Rapor: “Türkiye’deki azınlıkların örgütlenme özgürlüğü fiilen askıya alındı”

İnanç Özgürlüğü Girişimi, Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği’nin azınlık vakıflarının yönetim kurulu seçmesini engellediğini açıkladı. Dar Seçim – İnsan Hakları İlkeleri Işığında Azınlık Vakıfları Seçim Yönetmeliği Politika Metni‘ne göre, Türkiye’deki azınlıkların örgütlenme özgürlüğü fiilen askıya alındı.

İnanç Özgürlüğü Girişimi’nin açıkladığı rapora göre, 18 Haziran 2022’de yürürlüğe giren Cemaat Vakıfları Seçim Yönetmeliği’yle Türkiye’de uluslararası antlaşmalarla koruma altına alınan azınlık hakları askıya alındı. Raporda, vakıflarla ilgili yönetmelik taslaklarını karara bağlamanın Vakıflar Meclisi’nin yapması gereken görev olmasına rağmen siyasallaştırılarak “Ankara tarafından” şekillendirildiğine dikkat çekildi.

Türkiye’deki azınlıkların örgütlenme özgürlüğünün fiilen askıya alınmasıyla sonuçlanan sürecin anlatıldığı raporda, Mart 2014’te dönemin Cemaat Vakıfları Temsilcisi Laki Vingas’ın dönemin Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem’le görüştüğü, Ertem’in ‘bu işin kendisini aştığını’ beyan etmesi üzerine dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’la görüştüğünü ve bu çabanın da çözümsüz kalmasının ardından istifa ettiği hatırlatıldı. Raporda Arınç’ın, yerel seçimler nedeniyle gecikme olduğunu ve yönetmeliğin Nisan ayında tamamlanacağını beyan ederek Vingas’ın görevine geri dönmesini rica ettiği de kaydedildi.

“Azınlıkların hakları için yargı nezdinde de etkili bir başvuru yolu yok”

Azınlıkların, vakıf yönetim kurulu üyelerinin nasıl seçileceğine ilişkin siyasi müdahaleler hakkında açtığı davaların sonuçsuz kaldığına işaret edilen raporda, yargı kurumlarının etkisiz olduğunun altı çizildi. Rapora göre Anayasa Mahkemesi, özellikle Balıklı Rum Hastanesi Vakfı’na karşı açılan davayı makul sürede ele almadı ve azınlık vakıflarının yönetim kurulu seçimine ilişkin çözümü siyasi erke bıraktı. Raporda, azınlıkların hakları için yargı nezdinde de etkili bir başvuru yolu bulunmadığı işaret edilerek “Türkiye’deki azınlıkların örgütlenme özgürlüğünün uzun bir süre fiilen askıya alındığını, yönetmelik aracılığıyla temel haklara müdahale edildiğini ve hakların ağır bir şekilde sınırlandırıldığını” sonucuna varıldı.

Raporda, yeni yönetmeliğin getirdiği sorunlara dair şu tespitler yapıldı:

1- Yönetmeliğin getirdiği sınırlamaların kanunilik ilkesine aykırı olduğu ve bu düzenlemelerin hukuki dayanağının bulunmadığı görülüyor. Bu nedenle bu sınırlamalar kendiliğinden hak ihlali teşkil ediyor.

2- İstanbul ili için bu durum seçim çevresinin genişlemesi bağlamında şüphesiz bir ilerleme olarak değerlendirilebilir. Fakat bu düzenleme aynı zamanda hala azınlıkların örgütlenme özgürlüğüne önemli bir sınırlama getiriyor.

3- Nüfusça kalabalık fakat vakıf sayısı az olan bölgelerde veya tam tersi halde adaletsiz sonuçlar yaratıyor.

4- Belirlenen on beş vakıf kriteri, Ermeni ve Rum vakıflarını dışarıda bırakıyor ve herhangi bir objektif kritere dayanmıyor.

5- Azınlıkların örgütlenme özgürlüğüne ayrımcı ve demokratik bir toplumda gerekli olmayan, orantısız bir sınırlama getiriyor.

6- İkamet şartı içeren mevcut düzenleme katılımcı ve demokratik bir seçim ortamına imkan sağlamadığı gibi, azınlık toplumları yönetici adayı bulmakta dahi zorlanabilir.

7- Seçim çevresinde ikamet şartıyla birlikte düşünüldüğünde bu durumun sebep olduğu bürokratik engeller büyük olasılıkla bazı azınlık vakıflarının seçim yapamaması ve yöneticisiz kalmasına sebep olacak.

8-Tertip heyetinin sahip olduğu yetkiler ve bu heyetin mevcut yönetim kurulu tarafından belirleniyor olması seçimleri asgari demokratik güvencelerden yoksun hale getiriyor ve tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerini ortadan kaldırıyor.

9- Azınlık vakıflarının özgürce yönetim kurulu seçmesini engelleyen ve çeşitli aşamalarda idarenin onayını gerektiren bu düzenlemeler örgütlenme özgürlüğü ve azınlık vakıflarının iç işlerinde özgür olma hakkı ile bağdaşmıyor.

10- Azınlıkların ve dolayısıyla vakıflarının iç işlerinde özgürlüğüne yönelik müdahaleler, azınlık kimliğinin korunmasına ve aktarılmasına yönelik dolaylı engeller oluşturuyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.