Netizen’in yeni bölümünde Atıf Ünaldı’nın konuğu Doç. Dr. Ahmet Salih İkiz oldu. Ünaldı ve İkiz dijital çağda sosyal medya etkileşimi ve kamuoyu yoklamalarını değerlendirdi.
Atıf Ünaldı’nın konuğu Doç. Dr. Ahmet Salih İkiz siyasetçilerin sosyal medya kullanımını ve internet anketlerini ele aldı. İkiz, Türkiye’de siyasilerin sosyal medya kullanımının ilk yıllarda sadece kendilerini tanıtmak amaçlı olduğunu, daha sonra faaliyetlerini de haber verdikleri ve bilgi paylaşımı yaptıkları bir alana evrildiğinden bahsetti:
“Siyasetçiler sosyal medyayı ilk 90’ların sonunda kullanmaya başladılar. Başta amaç tek yönlüydü: siyasetçinin kendi hakkında bilgi vermesi. Geri dönüş, etkileşim olan bir şey değil. Artı siyasetçiler sosyal medya iletişimine önem veriyor. Her paylaşımın bir karşılığı oluyor. Biz de bunları ölçersek kişilere dönük pozitif, negatif, nötr dönüşleri anlayabiliyoruz.”
Kuşaklararası medya kullanımı farkı
Dr. Ahmet Salih İkiz, sosyal medya platformlardaki kuşak farkına dikkat çekti. Z kuşağının Tiktok, Youtube gibi hızlı tüketilen görsel içeriklere yöneldiğini, geleneksel kuşakların ise hala Facebook ve Twitter gibi yazılı mecralarda kalmayı tercih ettiğini söyledi:
“Bizim kuşak hâlâ Facebook’ta bir şeyler yazıyor ama Z kuşağı zaten okumuyor. Onlar izliyor, duyuyor, hissediyor. Dikkat süresi çok kısa; bir şey beş saniyede ilgisini çekmezse kaydırıyor. Bu yüzden metin artık ikinci planda, video önde. İçerik biçimi değiştiği için iletişim dili de değişti.”

“Medya algıları yönetiyor”
Ünaldı’nın konuğu İkiz, sosyal medyanın sadece paylaşım değil, algı yönetimi aracı haline geldiği vurguladı. Dijital içerik dünyasında doğru yanlış birçok bilginin dolaştığını, algoritmanın doğru olanı değil, en çok etkileşim alanı öne çıkardığını belirtti, “Sosyal medya artık gerçeği değil, algıyı yönetiyor. Bir şeyin doğru olup olmaması kimsenin umurunda değil. Önemli olan ne kadar paylaşıldığı, ne kadar konuşulduğu. Bu da manipülasyonu besliyor çünkü insanlar bilgiyi doğrulamadan duygusal tepki veriyor” dedi.








