Ukrayna’da siviller ateş altında: “Gidecek ve dönecek bir yer yok”

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları devam ediyor. Ukrayna’nın Volnovakha kasabası sivillerin evlerini hedef alan hava bombardımanları sonucunda neredeyse yok edildi. Vatandaşlar, binaların yaklaşık yüzde 90’ının hasar gördüğünü ve enkaz haline geldiğini söylüyor.

Ukrayna’nın bazı bölgelerinde binlerce insan hâlâ bodrumlarda, ısı ve elektrik olmadan yaşamaya çalışıyor, yiyecek ve su kaynakları günden güne azalıyor. Ekonomist ve üç çocuk annesi 38 yaşındaki Marina, ateş altında geçen bir haftasını ve bölgeden kaçış hikayesini The Guardian’a anlattı:

“Hayatım, ülkemde yaşanan bu olayların öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrıldı.”

Marina, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’daki bazı bölgeleri “kurtarmak” için askeri bir operasyon düzenleyeceğine yönelik iddialara önce inanmadıklarını söylüyor: “Modern dünyada bunun mümkün olduğunu düşünmedik ve bu yüzden yaşadığımız yerde kalmaya karar verdik. Böyle bir durum ile karşılaşacağımızı bir an olsun hayal etseydik, bombardımanın başladığı ilk anda kaçma riskini göze alırdık. Beş, altı ve 13 yaşlarındaki çocuklarımız, şimdi ömür boyu sürecek psikolojik bir travma geçirecek.”

Marina saldırıların başladığı anı ise şu cümlelerle anlatıyor:

“24 Şubat’ta bomba sesleriyle uyandık. O an ne yapacağımızı bilemedik ama bodrumumuzu hazırlamaya, yiyecek ve su stoklamaya karar verdik. Kardeşim ailesiyle birlikte geldi, 12 kişiydik.”

Marina ve ailesi, saldırılar hız kazanınca ve evlerinin yakınlarındaki bölgelere mermiler isabet etmeye başlayınca daha güvenli bir yere taşınmış. Şimdi belediye binasının yarı bodrum katında 37 kişi ile birlikte kalıyorlar:

“Bulunduğumuz yerde doğalgaz mevcuttu fakat erzak toplamak için yakınlarımızdaki evlere gitmek dahi imkansızdı. Arabamız olmasına rağmen ayrılmak için bir dakika bile fırsatımız olmadı.”

En sonunda askerlerin bodrum katında kendilerini bulduğunu, yiyecek ve içeceklerini paylaştıklarını ve yetkililere tahliye edilmesi gereken sivillerin olduğu bilgisini ileteceklerini söylediklerini belirten Marina, en büyük sorunlarının ise iletişimsizlik olduğunu söylüyor:

“Üç dört gün sonra askerler yeniden geldiler. Tahliye için beş dakikamız olduğunu söylediler. Burada bulunan bazı kişiler paniklemeye başladı ve ‘Putin’in kendilerini öldüreceğini’ söyledi. Bizi zırhlı bir araca bindirdiler ve bu cehennemden böyle kurtulduk.”

“Aile fotoğraflarımız bile artık yok”

Yetkililerin kendilerini Volnovakha yakınlarındaki bir köye bıraktığını söyleyen Marina ve ailesinin akıbeti belirsizliğini koruyor:

“Şimdi ne gidecek ne de dönecek bir yerimiz var. Bundan sonra ne yapacağız bilmiyorum. Çaresiziz. Kendimizi geçindirecek ya da seyahat edecek paramız yok. Hayatımıza yeniden başlayacağımız bir yer de bulamayız. Birkaç kağıt parçasından ve telefonumuzda olanlardan başka bir şeyimiz yok. Bilgisayarımıza kaydettiğimiz aile fotoğraflarımız bile artık yok.”

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş