Rawest ve Diyarbakır Barosu’ndan “İnsan hakları algısı” araştırması: Yasalarla korunduğuna inanmayanların oranı yüzde 75

Rawest Araştırma Merkezi’nin Diyarbakır Barosu ile birlikte yaptığı, “Diyarbakır’da İnsan Hakları Algısı Araştırması”nın sonuçları açıklandı. Bin kişi ile yüz yüze yapılan araştırmaya katılanların yüzde 75’i yasalar tarafından korunduğuna dair güven hissetmediğini, katılımcıların yüzde 62’si Türkiye’de ifade özgürlüğünün olmadığını belirtti. Araştırmaya katılanların büyük kısmı en az güvenilir kurumlar olarak yargı, cumhurbaşkanı ve TBMM’yi işaret etti.

Rawest Araştırma Merkezi, Diyarbakır Barosu ile birlikte Diyarbakır’da insan hakları algısını ölçmek için bin kişiyle yüz yüze görüşmeler yaptı. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 47’si insan hakları konusunda Türkiye’nin geleceği için karamsar olduğunu söylerken, yüzde 46’sı ise iyimser olduğunu belirtti.

Araştırmanın bazı sonuçları şöyle:

-Katılımcıların cinsiyeti ve yaşı, insan hakları konusunda Türkiye’nin geleceği için düşüncelerinde bariz bir etki oluşturmazken, oy tercihleri çarpıcı şekilde düşüncelerine etki ediyor.
-Katılımcıların yüzde 85’i Türkiye’de insan hakları ihlali olduğunu düşünüyor. Bu oranın yüzde 71’i “sık insan hakları ihlali” olduğunu, yüzde 14’ü ise “insan haklarının bazen ihlal edildiğini” belirtiyor.

-İnsan hakları ihlalleri ile ilgili katılımcıların düşünceleri siyasi parti oy tercihlerini doğrudan etkiliyor. Örneğin, “Türkiye’de insan hakları ihlal edilmiyor” diyenlerin çok büyük çoğunluğu AKP seçmeni.
-Hak ihlalleri ile katılımcıların siyasi parti oy tercihleri birlikte değerlendirildiğinde, hak ihlallerinin Kürt meselesiyle ciddi şekilde bağı bulunduğu ve bağın siyasi parti oy tercihlerini şekillendirdiği görülüyor.

Türkiye’de ifade özgürlüğü olmadığını düşünenlerin oranı yüzde 62

-Katılımcıların yüzde 75’i yasalar tarafından korunduğuna dair güven hissetmediğini belirtti.
-Katılımcıların yüzde 62’si “Türkiye’de ifade özgürlüğünün olmadığını”, yüzde 26’sı “kısmen” yüzde 6’sı ise “tamamen ifade özgürlük olduğunu” söyledi.
-Katılımcıların siyasi parti oy tercihleri Türkiye’deki ifade özgürlüğü hakkındaki düşüncelerini de doğrudan etkiliyor.
-Davaların uzun süre sonuçlanmaması insan hakları ihlali olarak gören katılımcıların oranı yüzde 81.
“İnsanlar istediği konuda barışçıl protesto ve yürüyüş düzenleyebilirler” önermesine “kesinlikle katılıyorum” diyen katılımcı oranı yüzde 26, “katılıyorum” diyen katılımcı oranı yüzde 37.

Katılımcılara göre hakları en çok ihlal edilen gruplar: “Kadınlar”, “Kürtler” ve “çocuklar”

-Katılımcıların yüzde 73’ü Türkiye’deki adalet sistemine düşük ölçekte güveniyor. Katılımcıların yüzde 9’unun Türkiye’deki adalet sistemine güveni “orta”, yüzde 7’sinin ise “yüksek”.
-Katılımcılara “Sizce Türkiye’de hakları en çok ihlal edilen grup hangileridir?” sorusu yöneltildiğinde ilk üç sırayı sırada “kadınlar”, “Kürtler” ve “çocuklar” yer alıyor.
-Kadın katılımcıların “Türkiye’de hakları en çok ihlal eden grup hangileridir?” sorusuna Kürt kimliğinden önce kadın kimliğini öne çıkardığı, erkeklerin ise Kürt kimliğini tercih ettiği gözlemlendi.

Katılımcılara göre en çok hak ihlali oluşturan aktörler: “Devlet”, “erkekler” ve “yargı/mahkemeler”

-Katılımcılara göre en çok hak ihlali oluşturan aktörler sırasıyla “devlet”, “erkekler” ve “yargı/mahkemeler”
En az güvenilir kurumlar, “mahkemeler”, “cumhurbaşkanı” ve “TBMM”.
– Katılımcılar en çok “STK’ları”, “baroları” ve “Birleşmiş Milletler”i güvenilir görüyor.
-Kurumlara duyulan güvenirlik katılımcıların siyasi parti oy tercihlerine göre bariz şekilde değişiklik gösteriyor.
-Katılımcılar insan hakları ile sırasıyla “adaleti”, “özgürlüğü” ve “yaşamı” eşleştiriyor.

Kayyumlara karşı oranların yüzde 54

“Gerektiğinde belediye ve üniversitelere kayyum atanabilir” önermesine katılımcıların yüzde 30’u “kesinlikle katılmadığını”, yüzde 24’ü “katılmadığını” söylüyor. Diğer taraftan yüzde 6’sı “kesinlikle katıldığını”, yüzde 18’i “katıldığını” belirtiyor.
“Anadilde eğitim ve hizmet alamamak insan hakları ihlalidir” önermesine katılımcıların yüzde 37’si “katıldığı”, yüzde 30,5’i “kesinlikle katıldığı” yanıtını veriyor.

“Kamu personeli alımında güvenlik soruşturması hak ihlalidir” önermesine katılımcıların yüzde 23’ü “kesinlikle katıldığını”, yüzde 32,5’i ise “katıldığını” belirtti.
-Her üç katılımcıdan ikisi koronavirüs aşısı olmamayı insan hakları ihlali olarak değerlendiriyor.
“Andımızı okumak zorunda olmak insan hakları ihlalidir” önermesine katılımcıların yüzde 81’i katılıyor.
-Katılımcıların yüzde 70’i “Kürdistan” diyen bir kişinin bunu dediği için tutuklanmasını hak ihlali olarak görmekteyken yüzde 20’si ise “fikrim yok” yanıtını veriyor.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus