Dolar ile euro eşitlendi, Türkiye’ye etkilerini Doç. Dr. Hakkı Öztürk anlattı: “Doların güçlenmesi, brüt dış borç stoku açısından olumsuz”

Dolar ile euro eşitlendi. Bu durum Türkiye için ne anlama geliyor, Türkiye’nin yararına mı, bozuk ekonomik dengeleri olumsuz mu etkileyecek? Bütün bu soruları, Türkiye’nin borç stokunun yapısını ve sermaye çıkışlarını Doç. Dr. Hakkı Öztürk Medyascope‘a değerlendirdi. Öztürk, “Fed’in faiz artırımlarının etkisiyle, euro ve diğer para birimleri karşısında doların değer kazanması, Türkiye ekonomisi için kötü sonuçlar doğuruyordedi.

ABD’de Haziran 2022 için yıllık yüzde 9,1 olarak açıklanan enflasyonun, son 40 yılın en yüksek seviyesine yükselmesi karşısında Fed (Federal Reserve – ABD Merkez Bankası), 2022’de art arda üç toplantı ile, 150 baz puan faiz artırdı. 27 Temmuz’da yapılacak toplantı ile faizi, 75 veya 100 baz puan daha artırması beklenen Fed’in de etkisiyle dolar, son 20 yılın en yüksek değerine ulaştı ve euro ile dolar paritesi eşitlendi. 

İki para biriminin değerinin eşitlenmesinin Türkiye ekonomisine etkilerini Medyascope için değerlendiren Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakkı Öztürk, “Türkiye’nin borç stokunda ve ithalatında dolar, döviz gelirlerinde ise euro egemenliği var. Dış finansman ihtiyacı ve döviz gereksinimi çok yüksekken, dışardan kısa vadeli yatırım ile sıcak para bile çekemiyoruz” dedi.

“Brüt dış borç stoku 451 milyar dolar, yüzde 60’ı dolar cinsinden”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığına göre, Türkiye’nin brüt dış borç stokunun 451 milyar dolar olduğunu, bunun yüzde 47’sinin Merkez Bankası (MB) ve kamuya, yüzde 53’ü ise özel sektöre ait olduğunu aktaran Öztürk, “Dolara çevrilerek ifade edilen bu borcun içinde euro veya diğer para birimleri de var ama borcun yaklaşık yüzde 60’ı dolar cinsinden. Bu nedenle doların güçlenmesi, Türkiye’nin brüt dış borç stoku açısından olumsuz” diye konuştu. 

Euro/dolar paritesinin 1’in aşağısına da inebileceğini ve bunun Türkiye için daha kötü bir tablo ortaya çıkarabileceğini belirten Öztürk, bu durumun olumsuz etkilerini şöyle açıkladı:

Türkiye’nin ihracatında, dolar ve euronun ağırlığı hemen hemen eşit ama ithalatta dolar egemenliği var. İthalatın büyük çoğunluğu dolar ödeyerek yapıldığı için, doların euroya karşı değer kazanması veya euro/dolar paritesinin gerilemesi, Türkiye’nin ödemeler dengesini olumsuz etkiliyor.

“CDS primi 875 baz puan, borçlanma maliyeti çok yüksek”

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku ve cari açık için dış finansman ihtiyacı olduğunu vurgulayan Öztürk, bir yıl içinde ödenmesi, ödenmediği durumda yenilenmesi (çevrilmesi) gereken kısa vadeli dış borç stokunun 182 milyar dolar olduğuna dikkat çekti. 2022’nin ilk beş ayında 28,1 milyar dolar olan cari açığın, yıl sonunda en az 40-45 milyar dolar seviyesine geleceğini vurgulayan Öztürk şöyle konuştu:

Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı en az 222 milyar dolar, Türkiye’nin bu borcu çevirmesi gerekiyor. Şirketler borcu ya ödeyecekler, ya da çevirecekler. Bugün itibariyle CDS risk primleri 875 baz puan olmuş, dolar faizi yükseliyor ve Fed bundan sonra da faizleri yükseltmeye devam edecek. Türkiye’de kamu veya özel sektör, dolar faizinin üzerine risk primlerinin eklenmesiyle borçlanıyor. Döviz gereksiniminin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda, borçları çevirmenin zor olacağı çok açık. Borçların çevrilebileceği kanaatindeyim ama maliyeti çok yüksek olacak.

“Altı ayda sermaye çıkışı 13,4 milyar dolar”

Öztürk, ocak-mayıs aylarında 28,1 milyar dolar olan cari açığın, net hata noksan ve MB’nin rezerv azalışı ile finanse edildiğine dikkat çekti ve ocak-mayıs ayları ödemeler dengesine göre, yatırımcıların, yatırım araçlarının değerini gösteren portföy çıkışının 9,8 milyar doları bulduğunu belirtti. Yabancı yatırımcıların Türkiye’de uygulanan makro politikalara inanmadığını ve bu nedenle Türkiye’nin risk primlerinin yüksek olduğunu belirten Öztürk, sermaye çıkışları hakkında şunları söyledi:

Gayrimenkul alımı hariç, FDI (Foreign Direct Investment – Doğrudan yabancı yatırım) ile uzun vadeli yatırımcı zaten gelmiyor ama kısa vadeli yatırım ile sıcak para da gelmiyor. Bu yılın başından beri, altı ayda yabancılar, hissede 3,4 milyar dolar, devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) 1,7 milyar dolar ve swap kanalı ile de 8,3 milyar dolar çıkış yapmış. Toplam çıkış miktarı yaklaşık 13,4 milyar dolar olmuş.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus