İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 1115. haftada Galatasaray Meydanı’nda Süleyman Cihan için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta çerçeve yasa teklifinin TBMM’ye sunulmasına da değinerek açıklamalarını okudu. Cumartesi Anneleri 1115. haftada Süleyman Cihan için adalet istedi.
Cumartesi Anneleri bu hafta ne dedi?
Cumartesi Anneleri, çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifinin TBMM’ye sunulduğunu hatırlatarak açıklamalarına başladı. Teklifin hukuk normları açısından eksiklikler içerdiğini belirten Cumartesi Anneleri, çözüm ve demokratikleşme hedefleri doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Sürecin yalnızca silah bırakanlara yönelik ceza hukuku düzenlemeleriyle sınırlı tutulamayacağını vurgulayan Cumartesi Anneleri, açıklamalarında şu sözlere yer verdi:
“Kalıcı barış, geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşilmeden ve ihlallere maruz kalanların adalet talepleri karşılanmadan kurulamaz. Bu nedenle çözüm sürecine hakikat, adalet, onarım ve bir daha tekrarlamama güvencelerini içeren geçiş dönemi adaleti mekanizmaları eşlik etmelidir. 1115. haftamızda, 45 yıl önce gözaltında kaybedilen Süleyman Cihan için ‘Unutmadık!’ diyerek bir araya geldik.”
Süleyman Cihan kimdir?
Süleyman Cihan, 31 yaşında iki çocuk babası bir öğretmendi ve aynı zamanda Galatasaray Mühendislik Yüksekokulu öğrencisiydi. 12 Eylül Askerî Darbesi’nin ardından hakkında arama kararı çıkarılan Cihan, Edirne’den İstanbul’a gelmek üzere bindiği yolcu otobüsünde sivil polisler tarafından durdurularak gözaltına alındı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü 2. Şube’nin bulunduğu Sansaryan Han’a götürüldü. Ertesi gün Gayrettepe Siyasi Şube’ye nakledildi.
Ailesi ve avukatları Emniyet Müdürlüğü ile savcılığa başvurduğunda, Cihan’ın gözaltına alınmadığı bilgisi verildi. Ancak aile, Cihan’dan haber almak için arayışını sürdürdü. Cihan’ı şubede işkence gördüğü sırada gördüklerini belirten tanıklar da mahkemelerde verdikleri ifadelerde aynı iddiaları dile getirdi ve aynı sorunun yanıtını aradı: “Süleyman Cihan’a ne oldu?”
Otopsi raporunda ise Süleyman Cihan’ın atılmadan önce öldürülmüş olabileceğine işaret eden bulgular yer aldı. Ayrıca olay raporunda belirtilen tarihten sonra Cihan’ı Emniyet’te gördüğünü söyleyen çok sayıda tanık ortaya çıktı.
Ailenin, avukatların ve tanıkların yıllar süren mücadelesi sonucunda Cihan’ın gözaltında bulunduğu döneme ilişkin yeni bilgiler gündeme geldi. Tanıkların beyanlarına göre Cihan, İstanbul Emniyeti Siyasi Şube’de günlerce işkence gördükten sonra hayatını kaybetti. Cansız bedeninin ise altıncı kattan atılarak intihar süsü verildiği öne sürüldü. Cihan’ın daha sonra Zindanarkası Mezarlığı’nın kimsesizler bölümüne “kimliği meçhul” olarak defnedildiği belirtildi.
Tanık beyanları ve sunulan delillere rağmen dosyada etkin bir soruşturma yürütülmediği belirtildi ve dava zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı. Aile ve avukatlar, dosyanın yeniden açılması talebiyle 2012’de Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Savcılık, sunulan deliller ve tanık beyanları doğrultusunda Cihan’ın işkence sonucu öldürüldüğü değerlendirmesinde bulundu. Ancak dosya bir kez daha zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.
Cumartesi Anneleri, açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı:
“Cezasızlık yalnızca failleri koruyan bir mekanizma değil, aynı zamanda hakikatin üzerini örten, mağdurların adalete ulaşmasını engelleyen bir devlet politikasıdır. Kaç yıl geçerse geçsin; Süleyman Cihan için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”








