Sevim Kahraman’ın “Ada’nın Kırık Terazisi” kitabı yayımlandı: Ailelerin adalet mücadelesi

İSTANBUL (Medyascope) – Sevim Kahraman’ın “Ada’nın Kırık Terazisi – Aile Dayanışma Ağı’nın Adalet Mücadelesi” adlı kitabı yayımlandı. Kitapta, Aile Dayanışma Ağı (ADA) çatısı altında bir araya gelen siyasetçiler ve İBB tutuklularının yakınlarıyla gerçekleştirilen söyleşiler yer aldı. Söyleşilerde, tutukluluk süreçleri, ailelerin yaşadığı zorluklar, dayanışma deneyimleri ve adalet arayışı ele alındı.

Sevim Kahraman’ın "Ada’nın Kırık
Sevim Kahraman’ın “Ada’nın Kırık Terazisi” kitabı yayımlandı: Ailelerin adalet mücadelesi

Sevim Kahraman’ın kaleme aldığı “Ada’nın Kırık Terazisi – Aile Dayanışma Ağı’nın Adalet Mücadelesi”, Aile Dayanışma Ağı (ADA) çatısı altında bir araya gelen siyasetçiler ve İBB tutuklularının yakınlarıyla gerçekleştirilen söyleşileri bir araya getirdi.

Sevim Kahraman, Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan kitabının önsözünde, gazeteci eşi Merdan Yanardağ’ın tutukluluğundan hareketle adalet, basın özgürlüğü ve dayanışma vurgusu yaptı.

Kitapta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, seçilmiş Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in kızı ve avukatı Seraf Özer, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun eşi Tuba Torun Erdoğdu, İPA Başkanı Buğra Gökce’nin eşi Filiz Gökce, İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun, Esenyurt Belediyesi çalışanı Cem Akyüz’ün annesi Seher Akyüz, eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Dr. İpek Elif Atayman’ın oğlu Efe Çakır ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe ile yapılan söyleşiler yer aldı.

Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025 sabahını anlatırken, kapıda yüzlerce polisi gördüğünde ilk hissinin “derin bir şaşkınlık” olduğunu, sürecin bu kadar uzayacağını ve ağır suçlamalarla karşılaşacaklarını düşünmediğini söyledi.

Dilek Kaya İmamoğlu, “Hukukun işleyeceğine, gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkacağına inanmak istedim. Ama bu sürecin bu kadar uzayabileceğini, bu kadar temelsiz iftiralarla ve suçlamalarla karşı karşıya kalınabileceğini düşünemedim. Zaman geçtikçe şaşkınlığın yerini daha derin bir üzüntü ve sorgulama aldı. Çünkü mesele sadece bir kişi değil; bir anlayış, bir yaklaşım meselesi haline geliyor. Bugün geriye dönüp baktığımda, o sabah hissettiğim şeyin adı sadece şaşkınlık değilmiş; aynı zamanda yaklaşmakta olan uzun ve ağır bir sürecin ilk adımıymış” dedi.

“Öfke, öfke, öfke…”

Seraf Özer, babası Ahmet Özer’in tutuklanmasını anlatırken ilk üç kelimesini “Öfke, öfke, öfke…” olarak özetledi. Seraf Özer, babasının gözaltına alındığı gün kendisine, “Bu bana değil, İBB’ye, İmamoğlu’na yapılan bir operasyon. Benden başladılar” dediğini belirtti..

Tuba Torun Erdoğdu, eşi Aykut Erdoğdu’nun gözaltına alındığı günü anlatırken, “Canımın bir parçası gözaltına alınıyor. Bedenim büyük bir panik yaşıyordu ama mantığım soğukkanlıydı” dedi. Tuba Torun Erdoğdu, Aykut Erdoğdu’nun, İBB soruşturmasını duyduğunda “Mümkün değil, nasıl olabilir” tepkisini verdiğini söyledi.

Filiz Gökce, Buğra Gökce’yle ezaevinde evlenmelerini anlatırken, “Cezaevinde evlenmek devrimci bir eylemdir” sözünden etkilendiklerini belirtti. Filiz Gökce,“Sevgimizle, aşkımızla direnmek istedik” ifadelerini kullandı. Filiz Gökce, nikâh fotoğraflarının kendilerine verilmediğini anlatırken, Buğra Gökce’nin, “Bu fotoğraflar tarihe tanıklık ediyor. Bunları bir gün mutlaka alacağız” dediğini aktardı.

“Nefret ediyorum kapalı görüşten”

İpek Elif Atayman’ın oğlu Efe Çakır, annesinin gözaltına alındığı sabahı anlatırken, “Sabah 6.00’da telefonum çaldı. Sağlıkla ilgili bir durum sandım” dedi. Çakır, eve yapılan şafak operasyonuna tepki olarak “Şafak operasyonu mu bu, biz terörist miyiz” diye konuştu.

Seher Akyüz ise yaşadıkları sürecin yalnızca kendi ailelerini değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurguladı. Akyüz, şunları söyledi:

“Bu ülke bizim. Gidecek başka yerimiz yok. A partisi, B partisi önemli değil; önce insan olmak önemli.”

Gözde Bahçetepe, eşi Hakan Bahçetepe’nin tutukluluğunun bu kadar uzun süreceğini düşünmediklerini belirtti. Bahçetepe, “Girsek bile en fazla iki-üç ay sonra çıkarız diyorduk. Hiç öngördüğümüz gibi olmadı” dedi.

Tutukluluk sürecinin kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerini anlatan Bahçetepe, “Nefret ediyorum kapalı görüşten”, “Kapının zil sesi bana travma oldu” ve “5-6 yaşındaki bir çocuk bir anda 15 yaşına geliyor” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş