Türkiye’de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor

TÜİK ile UN Women Türkiye Ofisi’nin ortaklaşa hazırladığı “Türkiye’de istatistiklerle kadın 2025” raporu, nüfustan siyasete, istihdamdan şiddete uzanan kapsamlı bir tablo ortaya koyuyor. Rapora göre kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8 ile AB ortalamasının yaklaşık 34 puan gerisinde kalırken, Meclis’teki kadın temsili de yüzde 19,9 ile AB ülkelerinin çok altında seyrediyor.

Türkiye'de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor
Türkiye’de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile BM Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi’nin birlikte hazırladığı “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2025” raporu yayımlandı. Rapor, nüfus, sağlık, eğitim, istihdam, siyasi temsil, şiddet ve yoksulluk başlıklarında Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliklerine ilişkin güncel verileri bir araya getiriyor.

Nüfus 86 milyon, doğurganlık hızı düşüyor

2025 yılı verilerine göre Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Kadınlar nüfusun yüzde 49,98’ini, erkekler yüzde 50,02’sini oluşturuyor. Toplam doğurganlık hızı 2001’deki 2,38’den 2024’te 1,48’e geriledi. Genel doğurganlık hızı aynı dönemde binde 82,7’den binde 49,5’e düştü. Adölesan doğurganlık hızı ise binde 49’dan binde 10’a inerek belirgin bir düşüş kaydetti. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı 2014’te 25,5 iken 2024’te 27,3’e yükseldi. Üreme çağındaki kadınların yalnızca yüzde 60,6’sı modern aile planlaması yöntemlerine erişebildiğini bildiriyor.

Yaşam süresi AB’nin gerisinde, anne ölümleri iki kat yüksek

Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl olarak hesaplandı. Sağlıklı yaşam süresi ise kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl ile AB-27 ortalamasının (kadın 63,3; erkek 62,8 yıl) oldukça altında kalıyor. Doğumların yüzde 99,4’ü hastanede gerçekleşiyor ve doğum öncesi bakım kapsamı yüzde 99,6’ya ulaşmış durumda. Buna karşın anne ölüm oranı 100 bin canlı doğumda 11,5 ile AB-27 ortalaması olan 6,0’ın neredeyse iki katı.

Türkiye'de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor
Türkiye’de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor

Eğitimde fark kapanıyor, STEM’de erkekler baskın

25 yaş ve üzerindeki nüfusun en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranı kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde yüzde 97,0. Okuma yazma bilmeyen nüfus içinde kadınların payı yüzde 5,1 iken bu oran erkeklerde yüzde 0,8 düzeyinde. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6, erkeklerinki yüzde 26,8. Ortalama eğitim süresi kadınlarda 2011’deki 6,4 yıldan 2024’te 8,8 yıla çıkarken, erkeklerde 8,3 yıldan 10,2 yıla yükseldi. Yükseköğretimde bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarındaki mezunların yüzde 65,8’i erkeklerden oluşurken eğitim, sağlık ve sanat alanlarında mezunların yüzde 73,1’i kadın.

İstihdamda derin uçurum sürüyor

Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8 ile AB-27 ortalaması olan yüzde 70,8’in çok gerisinde. İstihdam oranı kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde yüzde 66,9; AB-27’deyse kadınlar için bu oran yüzde 70,8. Kadın işsizlik oranı yüzde 11,8, erkeklerinki yüzde 7,1. Hanede 3 yaşın altında çocuğu olan kadınların istihdam oranı yüzde 26,9 iken aynı koşuldaki erkeklerin oranı yüzde 90,9. Çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 20,7 yıl, erkeklerde 39,7 yıl. Yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde yüzde 9. Kadınların işgücü dışı kalmasında ev işleriyle meşguliyetin payı yüzde 35. Tarım sektöründe kayıt dışı istihdam oranı kadınlarda yüzde 91,1; tarım dışı sektörde bu oran yüzde 19,4.

Siyasette ve mesleklerde temsil sınırlı kalıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın milletvekili oranı yüzde 19,9; AB-27 ortalaması yüzde 33,6. Kabinede 16 erkek bakana karşılık yalnızca 1 kadın bakan görev yapıyor. Yerel yönetimlerde kadın belediye başkanı oranı yüzde 5,6, muhtar oranı ise yüzde 3,3 ile son derece düşük düzeyde. BİST 50 şirketlerinin yönetim kurullarında kadınların payı yüzde 18,3. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarında kadın oranı yüzde 21,5. Savcılıkta kadın oranı 2006’daki yüzde 4,2’den 2024’te yüzde 18,1’e, hâkimlikte ise yüzde 28,2’den yüzde 46,6’ya yükseldi. Kadın büyükelçi oranı 2000’deki yüzde 4,6’dan 2025’te yüzde 28,4’e çıktı. Devlet üniversitelerinde kadın rektör oranı yalnızca yüzde 4,7 iken vakıf üniversitelerinde bu oran yüzde 13,7.

Kadının zamanının beşte biri ev işlerine gidiyor

Kadınlar bir günde hanehalkı ve aile bakımına 4 saat 35 dakika ayırırken erkekler yalnızca 53 dakika harcıyor. Yemek pişirme sorumluluğunu üstlenenler arasında kadınların payı yüzde 85,4, çamaşır yıkamada yüzde 85,6, çocuk bakımında ise yüzde 94,4. Ücretsiz ev işleri ve bakıcılık için harcanan zamanın toplam zamana oranı kadınlarda yüzde 17,9, erkeklerde yüzde 3,6.

Şiddete maruz kalanların neredeyse yarısı sessiz kalıyor

2024 yılı verilerine göre eşi ya da birlikte olduğu kişinin şiddetine uğrayan kadınların yüzde 52,3’ü bu deneyimini başkasıyla paylaşırken yüzde 47,7’si sessiz kalmayı tercih ediyor. Şiddeti paylaşanların yüzde 31,8’i önce kendi ailesinden bir kadına açıklıyor. Fiziksel şiddetin en büyük kaynağı yüzde 56,0 ile eş ya da eski eş. Psikolojik şiddette aile bireylerinin payı yüzde 42,0’a ulaşıyor. 2025 verilerine göre kadınların yüzde 28,2’si yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendisini güvensiz hissediyor; bu oran erkeklerde yüzde 12,3.

Türkiye'de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor
Türkiye’de her dört kadından biri gece güvensiz hissediyor

Yoksulluk ve yaşlılıkta da cinsiyet farkı belirgin

2025 yılı verilerine göre kadınların yoksulluk oranı yüzde 18,9, erkeklerinki yüzde 16,7. Okuryazar olmayan kadınların yüzde 36,0’ı yoksulluk sınırının altında yaşarken bu oran okuryazar olmayan erkeklerde yüzde 48,3. Yükseköğretim mezunu kadınlarda yoksulluk oranı yüzde 5,5, erkeklerde yüzde 3,8. 65 yaş ve üzerindeki nüfus toplam nüfusun yüzde 11,1’ini oluşturuyor; bu yaş grubunun yüzde 55,3’ü kadın. Yaşlı kadınların işgücüne katılım oranı yüzde6,5 iken yaşlı erkeklerde bu oran yüzde 21,4. Yaşlı kadınların yoksulluk oranı 2019’daki yüzde 15,9’dan 2025’te yüzde 17,9’a yükseldi.

Sporda madalya geliyor, yönetimde yer yok

Uluslararası müsabakalarda kazanılan 10 bin 202 madalyanın yüzde 46,5’ini, yani 4 bin 741’ini kadın sporcular kazandı. Milli sporcu sayısının yüzde 47,0’ı kadınlardan oluşurken 10 ulusal olimpik spor federasyonunun yönetim kurulu üyelerinde kadın oranı yalnızca yüzde 7,3 düzeyinde.

*Bu haberin yazımında yapay zekâ kullanılmıştır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.