Patidio ile Hayvani Bakış’ın bu haftaki konuğu Veteriner Hekim Gülhan Türkay Hoştürk oldu. Hoştürk ile medyada özellikle sokak hayvanlarının hastalık yaydığına ilişkin haberler masaya yatırıldı. Sosyal medyada bu konuyla ilgili yapılan paylaşımların ne kadar gerçek olduğu bilimsel veriler eşliğinde ele alındı.
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden emekli Gülhan Türkay Hoştürk, 2009 yılında Türkiye Parazitol Dergisi’nde yayınlanan makalede kedi ve köpeklerin hastalık bulaştırdığına ilişkin söylemlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını anlattı.
Sokak hayvanları hastalık yayıyor mu?
Makaledeki verilere göre Kocaeli’nde, hastalık belirtisi göstermeyen ve tesadüfen seçilen 388 lise öğrencisinden alınan kan serumu örneklerinde, 61 öğrencide toksoplazmoz (kedi) 30 öğrencide kist hidatik (köpek) pozitifliği bulundu. Makalenin bu kısmı, hayvan karşıtı sosyal medya kullanıcıları tarafından sokak hayvanlarının toplanmasıyla ilgili sıkça paylaşıldı. Ancak araştırma ve onun sonucu olan makale, çok daha kapsamlı veriler sundu. Örneğin, söz konusu bu hastalıkların çiğ et ya da iyi pişmemiş etten de geçebileceği anlatıldı ve sokak hayvanı olmayan Paris özelinde bu hastalığın görülme oranı yüzde 80 olarak ölçüldü.
Hoştürk bu konuyla ilgili hayvanların hedef gösterilmesine karşı çıkarak, iyi pişmemiş ya da çiğ halde bir etin, iyi yıkanmamış sebzelerin tüketilmesinin de bu hastalıklara neden olabileceğini söyledi. Sadece Türkiye’de değil belirtilen hastalıkların dünyada oldukça yaygın olduğunu belirten Hoştürk, dünya nüfusunun dörtte birinin toksoplazmaya maruz kaldığını vurguladı.

Bulaşık süngerindeki mikrop sayısı daha yüksek
Bir diğer konu da kedi-köpek tüylerinin kiste neden olduğu. Hoştürk, Türkiye’de toplumun önemli bir kısmının kedi beslediğini, eğer söylenildiği gibi kist yapma oranı olsaydı çoğu kişinin hastalıktan kırılacağına dikkat çekti.
Hoştürk şunları anlattı:
“Evdeki birlikte yaşadığımız hayvanların iç ve dış parazitlerini mutlaka yapmamız gerekiyor. Hani biz hiçbir tedbir almayalım sonra hayvanları suçlayalım. Böyle olmaz. Sokak hayvanları ile temasımıza dikkat edelim. Daha sonrasında ellerimizi yıkamayı ve hijyenimizi unutmayalım.”
Mikrop veya mikroorganizmaların sanıldığı kadar kötü şeyler olmadığını belirten Hoştürk, insan vücudunda 30 trilyon hücreye karşılık 38 trilyon bakteri bulunduğunu dile getirdi. Bağışıklık sistemimizin bu bakterilerle savaşarak bağışıklığımızı güçlendirdiğini söyleyen Hoştürk, gündelik hayatta hayvanlarla karşılaştığımız çok daha fazla mikrop ve bakteriye maruz kaldığımızı belirtti.
Bulaşık süngeri örneği veren Hoştürk, “Bir bulaşık süngerinde 362 mikrop türü var. Günde kaç kere elimize alıyoruz değil mi? Otobüse biniyorsunuz, otobüsün tutma yerinde, direklerinde bulunan mikrop sayısı inanılmaz. Köpekler ya da kediler, bunların yanında masum kalabilir” dedi.
- Bilim insanları Antarktika’da metan gazı sızıntısı keşfetti: “Bu hiç iyi bir haber değil, endişe duymalıyız”
- DİTAM’dan “Barış yeniden mümkün mü?” başlıklı toplantı – Bekir Ağırdır: “İktidar değişimin bir kaosa sebep olacağı korkusunu yayıyor, muhalefetin bu değişim sürecini yönetebileceğini göstermesi lazım”
- Ekrem İmamoğlu İstanbul’un Kurtuluşu’nun 99’uncu yıldönümü etkinliklerinde konuştu: “Milletin iradesini hiçe sayanlar, geldikleri gibi gidecekler”
- Telkadayıfa benziyor: Avustralya’da yeni bir sünger yengeç türü keşfedildi
- Eğitim 360° (17) – Yaprak Sarıışık ve Türkay Tol ile oyun hakkı: “Oyun, öğrenme ve keşfetme fırsatı yaratıyor, çocuk ve yetişkinlerin iyi olma haline katkı sağlıyor”



