Hakkında siyaset yasağı istenen Selahattin Demirtaş’tan AYM’ye dilekçe – “Karara şunu yazın: Siyasi yasak getiriyoruz ama bir işe yarayacağından da emin değiliz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Edirne Cezaevi’nde beş yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’ye yönelik kapatma davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hakkında siyasi yasak istenmesine karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) dilekçe verdi. Demirtaş dilekçesinde, “Benim yüreğim her daim yoksul, emekçi halkımızın mazlum yüreğiyle birlikte atıyor. Halkımızın yüreğinin de benimle birlikte attığını biliyorum. Bana siyaset yapma zeminini sağlayan en önemli etken de budur. Şayet mahkemeniz bana siyasi yasak getirirse kararın son cümlesi olarak şunu yazmanızı arz ve talep ediyorum: ‘Siyasi yasak getiriyoruz ama bir işe yarayacağından da emin değiliz'” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’ye yönelik kapatma davasında Selahattin Demirtaş‘ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 700 kişiye siyaset yasağı getirilmesini istemişti.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AYM Başkanlığı’na dilekçe verdi.

Cezaevinde de “siyaset” yapmaya devam ettiğini dile getiren Demirtaş, “Siyaset yapmak için altın varaklı koltuklara ve saraylara gerek yoktur. Önemli olan nerede olduğunuz değil, yüreğinizin nerede ve kimler için attığıdır. Benim yüreğim her daim yoksul, emekçi halkımızın mazlum yüreğiyle birlikte atıyor. Halkımızın yüreğinin de benimle birlikte attığını biliyorum. Bana siyaset yapma zeminini sağlayan en önemli etken de budur. Şayet, mahkemeniz bana siyasi yasak getirirse kararın son cümlesi olarak şunu yazmanızı arz ve talep ediyorum: ‘Siyasi yasak getiriyoruz ama bir işe yarayacağından da emin değiliz'” dedi.

Demirtaş’ın dilekçesinin tam metni şöyle:

“Sayın Başkan, değerli üyeler,

İddianameye karşı kapsamlı hukuki savunmayı avukatlarım mahkemenize sunacaklar. Ben sadece, birkaç cümleyle düşüncelerimi arz etmek istiyorum.

“Kürt-Zaza”, “Müslüman”, “başı kapalı”, “yoksul” bir “kadın” doğurdu beni.

Anamın bütün kimlikleri bu coğrafyada sorun olarak görüldüğünden, ben de benzerlerim gibi doğuştan ve mecburen siyasetçiyim.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı siyaseti koltuk, makam, mevki ve parti üyeliğinden ibaret sanıyor olsa gerek ki, bana siyaseti yasaklayabileceğini iddia ediyor.

Beş yıldan fazla süredir siyasi rehine olarak tutulduğum yüksek güvenlikli bir cezaevi hücresinde, beyaz bir plastik sandalyeden başka koltuğum da makamım da olmadı.

Ancak yine de dışarıdayken ne kadar siyasetçiysem içeride de o kadar siyasetçi olduğumu rahatlıkla belirtebilirim.

Siyaset yapmak için altın varaklı koltuklara ve saraylara gerek yoktur.

Önemli olan nerede olduğunuz değil, yüreğinizin nerede ve kimler için attığıdır.

Benim yüreğim her daim yoksul, emekçi halkımızın mazlum yüreğiyle birlikte atıyor.

Halkımızın yüreğinin de benimle birlikte attığını biliyorum.

Bana siyaset yapma zeminini sağlayan en önemli etken de budur.

Şayet Mahkemeniz bana siyasi yasak getirirse kararın son cümlesi olarak şunu yazmanızı arz ve talep ediyorum:

“Siyasi yasak getiriyoruz ama bir işe yarayacağından da emin değiliz.”

Kararınızın Türkiye toplumu ve ortak geleceğimiz açısından katkı sağlayıcı nitelikte, tarih önünde ve halkın huzurunda gururla savunacağınız şekilde olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus