Gazeteci Bakışı (8): Hasan Basri Akdemir ile söyleşi | “Gazetecinin görevi güçle sorunlu olmaktır”

İSTANBUL (Medyascope) – Gazeteci Bakışı’nda bu hafta Hasan Basri Akdemir, Türk medyasının güncel durumunu, İBB davasını ve gazetecilik etiği üzerine Medyascope programcısı Alişer Delek’e değerlendirmelerde bulundu. Akdemir, “Gazetecilikte ‘mahalle’ kavramına inanmıyorum, gazeteci her iki tarafı da eleştirebilmeli” dedi.



Videonun özeti

  • Hasan Basri Akdemir, Türk medyasının güncel durumu ve etik ihlalleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
  • Gazetecilerin, iddianameyi beklemeden yorum yapmalarının yanlış olduğunu vurguladı.
  • Sızdırılan görüntüleri etik dışı ve siyasi amaçlı buldu, bu tür uygulamaların CHP’nin ahlaki üstünlüğüne zarar verdiğini belirtti.
  • Türk medyasının ahlaki üstünlüğü kaybetmemesi gerektiğini, geçmiş hatalardan ders çıkarılması gerektiğini ifade etti.


Gazeteci Bakışı’nın bu bölümünde  Alişer Delek ve konuğu Hasan Basri Akdemir, medyanın etik sınırlarından sızdırılan görüntülere, uyuşturucu operasyonlarının haberleştirilmesinden İBB davalarına kadar gündemdeki başlıkları masaya yatırdı.

“İddianameyi beklemeden yorum yapmak yanlış”

Hukuki süreçlerin haberleştirilmesinde yaşanan etik ihlallere dikkat çeken Akdemir, şu noktaları vurguladı:

* Yargısız infazdan kaçınılmalı: Gözaltı tutanakları veya polis fezlekeleri yerine iddianameyi bekleyerek yorum yapmanın mesleki bir zorunluluk olduğu ifade edildi.

* Somut delil şartı: Gazetecilerin kanıtı olmayan iddiaları ima yoluyla dahi olsa yaymaması, her argümanı somut delillerle desteklemesi gerektiği belirtildi.

* Sızdırılan görüntüler: Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın bornozlu gözaltı görüntülerinin servis edilmesini “etik dışı ve siyasi amaçlı” olarak nitelendiren Akdemir, bu tür uygulamaların CHP’nin ahlaki üstünlük söylemine zarar verdiğini söyledi.

Gazetecinin görevi
Gazeteci Bakışı (8): Hasan Basri Akdemir ile söyleşi | “Gazetecinin görevi güçle sorunlu olmaktır”

İBB davası ve “Hafriyat” dosyası

Hasan Basri Akdemir, Silivri’de takip ettiği İBB iddianamesi üzerindeki gözlemlerini de paylaştı. İddianamenin zayıf noktaları (tanınmayan örgüt yöneticileri, kanıtlanamayan rüşvet iddiaları) olsa da “Hafriyat” dosyasının içerik açısından güçlü olduğunu ve Ekrem İmamoğlu ile ekibini zorlayabileceğini belirtti. Akdemir, bu davaların İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı süreciyle doğrudan ilişkili olabileceği tezini de gündeme getirdi.

Ahlaki üstünlük ve medya etiği

Delek ile Akdemir, Türk medyasının bu dönemde iyi bir sınav vermediği eleştirisinde bulundu. Akdemir, muhalefetin her şeyi kaybetse bile “ahlaki üstünlüğü” kaybetmemesi gerektiği uyarısını yaptı. 

Geçmişteki FETÖ davalarında yapılan hatalardan ders çıkarılması gerektiği hatırlatılarak, medyanın topluma karşı dürüst olma sorumluluğu bir kez daha vurgulandı.

Alişer Delek, programda medya sektöründeki deneyimlerine dair bir parantez açtı. Türkiye’nin radikalleşen ve aşırı politize olan haber ortamında tarafsız kalmanın zorluklarına değinen Delek, “muhalefet medyası” ile “muhalif/eleştirel medya” arasındaki farkın hayati olduğunu belirtti. 

Gazetecinin görevinin güçle sorunlu bir pozisyon almak olduğunu kaydeden Delek; iktidarı, muhalefeti ve iş dünyasını kamu yararı adına sorgulayan bir anlayışın hakim kılınması gerektiğini vurguladı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.