Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Edirne Cezaevi’nden açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan’a seslenen Demirtaş, süreç için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Milletvekillerine de “İmralı adasına giderek meseleye nokta koyun” çağrısı yapan Demirtaş, 40 yıllık çatışmanın sona ermesi için cesur davranılmasını istedi.

Edirne Cezaevi’nde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, X hesabından yeni çözüm sürecine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Demirtaş, süreci yürüten ana aktörlere ve milletvekillerine doğrudan seslendi.
Demirtaş açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan’a hitap etti. Demirtaş, “Lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın” dedi.
Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir:…
— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) November 8, 2025
40 yıllık çatışmanın yarattığı acılar ve öfkeler
Demirtaş, 40 yıllık çatışma ortamının toplumda derin izler bıraktığını vurgulayarak acıların, öfkelerin ve ön yargıların güvensizlik yarattığını belirtti:
“Bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak bağımlılıklarımızın farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.”
Açıklamasına bir doktor-hasta hikâyesiyle başlayan Demirtaş, değişim için ezberlerden kurtulmanın önemine dikkat çekti. Demirtaş, her gün aynı şeyleri yapıp aynı şekilde düşünerek ne değişilebileceğini ne de değiştirilebileceğini söyledi ve hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarının oluşturulamayacağını ekledi.
Demirtaş, toplumda inancı, düşüncesi ve idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir gerçeklikten söz ederek bu durumun iki temel zorluk yarattığını aktardı. Demirtaş, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısının silip bir kenara atılamayacağını, atılmaması gerektiğini vurguladı.
Bir düşünce veya inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse bunun sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmediğini ancak insanların bunu kabul etmekte zorlandığını belirten Demirtaş, vatan, bayrak, ideoloji veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan korkulduğunu ve çekinildiğini ifade etti.
“Gelinen aşamada tek bir evlat bile boş yere can feda etmedi”
Demirtaş, artık bir noktada şuna ikna olunması gerektiğini söyledi:
“Gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir kardeşlik hukuku oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.”
Ayrıca Demirtaş, silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanların Abdullah Öcalan’ın sadece güvenlik birimleri değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilmesini istediğini aktardı. Demirtaş, “Bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar” dedi.
Milletvekillerine çağrı: “İmralı’ya giderek meseleye nokta koyun”
Demirtaş, milletvekillerine doğrudan seslenerek gençlerin yıllarca dağlara ve sınır ötesi operasyonlara gönderildiğini hatırlattı. Selahattin Demirtaş, en büyük riskin gençlerin omuzlarına yüklendiğini ve ne yazık ki bazılarının bunun bedelini canlarıyla ve kanlarıyla ödediğini söyledi.
Demirtaş şöyle devam etti:
“Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.”







