İBB davası: Savcı 7 kişi hakkında tahliye talep etti

İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu bulunduğu İBB davasında savcı 7 kişi hakkında tahliye talep etti. Tahliye talep edilen isimler arasında İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu da yer alıyor. Duruşmanın 13. günü sona erdi.

İBB davasının 6. günü
İBB davasında tahliyeler bekleniyor: Savcılık 7 kişi hakkında tahliye talep etti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanığın yargılandığı davada ilk duruşma 13. gününde devam etti.

Duruşma, bugün, yarın ve perşembe günü, bugüne kadar savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleri ile devam edecek. Avukatlar, mahkeme heyetinin belirlediği savunma listesine göre sırayla savunma yapacak. Her avukatın yaklaşık 15-20 dakika kadar savunma yapması hakkı bekleniyor. Perşembe günü ise mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar hakkında ara karar kuracak.

Duruşmanın 13. günü saat 21.00’de sona erdi.

İBB davasında tahliyeler bekleniyor: İşte isimler

Duruşmaya, savcının tutukluluğa ilişkin mütalaasını hazırlaması için bir saat ara verildi. Aranın ardından duruşma savcısı, tutukluluklara ilişkin mütalaasını açıkladı.

Savcılık, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı sanık Fatih Yağcı, iş insanı Evren Şirolu, Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, iş insanı Ali Üner, halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın ile İBB’nin iştirak şirketi İSPER’in büro personeli Davut Bildik hakkında tahliye talep etti.

Savcılık, bu sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine, diğer sanıkların bu aşamada mevcut tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

İstanbul Barosu Başkanı Kabaoğlu avukat Pehlivan’ın tutukluluğunu eleştirdi

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kabaoğlu, Avukatlık Kanunu’nun kendisine ve baro yönetimine tanıdığı yetkiye dayanarak söz aldı. Kabaoğlu, baro üyesi avukat Mehmet Pehlivan’ın savunma görevi sürerken tutuklandığını vurguladı. 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararını değerlendiren Kabaoğlu, “Kıdemli bir avukat olarak böyle bir karardan hicap duyuyorum” dedi. Tutuklama kararının yalnızca iki kişinin beyanına dayandırıldığını belirten Kabaoğlu, yargılamanın başlangıç aşamasında itirafçı beyanlarını kesin delil saymak olanağı bulunmadığını vurguladı.

Kabaoğlu, Pehlivan’ın kaçtığına ya da delilleri karartttığına dair herhangi bir bulgu olmadığını da söyledi. Bir avukatın bu koşullarda tutuklanmasının hayatın olağan akışına ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu öne süren Kabaoğlu, “Yargının araçsallaştırılmaması gerekiyor; ceza sorumluluğu şahsidir” dedi.

STTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in avukatı 11 aylık tutukluluğu sorguladı

STTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek’in Avukatı Yiğit Gökçehan Kocaoğlu da tahliye talebiyle söz aldı. Kocaoğlu, sevk yazısındaki suçlamalar ile iddianamede yer alan hususların örtüşmediğini öne sürdü. Rüşvet iddiasına ilişkin “Sevk yok, iddia yok, dava yok ama tutuklama var” diyerek eleştirdi. Tutuklama kararında “somut delil” yerine “somut olgu” ifadesinin yer almasını da hukuka aykırı bulduğunu belirtti.

“İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” uygulamalarına ilişkin suçlamaların net olmadığını, bilirkişi raporlarının da müvekkilinin sorumluluğunu desteklemediğini savunan Kocaoğlu, veri sızıntısı iddialarının gündeme geldiği tarihlerde Geçek’in tutuklu olduğuna dikkat çekti. Örgüt üyeliği suçlaması için de dosyada somut delil bulunmadığını ileri sürdü. Kocaoğlu, müvekkilinin 11 aydır tutuklu olduğunu, üstüne atılı suçun ceza aralığının 2 ila 4 yıl arasında bulunduğunu ve aynı dosyada daha ağır suçlamalarla yargılanan bazı isimlerin tutuksuz olduğunu vurgulayarak bu durumun ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu söyledi.

Iraz Bayrak’ın avukatı 6 aylık tutukluluğa itiraz etti

Tutuklu sanık Iraz Bayrak’ın Avukatı Mehmet Burak Arıcı da mahkemede müvekkilinin tahliyesini istedi. Arıcı, Bayrak’ın “kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla 27 Ekim 2025 tarihinde tutuklandığını hatırlatarak tutukluluğun yaklaşık 6 aydır sürdüğünü vurguladı. Sunulan çok sayıda itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını öne süren Arıcı, 10 Kasım 2025’teki ilk itirazın bile değerlendirilmediğini, sonraki başvuruların ise gerekçesiz reddedildiğini söyledi.

Arıcı, müvekkilinin İBB’de “iş analisti” olarak görev yaptığını, veri işleme ya da kayıt yetkisinin bulunmadığını belirtti. İddianamede “İstanbul Senin” ile “İBB Hanem” uygulamalarının birbirine karıştırıldığını savunan Arıcı, Bayrak’ın “İstanbul Senin” projesiyle hiçbir ilgisi olmadığını söyledi. “İBB Hanem Yönetici Listesi” olarak sunulan belgelerin ise gerçekte test kullanıcılarına ait olduğunu, listede yer alan isimlerin de bunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Gözaltı görüntülerinin basına servis edilmesini eleştiren Arıcı, müvekkilinin lekelenmeme hakkının ihlal edildiğini de vurguladı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.