Koronavirüs salgınında haftalık vaka sayısı yüzde 50 arttı, uzmanlar Medyascope’a değerlendirdi: “Kalabalık alanlarda ve toplu taşımada maske kullanımına mutlaka devam edilmeli”

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı haftalık koronavirüs verilerine göre, 13-19 Haziran’da 10 bin 954 yeni vaka tespit edildi, 19 kişi hayatını kaybetti. Haziranın ilk yarısında 7 bin 500 civarında seyreden haftalık vaka sayısı, bu hafta yaklaşık yüzde 50 arttı. Vaka sayılarının üç gün arka arkaya 1000’in altında seyretmesinin ardından, 29 Mayıs’ta hastaneler hariç bütün açık ve kapalı alanlarda maske zorunluluğuna son verilmişti. Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz ve Prof. Dr. Alpay Azap, artan vaka sayılarını ve salgının seyrini Medyascope’a değerlendirdi.

Doç. Dr. Yavuz: “Tespit edilen vaka sayıları gerçek vakaların bir kısmı”

Maske yasağının kaldırılmasıyla birlikte koronavirüs vaka sayıları yeniden yükselmeye başladı. Haziran ayının ilk haftasında 7 bin 500 civarında seyreden vaka sayısı 13-19 Haziran’da yaklaşık yüzde 50 artarak 10 bin 954’e yükseldi.

Medyascope’a konuşan Hacettepe Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayımladığı haftalık rapora göre salgının ocak ayından itibaren bir azalma eğiliminde olduğunu ancak bu rakamların ihtiyatlı yorumlanması gerektiğini vurguladı.

Ülkelerin stratejilerini değiştirdiğine dikkat çeken Yavuz, “Dünya genelinde de test sayılarının azaldığını, bazı ülkelerin bu kapasitelerini azalttıklarını görüyoruz. Bu nedenle de tespit edilen vakalar gerçek vakaların az bir kısmını oluşturuyor muhtemelen” diye konuştu.

Toplum içinde virüsün ne kadar yayıldığını bilmediklerini söyleyen Yavuz, bu durumda maskenin hâlâ önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Işık, “Türkiye’de neredeyse bütün kısıtlamalar serbestleştirildi. Toplu taşımada ya da kalabalık, kapalı yerlerde maske artık zorunlu değil ve insanlar da ‘Bu iş bitti artık, tamam salgın bitti’ diye algılıyor. Ancak resmi rakamlar bile 7 bin 500’lerden bir hafta içerisinde 10 binlere çıktı ki bu 13-19 Haziran haftası. Yani 20-26 Haziran haftasında ne olacağını bilmiyoruz. Henüz o da açıklanmadı” dedi.

“Türkiye izlemeyi bıraktı mı, bilmiyoruz”

Turizm hareketliliğinin ve düğünlerin etkisiyle yaz döneminde de vaka sayılarının artabileceğini söyleyen Yavuz, şöyle devam etti:

“Sonbahara ilişkin bizim ülkemiz için konuşacak olursak; Omicron’un alt varyantları Türkiye’de ne kadar etkisini gösterecek kestirmek zor ama sonbaharla birlikte kapalı mekanları daha fazla kullanacak olmamız bazı riskleri de beraberinde getiriyor olabilir. Önümüzdeki ayların, önümüzdeki dönemin nasıl seyredeceğini, dünyada da, Türkiye’de de bekleyip görmek gerekir ama bu ihtiyatlı olmamak için bir sebep değildir. İhtiyatlı olmak, mümkün olduğunca salgını kontrol altında tutmaya çalışarak ilerlemek ve sonbahara bu şekilde girmek önemli. Bir şey söylemek için erken ama ihtiyatlı olmak için geç değil.”

Aşının çok önemsenmediği bir salgın döneminden geçildiğini söyleyen Yavuz, bu sürecin salgın açısından riskli olduğunu dile getirerek dünyada salgının henüz bitmediğini vurguladı. Türkiye’nin varyant izlemeyi de bırakmış gibi göründüğünü belirten Yavuz, “Varyantların türlerini incelediğimiz bazı veri tabanları var. Türkiye en son 16-30 Mayıs tarihleri arasında veri veriyor. Türkiye veri paylaşmıyor artık. Yoksa tamamen varyant izlemini bıraktı mı, bunu da bilmiyoruz” diye konuştu.

Prof. Dr. Ertuğrul: “Pandemi bitmedi”

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul da “Şimdi biz pandemi bitmiş gibi davranıyor olabiliriz veya sağlık otoritesi öyle davranıyor olabilir ama bir kere öyle bir şey söz konusu değil” dedi. Almanya’da dün (28 Haziran) 175 can kaybı olduğunu belirten Ertuğrul, İngiltere’de de vaka sayılarında artış olduğuna dikkat çekti.

Prof. Ertuğrul, Türkiye de dahil olmak üzere, Avrupa’da, Kuzey Amerika’da koronavirüsün pandemik bir hastalık, bireysel bir sağlık sorunu gibi görüldüğünü belirtti. Genç ve sağlıklı bireylerde koronavirüsün ölüm oranının çok düştüğünü ancak bunun risk grubu için geçerli olmadığını vurgulayan Ertuğrul, “Risk grubu için alt varyantlar da dahil olmak üzere tüm varyantlar için ölüm oranı yüksek. İnsanlar ‘Bana nasıl olsa bir şey olmuyor. Nasıl olsa hafif geçireceğim’ diyerek koronavirüsü geçirebilme riskini artırıyor. Sizin bulaştırdığınız o risk grubundaki insanlar ne olacak? Onları kim düşünecek? İşte onları aslında sağlık otoritesinin düşünmesi gerekiyor. Çünkü bireyler düşünmüyorlar. Ama şu anda sağlık otoritesi de tamamen bırakmış durumda bu işi” diye konuştu.

“TÜİK ölüm oranlarını iki yıldır neden açıklamıyor?”

Aşılama, maske ve test olmadan virüsle mücadelenin mümkün olmadığına dikkat çeken Ertuğrul, “Pandemide böyle davranamazsınız ki. Ama bakıyorsunuz ülkelerin büyük bir kısmı böyle davranıyor” dedi,

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) iki yıldır ölüm sayılarını açıklamadığına değinen Ertuğrul, “Neden açıklamazsınız? E, çünkü o zaman şu görülecek. Nedeni belli olmadan bir grup insan da ölmüş gözükecek. Onlar aslında Kovid-19’dan öldüler. Yani resmi 100 bin civarında insan yaşamını yitirmiş gibi gözüküyor ama aslında resmi sayıların gerçek olmadığını bize açıklayamıyorlar” diye ekledi.

“Uğur Şahin aşının patent hakkını açmayarak hata yaptı”

Aşı konusunda büyük bir hata yapıldığını söyleyen Ertuğrul, “Uğur Şahin çok başarılı bir bilim insanıdır. Aşıyı bulmuştur ama ben şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Uğur Şahin büyük bir hata yapmıştır. Bulduğu aşının patent hakkını uluslararası anlamda açmamaktan kaynaklı bir hata yapmıştır. Yani bugün Avrupa’da çöpe atılan aşı miktarı Afrika’ya bağış olarak gönderilen aşı miktarından daha fazla” dedi.

Prof. Dr. Azap: “Teste gönderdiğimiz kişilerin Kovid çıkma oranı yüzde 25-30’a kadar çıktı”

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap ise konuyla ilişkin olarak BA.4 ve BA.5 varyantlarının çok daha bulaşıcı olduğunu söyledi. Azap, “Onun kadar bulaşıcı yeni alt varyantlar Amerika’da Kuzey Avrupa’da İngiltere’de artışa başlamıştı. Bize de geldi. Zaten biz çevremizden gözleme şansı buluyoruz. Solunum yolu enfeksiyonu belirtileri olan kişi sayısında çok hızlı bir artış var ve test için gönderdiklerimizde de test pozitiflikleri yani teste gönderdiğimiz kişilerin Kovid çıkma oranı yüzde 25-30’a kadar çıktı” bilgisini paylaştı.

“Kalabalık alanlar ve toplu taşımada maske kullanımına devam edilmeli”

Artan vaka sayıları nedeniyle kapalı alanlarda maske takmanın önemli hale geldiğini ve maske takmak için sonbaharın beklenmemesi gerektiğini belirten Azap, “Özellikle uzun süre insanların bir arada zaman geçirdiği toplu taşıma araçları ve kalabalık bir şekilde bir arada bulunulan sinema, tiyatro gibi alanlarda maske kullanımına mutlaka devam etmek gerekir” dedi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus