KKM cazibesini yitiriyor mu? | Ekonomist Atilla Yeşilada: “Parasının değerini mevduatta koruyamayan vatandaş başka araçlara yönelir”

Merkez Bankası’nın faiz düşürmesi ve dolar kurunun belli bir seviyede kalmasıyla kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarının alacağı kur farkı önemli ölçüde azaldı. KKM hesaplarının hızlı kur artışı dönemlerindeki kadar avantajlı olmamasını Medyascope için değerlendiren ekonomist Atilla Yeşilada, “Faiz indirmek liralaşmanın baş düşmanıdır. Parasının değerini mevduatta koruyamayan vatandaş başka araçlara yönelir” dedi. 

Merkez Bankası (MB) 20 Ekim’de bu yılın üçüncü indirimi ile politika faizini yüzde 10,5’e düşürdü. Faiz düşerken kurun artmaması, KKM’nin cazibesini kaybedeceği yorumlarını da beraberinde getirdi. 

KKM’nin getirisi ne kadar? 

KKM hesapları en az üç ay vadeli olarak açılabiliyor. Bankalar, KKM hesap sahiplerine MB’nin politika faizinin en fazla üç puan üzerinde faiz verebiliyor. Mevcut durumda, bankaların KKM için verebileceği en yüksek faiz oranı yıllık yüzde 13,5 ancak daha düşük faiz de verebilir. Bu durumda, faizin yüzde 14’te sabit tutulduğu ocak-temmuz aylarında, üç aylık vade dönemi için yüzde 4,25 olan faiz geliri, politika faizinin yüzde 10,5’e düşürülmesiyle yüzde 3,375’e geriledi.

Doların 17,8 TL ve MB faizinin yüzde 14 olduğu 25 Temmuz 2022’de KKM sistemine giren bir kişi, bugün sistemden çıktığında bankadan yüzde 4,25 faiz ve kur farkı alacaktı. Geçen üç ayda dolar 18,6 TL’ye yükseldi. Buna göre, sisteme 100 bin TL ile girilirse, üç ayın sonunda 104 bin 494 TL ile çıkmak mümkün. 4 bin 494 TL’lik farkın, 4 bin 250 TL’si banka faizinin ve yalnızca 244 TL’si kur farkının getirisi oluyor. Bugün açılan bir KKM hesabının kur farkı getirisi sağlaması için, dolar kurunun 19,2 TL’yi geçmesi gerekiyor.

KKM’ye yapılan ödemeler

KKM hesap sahiplerinin vadesi dolup sistemden çıkmak istediğinde, alacakları kur farkı ödemesinin, bankanın verdiği faizin üstünde kalan kısmı Hazine veya MB tarafından ödeniyor. Marttan eylüle kadar KKM için Hazine’den 84,9 milyar TL ödendiği açıklandı. MB’nin yaptığı ödemeler açıklanmıyor ancak 120 milyar TL’nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

KKM dolarizasyonu engelledi mi?

“Liralaşma stratejisi” ile birlikte anılan KKM hesapları, toplam mevduatların yüzde 17,4’üne ulaştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, KKM ilan edilmeden önce toplam mevduatların yüzde 69’u yabancı para mevduatlarından oluşuyordu. 14 Ekim itibarıyla mevduatların yüzde 53’ü yabancı para mevduatlarından oluşuyor. Aralık 2021’den bugüne yerli para mevduatlarının payı yüzde 31’den yüzde 29’a geriledi. KKM ve yabancı para mevduatlarıyla, mevduatlar içindeki dolarizasyon oranı ise yüzde 71’e yükseldi.

“Vatandaşın KKM’de ya da düz mevduatta kalması arasında faiz farkı kalmadı”

KKM’nin getirisinin azalması ve mevduat sahiplerinin bankaların verdiği faiz dışında, kur farkı kazanamamasını, ekonomist Atilla Yeşilada Medyascope için yorumladı. Yeşilada, şunları söyledi: 

Mevduat tutanlar, servetini enflasyona karşı korumak ister. Türkiye’de bu olmuyor çünkü hükümetin, faiz düşürüp enflasyonla mücadele politikası var. Bu tam anlamıyla cehalet. Böyle bir şey olmaz ama buna gönül koymuşlar, yapacaklar. Onlar da bu işin yürümeyeceğini anladıkları ve vatandaşın TL’den kaçmaması için dövize endeksli ya da döviz sigortalı mevduat programını çıkarttılar.” 

Doların değerinin baskılandığını ve piyasada doğal değerini bulmasının engellendiğini belirten Yeşilada, “Vatandaşın KKM’de ya da düz mevduatta kalması arasındaki faiz farkı hemen hemen sıfıra indi. Dolar yerine geçebilecek TL ve aynı getiriyle TL teklif edilirse, vatandaş neden TL’de kalsın ki” diye konuştu. KKM’de kalmanın hükümetin politika değişikliği, ödemeyi alamama gibi riskleri olduğunu söyleyen Yeşilada, varlıkların dövizde, altında veya aşka araçlarda tutulabileceğine dikkat çekerek, “Hükümetin bunu kavradığını pek zannetmiyorum” dedi.

“Bırakın TL değer kaybetsin”

Dolar, temmuz ayında 17 TL’yi geçerek, Aralık 2021’de gördüğü tarihi zirvesine yaklaşırken Medyascope’a konuşan Yeşilada, Kur artışı, KKM hesapları terk edilmesin diye, hesap sahiplerine ekstra faiz hediye etmek için olabilir demişti. Eski açıklamasına atıfla Yeşilada, “Hiç olmazsa bu KKM’leri TL’ye göre biraz daha cazip hale getirmek için, doları bu kadar sıkı baskı altına almayın diye önermiştim temmuzda. Bırakın, TL dolara karşı her ay yüzde 1-1,5 değer kaybetsin. Enflasyon yükselirken, bir yandan dolar kurunun enflasyonla başa baş gitmesine mani oluyorsunuz” diye konuştu. 

“İhracatçının kâr marjı daralıyor”

Dolar kurundaki artışın önlenmeye çalışılmasını eleştiren Yeşilada, “Türkiye ihracat yapıyor. İhracat yapan kişinin maliyeti üretici fiyat endeksi (ÜFE), o maliyet son bir yılda yüzde 150 artmış. Satış maliyeti de dolar diyelim, kâr marjını o belirliyor. TL /dolar son bir yılda yüzde 60 civarında artmış. Yani bu ihracatçının kâr marjı akıl almaz boyutlarda daralmış” diye konuştu. 

Türkiye’nin en önemli ihracat pazarı olan Avrupa’nın resesyona girdiğini söyleyen Yeşilada, “Fiyat ne olursa olsun, bizden daha az mal talep edecekler. Bu şartlar altında ihracatı da öldürüyorsunuz, bari doların, euronun biraz yükselmesine müsaade edin ki üreticinin maliyetleri karşılansın, zaten daralan bir pazara daha şevkle ihracat yapsın” dedi.

“Faiz indirmek liralaşmanın baş düşmanı”

Yeşilada, enflasyonla mücadelede tek silah olan faizin düşürüldüğünü vurgulayarak, “Şu andaki faiz politikası şu anda liralaşma stratejisinin baş düşmanıdır, insanları liradan soğutur” dedi. Yüksek kronik enflasyonun dolarizasyonu artırdığını belirten Yeşilada, şunları söyledi:

Bunlar bizim kafamızda uydurduğumuz, Türkiye’de denenmemiş pratikler olsa, ‘Bırakın AKP denesin, onlar da belki bir şey biliyorlardır’ diyeceğiz. Ama öyle değil, bunların hepsi denendi, ne sonuç verdiğini gördük. Tarih sanki yazılmamış gibi yeni baştan aynı hataları yapıyorlar. Dövizin değerinin artmamasının bedeli sürekli olarak MB’nin piyasaya döviz satması ama MB’nin kaynakları da sınırlı. Turistler gittiğinde, enerji faturası iki misline çıktığında MB’nin de dövizi bitecek. O zaman da dövize müdahale edemediği için çok hızlı bir yükseliş göreceğiz.

“Liralaşma stratejisi değil bu bir İslami Bankacılığa geçiş stratejisi”

Uygulanan ekonomi politikalarını, “Liralaşma stratejisi değil bu bir İslami Bankacılığa geçiş stratejisi” diye açıklayan Yeşilada, “Faiz kavramını, yalnız mevduattan değil bireysel hayatımızdan ve devlet bonolarından da kaldırmaya çalışıyorlar. BDDK ve MB’nin çeşitli operasyonlarıyla devletin ihraç ettiği tahvillerin faizleri de düşürülüyor” dedi. 

Bir noktada faizin sıfırlanacağını ve bankalara, “Bundan sonra siz katılım bankasısınız” denecek bir yere gelineceğini söyleyen Yeşilada, “Zannediyorlar ki herkesi lira kullanmaya zorlarsak enflasyon düşer. Böyle bir şey olmaz. Enflasyonu düşürürseniz herkes gönüllü olarak lira kullanır” dedi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus