89 yaşında hayatını kaybeden Emine Ocak, 30 yıl boyunca kayıp oğlu Hasan Ocak için adalet aradığı Galatasaray Meydanı’nda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Cumartesi Anneleri’nin simge isimlerinden olan Ocak’ın cenaze töreni, yıllarca direniş merkezi olan meydanda gerçekleştirildi.

Cumartesi Anneleri’nin öncü isimlerinden Emine Ocak, 89 yaşında hayatını kaybetti. Haziran ayından bu yana hastanede tedavi gören Ocak için Galatasaray Meydanı’nda tören düzenlendi. 30 yıl boyunca kayıp oğlu Hasan Ocak için adalet arayan Emine Ocak, son kez bu meydanda anıldı.
Törene CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, DEM Partili Ayşegül Doğan ve Pervin Buldan, EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan da katıldı.
Törene kayıp yakınları, milletvekilleri ve çok sayıda kurum temsilcisi katıldı. Meydanda “Vazgeçmedin, vazgeçmeyeceğiz” pankartı asıldı. Emine Ocak’ın fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşındı.
Tabut omuzlarda meydana getirildi
Emine Ocak’ın tabutu, yıllarca başında taşıdığı eşarbıyla kayıp yakınlarının omuzlarında meydana getirildi. Ocak’ın tespihi, takıları ve kişisel eşyaları tabutun etrafına yerleştirildi.
Cumartesi Anneleri’nin sembol isimlerinden Emine Ocak, son yolculuğuna uğurlanıyor
— Medyascope (@medyascope) July 24, 2025
Emine Ocak'ın cenazesi Galatasaray Meydanı’na getirildi pic.twitter.com/QhkUD2PHhz
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan törende konuştu. Arcan, Emine Ocak’ın 30 yıl önce Galatasaray Meydanı’nda değişen hayatını anlattı.
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan: "Galatasaray Meydanı onunla birlikte büyüdü, onunla birlikte direndi. Ve emin olun ki, onun hatırası burada, bu taşlarda, bu meydanda sonsuza dek yaşayacak" pic.twitter.com/7fmT8cLJJF
— Medyascope (@medyascope) July 24, 2025
“Bu ülkenin vicdanıydı” vurgusu öne çıktı
Arcan, “Emine Ocak’ın hayatının akışı 30 yıl önce burada değişti. Yalnızca Hasan’ın annesi olarak geldiği Galatasaray’da adaletsizliğe boyun eğmeyen bir kahramana dönüştü. Emine Anne bu ülkenin vicdanıydı. Kaybedilenlerin, susturulmak istenenlerin sesiydi” dedi.
Arcan, Emine Ocak’ın mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı, “Kayıplar bulunana, failler yargılanana dek buradayız. Bu topraklara barış, hukuk ve adalet gelene kadar susmayacağız” diye konuştu.
Maside Ocak, annesinin ardından şunları söyledi:
“Annemiz, yalnızca Hasan’ı değil; gözaltında kaybedilen binlerce evladı yüreğinde taşıyan, Galatasaray Meydanı’na taşıdığımız her kayıbı ‘Onlar benim vicdanım’ diyerek kucaklayan, acıdan sabır, sabırdan umut, umuttan direniş ören bir vicdan anıtıdır. Tülbentinin altına rüzgâr gibi sığdırdığı inadının, titreyen ellerinin arasına sakladığı adalet çağrısının, ‘Ben buradayım’ diyen suskunluğunun yedi cihan tanığıdır. Annem, sen sadece bizim değil, milyonlarca insanın yüreğinde umut olan, adaletin ve insanlığın sesi oldun. Acının ortasında bile umudu bulabilmek, karanlık günlerde bile yılmamak seninle mümkün oldu. Her zaman dimdik durdun; sadece kendi acını değil, haksızlığa uğrayanların, kaybedilenlerin acısını da omuzladın. Biz, senin gölgende büyüdük. Senin gözlerinin derinliğinde kaybedilenlerin adını ezberledik. Senin sessizliğinde yankılanan çağrıyla yürüdük: ‘Onları unutturmayacağız.’ Şimdi seni uğruna ömrünü adadığın Hasan’nın yanına uğurluyoruz. Ve biliyoruz ki: Bir halkın hafızası, bir annenin kalbiyle atar.
Annem senin yerin, hepimizin kalbinde. Biz buradayız. Senin için, seninle birlikte Hasan için, tüm kayıplarımız için, adalet için burada olacağız ve insanlık abidesi duruşunu onurla taşıyacağız. Güle güle anneciğim, huzurla uyu. Unutmadın, unutmayacağız.”
Hüseyin Ocak, annesinin hayat hikayesini anlattı, “Emine Ocak 1937’de Dersim’de doğdu. Kırımların başladığı bir coğrafyada dünyaya geldi. O günden itibaren ölüm annemin peşini hiç bırakmadı” dedi.
Ali Ocak ise annelerinin adalet ve eşitlik talebini hayatları boyunca taşıyacaklarını söyledi, “Zulme ve sömürüye itirazı olan herkes onun için birer Hasan’dı. Bu kültürü, bu inancı yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.
“30 yıl boyunca bu meydan onunla var oldu”
Emine Ocak’ın mücadele arkadaşları ve kayıp yakınları Medyascope’a konuştu.
Süleyman Cihan’ın kardeşi Ahmet Cihan, Emine Ocak’ın 30 yıl boyunca mücadele ettiğini söyledi, “Aslında vefatını bekliyorduk ama beklemiyorduk. 30 yıl boyunca bu meydan onunla var oldu. Ondan sonra da onunla var olacak çünkü burada anıları var, mücadelesi var. Biz onu özleyeceğiz” dedi.
Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır, duygularını şöyle anlattı:
“Bugün zor günümüz. Yaralı günümüz. Acılı günümüz. Çünkü insanlık için, demokrasi için, adalet için 1995’ten bu yana bu Galatasaray’da mücadele veren, direngen annemiz Emine Ocak’ı kaybettik. Emine Ocak, simge bir isimdi. Baba Ocak ve Emine Ocak hak arayışı, inkara karşı adalet ve yüzleşme mücadelesi başlattı. Onlar olmasaydı Galatasaray Meydanı’ndaki direniş olmazdı. Ardahan’dan Edirne’ye kadar gözaltında kaybedilen bütün insanların yakınlarını buraya topladı. Burada beraber mücadele ettiler. Biz yetim kaldık, biz öksüz kaldık.”

“Galatasaray Meydanı’nı bugün açtırdı”
Hak savunucusu Nimet Tanrıkulu ise tanıdığı Emine Ocak’ı anlattı. Emine Ocak’ın ile Dersim’de tanıştığını, yollarının yeniden Galatasaray Meydanı’nda kesiştiğini anlatan Tanrıkulu, “Galatasaray’da mücadeleyi başladığı andan itibaren hep yan yanaydı, hep birlikte olduk” dedi.
Emine Ocak’ın oğlu Hasan Ocak’ın cansız bedenini bulduğunu fakat yine de mücadeleyi bırakmadığını ifade eden Nimet Tanrıkulu, sözlerine şöyle devam etti:
“‘Faillerin yargılanması istiyorum ama sadece bu yetmez. Bütün kayıplar bulunana kadar bu alanı terk etmeyeceğim’ derdi. Sağlığı el verene bu meydandaydı. Sağlığı kötüleştiğinde de evinden direnişini devam ettirdi.”
Eren Keskin de Emine Ocak’ın büyük bir direniş sergilediğini, “Çok büyük bir direniş geleneği biraz da arkasında. Öyle bir direniş ki bu, kapalı olan Galatasaray Meydanı’nı bugün açtırdı. Ona çok şey borçluyuz” dedi.
DEM Parti milletvekili de katıldı
DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan da törende konuştu. Gözaltında kaybedilen Savaş Buldan’ın eşi olan Buldan, “Bu meydan Emine Anne’nin meydanıydı. Yalnızca Hasan’ın değil tüm kayıpların annesiydi” dedi.
İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise Emine Ocak’ın dünyanın en uzun soluklu sivil itaatsizlik eylemine öncülük ettiğini söyledi, “Bu mücadele öylesine güçlüydü ki bizi sevmeyenlere bile bu meydanı açtırdı” diye konuştu.
Oğlunun yanına gömüldü
Emine Ocak, Gazi Cemevi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından alkışlar, gözyaşları ve zılgıtlar eşliğinde Gazi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Ocak, Galatasaray Meydanı’nda düzenlenin törenin ardından Gazi Cemevi’nden son yolculuğuna uğurlandı. Ocak’ın cenaze törenine ailesi, kayıp yakınları, sevenleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin yanı sıra, CHP milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Sezgin Tanrıkulu, DEM Partili Pervin Buldan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da katıldı. Cemevi’ndeki törende Ocak için hem Kürtçe hem de Türkçe veda konuşmaları yapıldı.
“Şimdiden orada bile mücadeleye başlamıştır”
Ocak’ın naaşı başında veda konuşması yapan isimlerden Ocak ailesi adına Dursun Güzel konuştu. Güzel, ablasının ardından şunları söyledi:
“Ablam gerçek bir mücadeleciydi. Bugün aramızdan sadece bedeni ayrıldı. Ruhu bizimle yaşıyor. Çocukları da o ruhu yaşatacak. Onun ruhu mücadeleye devam edecek. Şimdiden orada bile mücadeleye başlamıştır. Kim bilir kimleri topladı etrafında.”

Kayıp yakınlarından İrfan Bilgin ise “Emine anneyi bedenen yolcu edeceğiz. Onun düşündüklerini, yaptıklarını biz yaşatacağız. ‘Ben gözü açık gidiyorum’ dedi. Emine anneye söz veriyoruz, daha kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz. Kimilerini kolladın, kimilerinin yüzüne tükürdün. Biz de onların yüzüne tükürmeye devam edeceğiz” dedi.
“Beyaz Toroslar şimdi aramızda, masalarda”
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Emine anneye adalet ve barış borcumuz var. Onları yerine getiremedik maalesef. Bunca yıl geçti, faili meçhullerin sembolü olan o beyaz toroslar şimdi aramızda, masalarda. Bize korku aracı olarak dayatılıyor. Mesele bu zihniyetle mücadeledir. Bitmeyen bir yasın sahibiydi Emine anne. Umarım bu adalet ve demokrasi mücadelesini başarı ile sonuçlandırırız” diye konuştu.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise “Çok söz söylendi ama çok da söz gerek yok. Emine anne huzurunda sadece söz verebiliriz. Verebileceğimiz söz, bugüne kadar verdiği mücadeleyi başarma sözü olabilir. Milyonlarca insana, yıllardır hesabı sorulmamış onlarca, yüzlerce katliamın hesabının ancak ve ancak hepimizin içine sineceği bir adaletle mümkün olduğunu gösterdiler” dedi.
“Oğlum sana emanet”
Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe ve Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da veda konuşması yaptı.
Gülsüm Elvan, “Emine anne ilk günden yanımıza geldi, sardı, sarmaladı. Azimli mücadelesiyle tanıdım onu. Ondan öğrendim mücadeleyi. Emine anne, eminim ki orada da çocuklarımızı güzelce saracaksın. Oğlum sana emanet” diye konuştu.
Ocak’ın naaşı, alkış ve zılgıtlarla cemevinden çıkarıldı, Gazi Mezarlığı’na yüründü ve burada defnedildi.









