Hêja Netirk Kürtçe albümü Pistepistek Bilind ile karşımızda: “Türkçe şarkı yazmanın politik olarak yanlış olduğunu düşünüyorum”

Hêja Netirk, Pistepistek Bilind albümüyle 2 Ağustos’ta müzikseverlerle buluştu. Dengbêjlik kültüründen beslenen ve şarkılarında bugüne dair hikayeler anlatmayı tercih eden Netirk, albümündeki her şarkıda dinleyicinin karşısına farklı ruh halleriyle çıkıyor. Netirk’le yeni albümünü, Kürtçe şarkı söylemeyi ve şarkı sözü yazarlığını konuştuk. 

Hêja Netirk, ilk maxi single‘ı Stranên Neşuştî’den sonra Pistepistek Bilind albümünü dinleyicinin beğenisine sundu. Hêja, sekiz parçanın yer aldığı albüm için Roşeng Rojbîr, Gulîzer ve Şokrî Şahbaz û Şêrko Bêkes’in şiirlerini besteledi. Albümde söz ve müziği Hêja’ya ait üç şarkı bulunuyor. Hêja, albümde bireysel olanın peşinde olsa da kendinden bahsederken kolektif olanın içinden konuşuyor ve hikayelerini herkesle ortak paydada buluşturuyor.

Kürtçe ve Türkçe ile büyüyen Hêja’nın hayatının bazı dönemlerinde Türkçesi, Kürtçesinden daha iyiydi.  Kürtçeyi unutmamak için mücadele etmek zorunda kaldığını söyleyen Hêja, Kürtçesini güncel tutmak için yaptıklarını şöyle anlatıyor:

Üniversitede Kürt edebiyatı komisyonunda dört yıl boyunca çalıştım. İstanbul Kürt Enstitüsü’nde advance Kürtçe kursu aldım. Çok okudum. Kürtçe yapılan her şeyi takip ettim ve şu an Kürtçem Türkçemden daha iyi diyebilirim. Aynı zamanda Kürtçe tercümanlık yapıyorum. Bildiğim diğer üç dilden Kürtçeye çeviri yapabiliyorum. En son Samuel Beckett’in Waiting for Godot (Godot’yu Beklerken) isimli oyunu benim Kürtçe çevirimle Avesta Yayınevi tarafından basıldı: Li benda Godot.”

Üç şarkı ve birkaç tişört

2020 yılında Almanya’ya iltica eden Hêja, o günleri, Sürgüne gelirken bavulumda üç şarkı ve birkaç tişört getirdim. Havadayım. Ne yapacağımı bilmiyorum. Columbia Üniversitesi’nde edebiyat okuma planlarım vardı. Önce hapis sonra, yurtdışına çıkış yasağı, sonra ceza, sonra kaçış, sonra mülteci pozisyonuna yuvarlanış. Bursumu kaybettim. İlk sene çok zordu” diyerek anıyor. Sonra yavaş yavaş Almanya’da çevre edinmeye, insanları tanımaya başladığını söyleyen Hêja dil öğrenip sanat fonlarından projelerine nasıl destek alabileceğini keşfetmiş. Albümünün Almanya’daki federal müzik fonu Initiative Musik’in finansal desteğiyle yapıldığını belirten Hêja, “Albüm dinleyicilere ne anlatıyor?” soruma şu yanıtı veriyor: 

Albüm şarkılarla hikaye anlatıcılığı yapıyor diyebiliriz. Örneğin Masiyê Biçûk / Küçük Balık isimli parçada, güzel bir hayat uğruna okyanusta kaybolan küçük bir balığın hikayesini anlatıyorum. Bu şarkı İranlı yazar Samed Behrengi’ye atıfta bulunuyor. Gene albüme ismini veren Pistepistek Bilind isimli parçada bir film gibi küçük boyacı Hemo’nun hikayesini görüyoruz. Sobe isimli parçada Hasankeyf’te bir nehir kenarında oturmuş aşk ve öfkeyle kaybolan ülkesine bakan bir çift gözün ağzı oluyor şarkı. Xwelî isimli şarkı da bir kadının kırılmış gururunu saramayışını dinliyoruz.”

“Modern toplumda beddua büyüsünü kaybetti”

Sevgilisinden ayrıldıktan sonra alkol ve sigara kullanmaya başlayan ve karaciğeri iflas etmek üzere olan bir kadının hikayesini konu alan “Halê me” şarkısında geleneksel Kürtçe şarkılarda sıklıkla karşılaştığımız gibi beddualar yer alıyor.

Hêja şarkılarının geleneksel Kürtçe şarkılardan beslenip beslenmediğini “İçinde Kürtçe bedduaların geçtiği bir şarkı yapmak istiyordum. Beddua girince işin içine şarkı müzikal olarak direk gelenekselleşti. Çünkü modern toplumda beddua büyüsünü kaybetti. Esprili bir dille ve dünyanın en şirin seslenişiyle: ‘Sana da senin 100 babana da lanet olsun’ diyorum şarkının sonunda” sözleriyle açıklıyor.

Kürtçe şarkı denince akla kılamlar ve ağıtlar geliyor. Hêja’nın şarkılarında hem kılam ve dengbejlerden beslenen bir yan hem de yeni bir şeyler var. Hêja da kendi tarzını şöyle anlatıyor:

Modern ve modernite çok geniş kavramlar. Üstelik birçok farklı modernizm var. Ben onlardan hangisini yaşıyorum o uzun hikaye ama geleneksel müzik yapmadığım kesin. Geleneksel şarkılar da söylüyorum ortam oluşursa ama henüz profesyonel bir şekilde geleneksel şarkı kaydetmedim diyebilirim.”

“Türkçe şarkı yazmanın politik olarak yanlış olduğunu düşünüyorum”

Şarkılarını Kürtçe, İngilizce, İspanyolca ve Almanca yazan Hêja, “Türkçe şarkılardan sevdiğim şarkıları söylüyorum bazen. Ama Türkçe şarkı yazmıyorum. Çünkü gerek yok. Gerek yoku geçtim, asimilasyonun had safhada olduğu bir dönemde Türkçe şarkı yazmanın politik olarak da yanlış olduğunu düşünüyorum” diyor.

Dinleyiciden çok güzel geri dönüşler aldığını dile getiren Hêja, “Benim yaptığım müziği bekleyen bir kesim var onları bulmaya, onlara ulaşmaya çalışıyorum. Ve biz azınlıktayız. Kürtçenin popüler müziği geleneksel olandır. Yenilikçiler benim müziğimi seviyor. Ben de onları seviyorum” diye ekliyor. 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus