Uzmanlar 4 bin 250 liralık asgari ücreti yorumladı: “Zamma rağmen alım gücünde yüzde 40 kayıp var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

2022 yılı asgari ücreti, resmi yıllık enflasyon oranı olan yüzde 21,31’in neredeyse iki buçuk katı bir artışla, 4 bin 253 Türk Lirası (TL) olarak belirlendi. Ancak son zamanlarda mal ve hizmetlerdeki fiyat artışları ve döviz kurlarındaki yükselişler nedeniyle bu ücretin yeterli olup olmadığı tartışılıyor. 

Konuştuğumuz Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik, zam oranının değil alım gücünün önemli olduğunu belirtirken, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, 4 bin 250 liranın kabul edilebilir olmadığını söylüyor.

“Geçmişte çok daha yüksek zamlar oldu, önemli olan alım gücü”

Asgari ücretin sebep değil sonuç olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çelik, “Yasalaşması planlanan değişiklikler gerçekleşirse asgari ücret zammının işverene etkisi yüzde 40 artış civarında olacak. İşçiye etkisi de yüzde 50 olacak. Ancak miktar ve oran konusu çok tartışmalı ve göreceli bir konu. Çünkü geçmişte bundan çok daha yüksek zamlar oldu. Özellikle 1990’lı yıllarda. Burada önemli olan alım gücü. Önümüzdeki birkaç ay içinde büyük bir enflasyon dalgası bekleniyor. Burada asgari ücret bir sonuç. Geçim şartları zorlaştığı için, fiyatlar arttığı için, ekonomi iyiye gitmediği için asgari ücret yüksek oranda yükseliyor. Dolayısıyla asgari ücret ekonomik olumsuzluğa yol açan bir sebep değil, bir sonuç” dedi.

Doç. Dr. Aziz Çelik

“Zam miktarı çok daha fazla olmalıydı”

Çelik ayrıca zam miktarının daha fazla olması gerektiği görüşünde: “Asgari ücret 2021 yılına göre değil 2022 yılı için belirleniyor. Önümüzdeki yılda geçim şartları çok daha ağırlaşacak. Örneğin araştırmalara göre şu anda dört kişilik bir ailenin geçinebilmesi için 10 bin lira gibi bir gelirleri olması gerekiyor. Bu miktarın 2022 yılı içerisinde yükseleceğini öngörmek mümkün. Enflasyon bu şekilde giderse bu miktar 14-15 bin liralara çıkacak.”

“Asgari ücret, ortalama ücret haline geldi”

Türkiye’de asgari ücret ile maaş alanların oranın Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha fazla olduğunu vurgulayan Çelik, “Türkiye’de asgari ücret konusunda en temel mesele, asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesi. Asgari ücret veya yakın ücretlere çalışanlar yüzde 55 civarında. Bu nedenle biz aslında en düşük ücreti değil, ortalama ücreti konuşuyoruz. Asgari ücrete yüksek zam, diğer ücretlere düşük zam yapılıyor, böylece diğer ücretler aşağı doğru basılıyor ve genel olarak asgari ücrete bir yakınlaşma yaşanıyor. Dolayısıyla Türkiye’deki asgari ücret sisteminde bir sorun var. Asgari ücret, çok sınırlı bir kesimi ilgilendiren bir ücret olmalı. Ancak Türkiye’de bu olamıyor” diye konuştu.

“Meclis’in yetkili olduğu bir konuda beyanat verildi”

Çelik, asgari ücrete yansıyacak vergi muafiyetlerinin ise henüz yasalaşmadığının belirtti:

“Asgari ücretten damga ve gelir vergisinin kaldırılması konusu henüz net değil. Kaldırılacağı söylendi ancak kanun değişikliği henüz yapılmadı. Bunun ayrıntılarını, yasama organı olan Meclis’te nasıl şekilleneceğini henüz bilmiyoruz. Meclis’in yetkili olduğu konuda bir beyanat verildi. Herhalde gereğini yapacaklardır ancak nasıl olacağına dair bir belirsizlik var.”

Memiş Sarı

“Suyun üstüne yazılan yazı”

Alım gücünün önemini vurgulayanDİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı ise “Bize göre asgari ücrete yapılan bu zam suyun üstüne yazılan yazıdır. Zammın açıklanmasından ilk zamlı maaşların alınacağı ocak ayı sonuna kadar 45 gün var. Ancak daha bir gün geçmesine rağmen Merkez Bankası’nın faiz düşürme kararı sonrası dolar kurunun nerelere geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla mesele zam değil, alım gücü. 2021’in asgari ücretinin alım gücüyle 2022 asgari ücreti arasında yüzde 40’lık bir kayıp var” diye konuştu.

“İşten çıkarma yasağı getirilmeli”

Sarı, hükümetin, işten çıkarma yasağı getirmesi gerektiğini düşünüyor: “İşverenler ileride işten çıkarmalar yapma tehdidiyle devletten asgari ücrete destek primi isteyebilir. Ancak biz işsizliği bir sopa gibi çalışan insanların üzerinde gezdirmelerini doğru bulmuyoruz. Eğer hükümet de buna karşı bir tedbir almak istiyorsa acilen işten çıkarma yasağı getirmelidir. “

“Çoklu ve derinleşmiş yoksulluk getiriyorlar”

Asgari ücretin yaygınlaşmasının derinleşmiş bir yoksulluk getireceğini belirten Sarı, “Emeğin, sömürünün ve gıda enflasyonunun azami olduğu bir yerde asgari ücretin 4 bin 250 TL olması olmasını kabul etmiyoruz. Ayrıca asgari ücretle çalışan oranının yükselmesi ile çoklu ve derinleşmiş yoksulluğu getiriyorlar. Bunu kapitalist ülkelere sunarken de ‘Bizde ucuz emek gücü var, buyurun gelin’ diyorlar. Böyle giderse önümüzdeki süreçte bütün ücretler asgari ücret civarında olacak” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus