Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Siyasetname (75): “Ortadoğu’da denge çöktü, dünya yeniden güç siyasetine döndü”

iran abd savaş

ABD–İran gerilimi nereye gidiyor? Ortadoğu’da yeni ittifaklar nasıl şekilleniyor? Ersin Kalaycıoğlu, Trump’ın stratejisinden nükleer risklere uzanan kırılgan tabloyu değerlendirdi.

Siyasetname programında Senem Görür Yücel’in sorularını yanıtlayan siyaset bilimci Ersin Kalaycıoğlu, Ortadoğu’daki gerilim hattının giderek daha karmaşık bir hal aldığını söyledi. Kalaycıoğlu’na göre ABD ile İran arasındaki gerilim sadece iki ülke arasındaki bir kriz değil; bölgesel ittifakları, küresel güç dengelerini ve uluslararası sistemi doğrudan etkileyen çok katmanlı bir çatışma alanına dönüşmüş durumda.

“Trump’ın İran hamlesi iç siyasetten bağımsız değil”

Kalaycıoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri yığınaklarının yalnızca dış politika gerekçeleriyle açıklanamayacağını belirtti.

Trump’ın Kongre’yi devre dışı bırakan tutumuna dikkat çeken Kalaycıoğlu, bu tür adımların Amerikan siyasetinde yeni olmadığını ancak iç kamuoyunda ciddi tartışmalar yarattığını söyledi.

ABD içinde savaş karşıtı eğilimin güçlü olduğunu vurgulayan Kalaycıoğlu, özellikle Trump’ın kendi seçmen tabanının “uzayan savaşlara karşı” pozisyonunun önemli bir sınır oluşturduğunu ifade etti.

Kısa süreli saldırı ihtimali: “No boots on the ground”

Programda olası bir ABD müdahalesinin kapsamı da tartışıldı.

Kalaycıoğlu’na göre mevcut tablo, geniş çaplı bir kara harekâtından ziyade sınırlı hava saldırılarına işaret ediyor.

“Kara kuvvetlerinin sahada olmadığı bir müdahale konuşuluyor” değerlendirmesinde bulunan Kalaycıoğlu, bunun daha çok siyasi mesaj üretmeye dönük bir strateji olabileceğini söyledi.

ABD–İran gerilimi: Rejim değişikliği mümkün mü?

Kalaycıoğlu, askeri müdahalelerle rejim değiştirmenin tarihsel olarak başarısız olduğunu vurguladı.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya, Japonya ve İtalya dışında başarılı örnek bulunmadığını hatırlatan Kalaycıoğlu, Irak ve Latin Amerika deneyimlerinin bu tür girişimlerin istikrarsızlık ürettiğini gösterdiğini belirtti.

“Yıkmak mümkün ama yerine işleyen bir sistem kurmak mümkün değil” diyen Kalaycıoğlu, İran’da da benzer bir senaryonun başarılı olmasının zor olduğunu ifade etti.

Nükleer denge: “Caydırıcılık artık teşvik haline geldi”

Programın kritik başlıklarından biri nükleer silahlar oldu.

Kalaycıoğlu, Ukrayna’nın nükleer silahlarını bırakmasına rağmen işgale uğramasının, diğer ülkeler için ters bir mesaj verdiğini söyledi.

Bu durumun özellikle otoriter rejimler açısından nükleer kapasiteyi bir “hayatta kalma garantisi” haline getirdiğini vurguladı.

Şii hilali zayıfladı, yeni eksenler kuruluyor

Ortadoğu’daki güç dengelerine de değinen Kalaycıoğlu, İran merkezli “Şii hilali”nin zayıfladığını ancak tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.

Buna karşılık Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin oluşturduğu yeni bir Sünni eksenin şekillendiğini belirten Kalaycıoğlu, bu durumun bölgedeki rekabeti yeniden tanımladığını ifade etti.

İsrail’in stratejisi: Parçalı Ortadoğu

Kalaycıoğlu’na göre bölgedeki en temel ayrışma, devlet modeli üzerinden yaşanıyor.

Bir yanda güçlü merkezi devletleri savunan Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan; diğer yanda ise daha parçalı ve zayıf yapılar öngören İsrail ve bazı ABD çevreleri bulunuyor.

Bu iki yaklaşımın aynı anda var olamayacağını belirten Kalaycıoğlu, bunun uzun vadeli bir çatışma alanı yarattığını söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.