Girne’deki feribot faciasından kurtulanlar anlatıyor: “Camları kırıp insanları kurtardık”

Girne gemi kazası

Çıkışa yöneldik. Çoktan bir izdiham oluşmuştu. Can yeleklerini bulamadık. Kapıları üzerimize kapattılar ve çıkamadık.”

Girne’deki feribot faciasından kurtulanlar yolcular, kazanın nasıl göz göre göre geldiğini bu sözlerle anlattı. Yolcular geminin önce su almaya başladığını, uyarılara rağmen yoluna devam ettiğini ve tahliye başladığında büyük panik yaşandığını söyledi.

Girne’den Taşucu’na gitmek üzere yola çıkan ve Kıbrıs açıklarında alabora olan feribot faciasından kurtulan yolcular, gemide yaşananları anlattı.

267 yolcu ve mürettebatı taşıyan feribotun batması sonucu sekiz kişi hayatını kaybetti, 18 kişi ise hâlâ kayıp. Arama-kurtarma çalışmaları Türkiye ve KKTC ekiplerinin katılımıyla sürüyor.

Kurtulanların anlattıkların göre feribotta önce yüksek sesler duyuldu, ardından içeri su girmeye başladı. Yolcuların geri dönülmesi yönündeki uyarılarına rağmen geminin bir süre daha yoluna devam ettiği öne sürüldü.

Geminin su almaya başladığı anlara ait görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.

Kurtulan bir yolcu geminin su almaya başladığı sırada görevlilere haber verildiği ancak yolculara “bir şey olmaz” denildiğini anlattı. Yolcu, “Can yeleklerinizi giyin, hazır olun deseler hiç kimseye bir şey olmazdı” diyerek tahliyenin organize edilmediğini söyledi.

Aynı yolcu, feribotun ön tarafında bir darbe meydana geldikten sonra geri dönmeye çalıştığını, ardından yan camların kırıldığını ve geminin hızla su aldığını anlattı:

“Ön taraf patladı. Dönmeye çalıştı bu sefer. Dönemeyince de geminin yan camları patladı. Camlar patlayınca yarıya kadar su aldı. Kaçan kaçtı, kaçamayan da içeride kaldı.”

Girne’deki feribot faciasından kurtulanlar anlatıyor: “Suya girmiyordu, uçuyordu”

Kıbrıs basınına konuşan başka bir yolcu ise feribotun dalgalı denizde çok hızlı ilerlediğini söyledi. “Suya girmiyordu, uçuyordu. Dalgaların üzerinden zıplaya zıplaya gidiyordu” diyen yolcu, daha sonra bazı noktalardan içeri su fışkırmaya başladığını ve koltuklardan birinin parçalanmasının ardından panik çıktığını anlattı.

Bazı yolcular da feribot alabora olmadan önce pruva bölümünde bir patlama ya da güçlü bir darbe meydana geldiğini söyledi.

Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde de yolcuların geminin geri dönmesini istediği, ardından can yeleklerini giymeye çalıştığı ve feribotun yan yatmasıyla büyük bir kargaşa yaşandığı görülüyor.

Yolcuların bir kısmı gemide yeterli sayıda can yeleği bulunmadığını öne sürdü. Görüntülerde can yeleği giyen yolcuların yanı sıra yeleksiz kişilerin de bulunduğu görülüyor.

“Çocukların boğulduğunu gördük”

Faciadan kırılan bir camdan çıkarak kurtulan Serkan Kunduracı, DHA’ya yaptığı açıklamada denizde çocukların ve yüzme bilmeyen insanların yaşamını yitirdiğine tanık olduğunu söyledi.

“Yüzme bilmeyenlerin denizde öldüğünü gördüm” diyen Kunduracı, bazı kişilerin panikle can yeleği almadan suya atladığını anlattı. Kunduracı geminin tahliye edilmeye başladığı sırada içeride büyük bir izdiham oluştuğunu söyledi:

“Çok fazla çığlık vardı. Arkada kalan, çıkamayan insanlar vardı. İnsanlar üst üste yığılmıştı. Altta kalanlar şanssız olanlardı, orada kaldılar.”

Kunduracı, gemi su almaya başladığında mürettebatın durumu kontrol ettiğini ancak kendilerine büyük bir sorun olmadığı, su sızıntısının gevşeyen bir bağlantıdan kaynaklandığının söylendiğini de aktardı.

“Kapıları kapattılar, çıkamadık”

Kurtulan yolculardan Deniz Özpolat da tahliye sırasında yaşanan paniği anlattı.

“Çıkışa yöneldik. Çoktan bir izdiham oluşmuştu. Can yeleklerini bulamadık. Kapıları üzerimize kapattılar ve çıkamadık” diyen Özpolat, kapıların daha sonra açıldığını ve yolcuların denize atladığını söyledi.

Özpolat, feribot yan yatmaya başladıktan sonra bazı yolcuların camları kırarak içeride kalanları çıkardığını anlatarak, “Camları kırdık ve insanları kurtardık. Açıkta bir aile vardı, çocuklar vardı” dedi.

“İnsanlar ‘Beni de alın’ diye bağırıyordu”

Kurtarma çalışmalarına Sahil Güvenlik ekiplerinin yanı sıra bölgedeki özel tekneler de katıldı.

Su sporları işletmecisi Muhammed Özçelik, teknesiyle olay yerine ilk ulaşanlardan biri olduğunu ve denizdeki yolcuları çıkarmaya başladıklarını söyledi. Özçelik, teknenin kapasitesini aşacak kadar yolcu aldıklarını belirterek, “İnsanlar ‘Beni de alın, beni de alın’ diyordu. Kapasitemiz dolmuştu ama kapasitenin çok üzerinde insan aldık. İnsanlar hayatları için mücadele ediyordu” dedi.

Teknesiyle yaklaşık 65 kişiyi kurtaran Mustafa Koç ise BBC’ye denizin oldukça dalgalı olduğunu söyledi. Koç, mürettebatın yola çıkmadan önce denizin sakinleşmesini beklemesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.

Koç ayrıca feribotun bir gün önce Girne’ye geldiğinde ön tarafında bazı hasarlar bulunduğunu öne sürdü.

İki çocuğunu arayan baba: “Kurtaramadım evladımı”

Kayıp 18 kişiden haber bekleyen ailelerin Girne Turizm Limanı önündeki bekleyişi ise sürüyor. Faciadan eşi ve bir çocuğuyla kurtulan Hayri Biçer’in 12 yaşındaki kızı ile altı yaşındaki oğlundan hâlâ haber alınamıyor.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan Biçer, gemide yaşananları şöyle anlattı:

“Gemide aniden sesler gelmeye başladı, alttan aşırı dalgalar vurmaya başladı. Ondan sonra su çıkmaya başladı. ‘Geri dön, su almaya başladı’ dendi, aldırış edilmedi, devam edildi.”

Kazadan sorumlu olduğunu düşündüğü kişilerden şikâyetçi olduğunu söyleyen Biçer, “Elimden geleni yaptım ama kurtaramadım çocuklarımı. 12 yaşında kızım ve altı yaşında oğlum. Ümidim kesildi artık, belki kurtulmuşlardır ama sanmıyorum. Kurtaramadım evladımı, kurtaramadım” dedi.

Anne Ayten Biçer ise çocuklarından gelecek haberi beklerken, “Ben nasıl yaşayacağım bilmiyorum” diye feryat etti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş