Avrupa’nın en iyi dört kadın futbol takımı

2026 UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde yarı finalistler belirlendi. Bayern Münih, Barcelona, Arsenal ve Lyon bu sene Avrupa’nın en iyi dört takımı oldu. Peki nasıl?

Devler Ligi’nde her sene olduğu gibi Batı Avrupa takımları zirvede. Kadın futboluna seneler önce ayak basanlar, bununla kalmayıp yatırımı arttıranlar, başarı yakaladıkça yedikleri meyvenin kalitesinin ve potansiyelinin farkına varanlar…

Şampiyonlar Ligi’nde bu sene yeni bir format uygulandı. Erkeklerde ilk kez geçen yıl denenen lig aşamasına kadınlarda da geçildi. Buna göre 16 takımlı ve dört gruplu sistemin yerini 18 takımlı lig formatı aldı. Yani ligin popüler simalarının arasına iki takımın daha başını sokabileceği bir fırsat doğdu. Bunu değerlendirenler de Belçika ile ilk kez Devler Ligi atmosferi soluyan Leuven ve İspanya’nın Barcelona ve Real Madrid’den sonra üçüncü katılımcısı Atletico Madrid oldu.

Avrupa’nın en iyi dört kadın futbol takımı

Burada, özellikle Avrupa yolunda taze olanların fırsat kovalamasının önemi büyük. Ligde sonuncu olmanın, devlere karşı fark yemenin, kimi maçlarda puan kovalamayı hedeflerken hayal kırıklığına uğramanın utanç duyulacak bir yanı yok. Çünkü yer almak ve yerini kazıya kazıya burada iz bırakmak ilk ve en önemli adım. Oyuncuların, teknik ekiplerin, Avrupa’da oynanan kadın futbolu hakkında yeterli fikre sahip olmayan bazı kulüp yönetimlerinin ve hatta taraftarların, bu devler buluşmasında “acı çekmekten” korkmaması, -bahsi arttırıyorum- buna hevesle yaklaşması gerekli. Kalıcılık ve başarı bu şekilde elde ediliyor çünkü.

Bu sene şampiyonada yarı final bileti alan dört takım da yine serüvenlerine uzun zaman önce başlamış köklü ekipler oldu. Yeni gelenlere onları bir adım öteye taşıyacak dersler niyetine geçen acılar çektirdiler, ardından kupaya odaklandılar.

Alanında en iyi bu dört ekibin sezon hikâyeleri okumaya değer.

Bayern Münih

Almanya’da tahtı Frankfurt ve Wolfsburg’dan alan Bayern Freuen, birkaç yıldır tıpkı erkek takımı gibi Bundesliga’nın tepesinde. Ancak yükselişlerini Avrupa’ya yansıtmaları süre aldı. Bu sene Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale kalan dört takım arasında en tecrübesiz takım da Bavyera ekibi zaten. Daha önce hiç çeyrek finallerin ötesini görememişlerdi.

Aslında bu sezon Devler Ligi’ne çok kötü başladılar. İlk maçları son beş yılın finalisti Barcelona karşısındaydı. Deplasmanda tam yedi gol yediler. Bu şok mağlubiyet taraftarı ve kamuoyunu korkutmuştu fakat kendileri bunu bir uyanış olarak gördüler; silkilip yollarına devam ettiler. Üçüncü maç haftası oynanan Arsenal maçı ise ayağa kalkış karşılaşmaları oldu. İki golle geriye düştükleri maçı, takımın genç ayağı Alara Şehitler ve yıldızı Klara Bühl’ün üstün performansıyla döndürmeyi başardılar. Kendi taraftarının önünde aldıkları bu galibiyet, onlara yarı finale uzanacak özgüveni verdi.

Lig aşamasını dördüncü sırada tamamladıkları için doğrudan çeyrek final bileti aldılar. Oradaki rakipleri de bu sene Şampiyonlar Ligi’ne ilk kez ayak basan İngiliz takımı Manchester United oldu. 2018’de kurulan Kırmızı Şeytanlar’ın kadın takımı, bulunduğu ligin kalitesi ve kulübün kendisinin büyüklüğüyle sekiz yılda Devler Ligi çeyrek finali oynayabilecek seviyeye yükselmişti. Fakat Bayern, onlara ötesini görebilmek için henüz erken olduğunu belirterek iki maçta da Manchester ekibini mağlup etti. Hem de bunu takımın yıldızı Klara Bühl’ün sakatlığı sebebiyle kadroda olmamasına rağmen başardı.

Şimdi Bavyera ekibinin önünde, sezon başında kalelerine yedi gol gönderen Barcelona var. Final hayali kuruyorlar fakat her sene seviyelerinin üstüne koya koya gitmenin önemi ve değerinin pek tabii farkındalar.

Barcelona

Son beş yılın şampiyonu ve kupayı üç kez kazanan Barcelona, sezona hem iyi hem de kötü başladı. Geçen yıl Lizbon’daki finalde kupayı Arsenal’a kaptıran Katalan ekibi, yaz aylarında bir nevi daralmaya gitmişti. Bazı oyuncuları göndermiş, yerlerini de doldurmamışlardı. Buna rağmen Devler Ligi’ne sükseli Bayern zaferiyle giriş yaptılar. Ardından oynadıkları her kulvarda aldıkları kusursuz sonuçlarla yollarına devam ettiler.

Avrupa’nın en iyi dört kadın futbol takımı
Avrupa’nın en iyi dört kadın futbol takımı

Şu an Katalan ekibinin tek problemi, üç kez Ballon d’Or ödülüyle taçlandırılan sihirli ayakları Aitana Bonmati’den mahrum olmaları. Çeyrek final maçlarında yerel rakipleri Real Madrid’i bir kez daha rencide edercesine mağlup ettiler; bu sebeple Bonmati’nin yokluğu şimdiye dek pek de hissedilmedi. Fakat artık önlerinde kolay maçlar olmayacak. Neyse ki, kasım ayından beri forma giymeyen İspanyol yıldızın sezon bitmeden geri döneceği konuşuluyor.

Arsenal

Son Şampiyonlar Ligi şampiyonu Arsenal, geçtiğimiz mayıs ayında kendisinin ve İngiltere’nin ikinci Avrupa kupasını kazanırken oraya kolay bir yoldan gelmemişti. Sezon ortasında teknik direktörüyle yollarını ayıran Kuzey Londra ekibi, takımın başına geçici olarak yardımcı antrenörü Renee Slegers’ı getirmişti. 36 yaşında, Ada’nın en başarılı kadın futbolu takımını çok kötü bir zamanda idaresine alan Slegers, sezon sonunda Devler Ligi kupasını kazandı. Sözleşmesini uzatarak da Arsenal’da daimî hâle geldi.

Bu sezona kadroya önemli ilaveler yaparak girdiler. Herkes daha da iyi olacaklarını beklerken âdeta bir Arsenal geleneği olarak kış aylarını bir kez daha gerçekten kötü geçirdiler. Lig aşamasında geçen yıl yarı finalde eledikleri Lyon’a yenildikten sonra artık onlara travma haline gelen Bayern deplasmanından da mağlup ayrıldılar. Toparlanmaları sezonun ikinci yarısını buldu.

Çeyrek finaldeki rakipleri, İngiltere ligindeki azılı düşmanları Chelsea’ydi. Senelerdir ligi domine etmesine rağmen Avrupa’da bir türlü istediğini yapamayan Maviler, bol çekişmeli iki maçın sonunda mağluptu. Arsenal ise bir kez daha yarı final bileti aldı. Buradaki rakipleri de tıpkı geçen seneki gibi Lyon oldu.

OL Lyonnes

Kupayı sekiz kez evine götüren ve tartışmasız şekilde Avrupa’nın en başarılı takımı olan Lyon, bu sene çok iyi durumda. Futbol dünyasının yeni patronlarından Michele Kang, satın almasıyla himayesinin en köklü kulübü haline getirdiği Lyon’da kadın takımının resmî ismini Lyonnes (Fransızca’da yine Lyon diye okunuyor) olarak değiştirdi. Daha büyük bir marka haline getirmeye çalıştığı takımın zaten kaliteli olan kadrosu için para harcamaktan da hiç çekinmedi. Wolfsburg’un genç yeteneği Jule Brand’ı ve Hollanda yerine ABD milli takımını tercih eden 18 yaşındaki Lily Yohannes’i Lyon’a gelmeye ikna etti.

Bu sezon yer aldığı her kulvarda sorunsuz günler geçiren Fransa ekibinin tek tökezlemesi çeyrek finallerde, Avrupa’daki ezeli rakipleri Wolfsburg’a karşıydı. İlk maçta mağlup olduktan sonra evlerindeki ikinci karşılaşmada da gerim gerim gerildiler. Uzatmaya giden eşleşmeyi, işler penaltı vuruşlarına kalmadan Wolfsburg’un çok güçlü iradesini kırarak kazandılar. Bu zafer de onları bir kez daha Arsenal ile oynayacakları yarı finallere taşıdı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.