Bisiklette yeni sezon başladı: Avrupa yarışları

Bisiklet takvimi güney yarımküreden kuzey yarım küreye taşınıyor. Avrupa’da Fransa ve Valensiya ev sahipliğinde sporcular zafer için pedalladı. Medyascope Spor’dan Ceyda Akbulut, başlayan sezonda önce çıkanları sizler için derledi.

Bisiklette yeni sezon başladı: Avrupa yarışları

İki tekerde yol sezonuna yavaş yavaş ısınıyoruz. Geçtiğimiz hafta Tadej Pogacar antrenman arkadaşı Carlos Sainz ile Monaco’da pedal çeviriyordu. Mathieu van der Poel ise çamur dolu kışını altıncı cyclocross dünya şampiyonluğunu cebine koyarak tamamladı. Strade Bianche’nin alışıldık rotasına bir 30 kilometre daha eklendiğini de öğrendik. Daha zor bir Strade yarışını uzun menzilli kaçışçılar hariç herkes sevebilir sanırım.

Büyük isimleri henüz asfaltta göremesek de Avustralya gecelerinin ardından Avrupa’daki yarışlar da gerçekten keyifli başladı. Omloop’a üç hafta kalmışken geçtiğimiz hafta neler olduğuna şöyle bir bakabiliriz.

Fransa Yolları

Tour du Gard’da ilk etap çiftçi protestoları nedeniyle iptal edildikten sonra yarışlar ikinci gün başladı. Genç Fransız Axel Laurence evinde Mads Pedersen’in elinden sürpriz bir galibiyet çaldıktan sonra dört yarış gününün geri kalanı Danimarkalı eski dünya şampiyonunun kontrolünde geçti.

Pedersen çok da büyük tırmanışlar barındırmayan turda bir sprint zaferi, bir dozunda tırmanış ve bir de etkileyici bireysel zamana karşı performansıyla genel klasman ve puan mayolarını evine götürdü.

Görkemli kadrosuyla sezona başlayan Lidl – Trek de Fransa’da Pedersen, İspanya’da da yeni transferi Jonathan Milan’ın galibiyetleriyle keyifli bir hafta geçirmiş oldu.

Valensiya Kıyıları

Zevkli rotasıyla İspanya’daki antrenman kamplarında gezen atletlerin uğrak buluşma noktası Valensiya Turu, yine övgüyü hak eden bir beş gün izletti. Bol bol Matej Mohoric inişi tattığımız turun ilk etabında Alessandro Tonelli’nin takım arkadaşıyla yaptığı atağı izledik. İtalyan ikili virajı şaşırınca barikat için kurulmuş bantlara takılıp tekrar yola koyularak galibiyet alacak kadar başarılı bir ilk gün geçirdi. Sonraki gün pelotondaki hiç kimse Mohoric’in iniş kabiliyetlerine ayak uyduramadı.

Turu, izleyenleri sezon başı formu ve yeni tarzıyla etkileyen Brandon “mustage” McNulty kazandı. Son etapsa bisiklet seyircisinin kalbini saran güzel anlardan biriyle sonlandı. Movistar sürücüsü Will Barta, kalın bacaklı hız makineleriyle dolu peloton onu kovalarken sekiz saniye farkla kariyerinin en önemli galibiyetini aldı. Sakatlıklar ve kendi deyimiyle hayal kırıklığıyla geçen eski yıllarını böyle bir zaferle geride bırakması, bu sürece şahit olan çoğu kişi için değerli bir an oldu.

Ekstra #1 – AlUla Tour

Geçtiğimiz hafta inanılmaz görüntülerle dolu bir çöl yarışı da koşuldu. AlUla Turu bu sene hiç olmadığı kadar zevkliydi. Etaplar yine pelotonu teğet geçen kum fırtınaları, eşelonlar ve etkileyici sinematik çekimlerle dolup taşıyordu ancak bu edisyonu zevkli kılan bisiklet yarışlarıydı. Dördüncü gün Bryan Coquard’ın erken sevinip Tim Merlier’e galibiyeti kaptırdığı âna tanık olurken onun adına biraz canımız yansa da bu, bol çekişmeli yarışlar izlemeye değerdi. Turun kazananı beklenildiği gibi Simon Yates’ti ancak ona meydan okuyan 21 yaşındaki Belçikalı Quick Step sürücüsü Willie Juinor Lecerf de oldukça etkileyiciydi.

Ekstra #2 – Cyclocross Dünya Şampiyonası

Bu kış çamurda pek şaşırmadık, kalp ritmimiz çoğunlukla stabildi. Dünya şampiyonası da bundan farksız geçmedi. Yanlış anlaşılmasın, büyük dominasyonlara tanıklık edip bunları yıllıklarımıza kazımak oldukça güzel ancak biraz rekabet de iyi olabilirdi. 

Fem van Empel ve Mathieu van der Poel, yarışlarını etkileyici resitallerle sonlandırıp bir sene daha gökkuşağı mayoyu giymeye hak kazandılar. Erkekler yarışında Wout van Aert ve Tom Pidcock yer almıyordu. Almış olsalardı şayet sezonun geneline baktığımızda pek de farklı bir sonuç çıkmazdı demek doğru olur herhalde. 

Yazan: Ceyda Akbulut

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş