceyle tamamladıktan sonra koç Rick Carlisle’ı tekrar takımın başına getiren Pacers, 11-16 başlangıcıyla Doğu Konferansı’nda 13. sırada ve beklentilerin altında ilerliyor. Indiana’da takımda çok önemli bir rolü olan TJ McConnell’ın uzun süre takımdan uzak kalacak olması, LeVert’ün istikrar yakalayamaması, TJ Warren’ın hala parkelere dönememiş olmasını göz önünde bulundurunca sakatlıklar, problemlerin bir parçası.

Özellikle deplasmanda maç kazanmakta güçlük çeken Indiana Pacers’ın, bu çizgide devam ederse rekabetçiliği artan Doğu Konferansı’nda playoff şansı düşük. Bu bağlamda çıkan haberlere göre yönetim, tekrar yapılanmaya sıcak bakıyor. Indiana Pacers’ı Portland Trail Blazers’a benzer şekilde “kalburüstü ama şampiyonluk adayı değil” sınıfında değerlendirirsek aradaki fark, Damian Lillard gibi bir süperstarları olmaması.

5) Tyrese Maxey’nin istikrarlı yükselişi

Joel Embiid’in yavaş yavaş kendini bulduğu Philadelphia 76ers’ta Ben Simmons’ın yokluğunun en pozitif sonucu, Tyrese Maxey’nin henüz ikinci sezonunda yakaladığı çıkış oldu. 

Geçtiğimiz yıl çaylak sezonunda 61 maçta 8 sayı, 2 asist, 1.7 ribaund ortalamalarıyla oynayan Maxey bu sezon, 25 maçın tamamında ilk beş başlayarak %46.5 saha içi, %88.4 serbest atış yüzdesiyle 16.5 sayı, 4.7 asist, 3.7 ribaund, 0.8 top çalma istatistikleriyle oynuyor ve bunu, 21 yaşında yalnızca 1.2 top kaybı yaparak başarıyor. Hemen hemen tüm istatistiklerini verimli şekilde ikiye katlayan Maxey, ufak fiziğine rağmen skorer içgüdüleri, farklı sayı tehditleri ve cesaretiyle NBA’in önemli skorerlerinden birine dönüştü.

Tecrübeli takım arkadaşı Danny Green, Tyrese Maxey’nin çıkışının sırrını şu sözlerle açıklıyor: “Düzgün, gelişime açık, etrafını dinleyen ve yapabildiklerinin farkında olan bir çocuk; her koçun rüyası. Eleştiri kaldırabiliyor, sorular sorarak ondan beklenenleri kavramaya çalışıyor. Rekabetçiliği yüksek, düzgün bir çocuk. Günbegün üzerine daha fazla sorumluluk atıyoruz ama o iyi reaksiyon gösterip öğrenmeye devam ediyor.”

Yazan: Sedat Efekan Özener

Editör: Doğa Üründül

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus