İSTANBUL (Medyascope) – Ruşen Çakır, “Ekrem İmamoğlu‘nun karnesi” başlıklı videosunda son araştırma verilerine göre Ekrem İmamoğlu’nun mağduriyet etkisiyle güçlendiğini ancak bu etkinin geniş bir siyasi karşılığa dönüşmediğini söyledi.
Bilmeniz gerekener
- Ruşen Çakır, Ekrem İmamoğlu’nun mağduriyet etkisiyle güçlendiğini ancak bu etkinin geniş siyasi karşılığa dönüşmediğini belirtti.
- Araştırmalara göre, katılımcıların çoğu İmamoğlu’nun liderlik vasfının zayıfladığını düşünüyor.
- Mağduriyetin tek başına liderlik üretmeyeceğini, güçlü bir siyasi anlatıya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
- CHP’de iki ana aktör öne çıkıyor, ancak güçlü kadrolar oluşturmakta zorlanıyorlar.
- İmamoğlu’nun adaylığına dair tartışmalar devam ediyor ve CHP’nin güçlü politikalar üretmesi gerektiği vurgulandı.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, son programında kamuoyu araştırmalarına dayanarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Ekrem İmamoğlu’nun siyasal etkisini değerlendirdi. Çakır, özellikle “İmamoğlu paradoksu” olarak tanımlanan duruma dikkat çekti.
Veri Enstitüsü’nün iki farklı dönemde yaptığı araştırmayı aktaran Çakır, İmamoğlu’nun son bir yılda yüzde 41 oranında “mağduriyet etkisiyle güçlenen lider” olarak görüldüğünü, ancak bu yükselişin sınırlı kaldığını vurguladı. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 24’ü İmamoğlu’nun sadece kendi seçmeninde güç kazandığını, yüzde 20’si etkisinin zayıfladığını, yüzde 15’i ise liderlik vasfını kaybettiğini düşünüyor.
Ruşen Çakır, bu tabloyu “herkesi kapsayan bir liderleşme değil, sembolik etkisi artan ama siyasi karşılığı netleşmemiş bir figür” sözleriyle yorumladı.

“Mağduriyet tek başına lider üretmez”
Programda araştırmanın en kritik bulgusunun, mağduriyetin nasıl işlendiği meselesi olduğunu söyleyen Çakır, mağduriyetin kendiliğinden bir liderlik üretmeyeceğini, bunun bir programa ve güçlü bir siyasi anlatıya bağlanması gerektiğini ve bu sürecin de esas olarak CHP’nin kapasitesine bağlı olduğunu ifade etti.
İmamoğlu’nun cezaevinde “sembol” haline geldiğini belirten Çakır, bu sembolün kalıcı bir siyasi güce dönüşmesinin parti örgütü ve siyasal üretimle mümkün olacağını söyledi.
CHP’de “iki aktörlü yapı” vurgusu
Çakır’a göre CHP’de şu an iki temel aktör öne çıkıyor: Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu. Ancak parti, bu iki ismi destekleyecek güçlü kadrolar oluşturmakta zorlanıyor.
Parti içinde mobilizasyon yaratabilecek yeni figürlerin öne çıkmadığını, yardımcı kadroların kamuoyunda güçlü etki üretemediğini belirten Çakır, İmamoğlu’nun iletişiminin ise hem sınırlamalar hem tekrar riski nedeniyle zayıfladığını ifade etti.
Çakır, bu durumun CHP’nin siyasal etkisini sınırladığını belirtti.
İktidar baskısı ve gündem dağıtma stratejisi
Çakır, iktidarın yargı hamleleriyle CHP’yi sürekli yeni krizlerle meşgul ettiğini de söyledi. Bu durumun partinin kendi gündemini kurmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Özellikle yerel olaylar ve soruşturmalar üzerinden CHP’nin savunmada kaldığını belirten Çakır, bu tabloyu “gündem kuramayan bir muhalefet” sorunu olarak değerlendirdi.
Aday tartışmaları sürüyor
Programda, İmamoğlu’nun adaylığına ilişkin tartışmaların da devam ettiği vurgulandı. Mansur Yavaş, Özgür Özel ya da farklı isimlerin adaylığına dair spekülasyonların arttığını belirten Çakır, Özel’in “adayımız İmamoğlu” söyleminin tek başına yeterli olmadığını söyledi.
Çakır, başlangıçtaki toplumsal ilgi ve desteğin zamanla zayıfladığını ancak bunun kalıcı olmadığını ifade etti. Ekonominin iktidarın en zayıf noktası olduğunu belirten Çakır, CHP’nin bu alanda güçlü politikalar üretmesi halinde yeniden ivme yakalayabileceğini söyledi.
- Kılıçdaroğlu’nun referandum karnesi
- Yerel seçimler öncesi İBB Meclisi: AKP ve MHP’nin gündemi Ekrem İmamoğlu’nun karnesi, CHP ve İYİ Parti’nin gündemi deprem ve rant
- Can Atalay’ın milletvekilliği düşürüldü | İşte Meclis’in vekillik düşürme karnesi
- Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun zorlu sınavı
- 19 Mart’ın birinci yılı: Kim ne kazandı, ne kaybetti? Ruşen Çakır yorumladı








