Pedro Sánchez yazdı: Sosyal medya çocuklar için neden tehlikeli?

çocuklar ve sosyal medya

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Financial Times’ta yayımlanan yazısında çocukların sosyal medyadan korunmasının “ertelenemez bir zorunluluk” savundu. Sánchez, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirme planını anlattığı yazısında teknoloji şirketlerinin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekti. Sánchez’in yazısını sizler için Türkçeleştirdik.

1910 yılında fotoğrafçı Lewis Hine, Vermont’taki bir pamuk fabrikasına gizlice girdi ve iplik eğirme makinesinin başında duran küçük bir kızın fotoğrafını çekti. Fotoğrafın altına da “kansız küçük iplikçi” yazdı. 12 yaşındaki bu küçük kız, günde 12 saat çalışıyor ama aldığı düşük ücretle yemeğini zor karşılayabiliyordu.

Lewis Hine’ın 1910 yılında çektiği, 12 yaşındaki Addie Card’ın fotoğrafı.

O yıllarda çocuk olmak zordu. Hastalık ve yetersiz beslenme, tarlalarda, madenlerde ve fabrikalarda yaşanan korkunç çalışma koşullarıyla daha da ağırlaşıyordu. yüzyılda bazı ilerici siyasetçiler bu tabloyu değiştirmeye çalıştı ancak sanayiciler buna karşı çıktı. Ortada yeterince kesin kanıt olmadığını, denetimin eksiksiz yapılamayacağını, ailelerin bu gelire ihtiyaç duyduğunu söylediler. Hatta bazıları çocuk işçiliğini yasaklamanın, çocukların temel haklarını ihlal edeceğini bile savundu; devlete, onların çalışma özgürlüğünü ellerinden alma hakkı tanımadılar.

Tarih bu argümanları haklı çıkarmadı. Bugün çocuk hakları demokrasilerimizin temel direklerinden biri olarak kabul ediliyor. Çocukları korumak tercihe bırakılabilecek bir mesele değil. Bu, hem hukuki hem de ahlaki bir sorumluluk. Yine de hükümetim 16 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklama ve buna uymayan teknoloji milyarderlerini yargılama niyetimizi açıkladığında, aynı argümanlar yeniden ortaya çıktı.

Bazıları, çocukların fabrikalarda uğradığı zararla dijital dünyada maruz kaldıkları zararın aynı şey olmadığını söyleyebilir. Ama bu doğru değil. Giderek büyüyen literatür, ergenlerin neredeyse beşte ikisinin sosyal medyada aşırı zaman geçirdiğini ve geçirilen her ek saatin depresyon riskini yüzde 13 artırdığını gösteriyor. Araştırmalar ayrıca çocukların çoğunun internette istemedikleri cinsel içeriklerle karşılaştığını ortaya koyuyor. Grok’un kullanıma açılmasının ardından yalnızca ilk 11 gün içinde X’te 3 milyondan fazla sahte çıplak görsel paylaşıldı.

Sosyal medya şirketleri bu zararların farkında. Çeşitli davalar sırasında ortaya çıkan sayısız şirket içi rapor, yalnızca bu yıkımın bilindiğini değil, belli ölçüde buna göz yumulduğunu da gösteriyor.

Bugüne kadar hükümetler sosyal medya alanını düzenlemekte zorlandı. Bunun sonucu olarak da sosyal medya, yasaların neredeyse işlemediği, suçların ise nadiren cezalandırıldığı bir “vahşi batı”ya dönüştü. Ama artık başarısız olma lüksümüz yok. Çünkü çocuklarımızın sağlığı, güvenliği ve onuru söz konusu. Ulusal ve uluslararası bütün düzenlemelerimiz aynı temel ilkeye dayanır: Hiçbir ürün, yeterince test edilmeden piyasaya sürülemez. Hiçbir ilaç klinik deneylerden geçmeden hastaya ulaşamaz. Hiçbir otomobil zorunlu güvenlik donanımları olmadan fabrikadan çıkamaz. Oyuncak sektöründe ise boğulma riski taşıdığı kanıtlanan tek bir unsur bile, tüm ürün serisinin raflardan kaldırılması için yeterli. Sosyal medya söz konusu olduğunda ise, başka hiçbir alanda kabul etmeyeceğimiz bir şeyi olağanlaştırdık: Çocukların, zarar ihtimalinin değil, zarar gerçeğinin belgelenmiş olduğu bir ortamda büyümesini.

Buna artık son vermeliyiz. Çocuklar için sosyal medya yasaklanmalı. Bu adım, Birleşik Krallık’ta ve Avrupa Birliği’nin en büyük beş ülkesinde yetişkinlerin yüzde 70’inden fazlası tarafından destekleniyor. İspanya bu konuda yalnız değil. Bu hafta Fransa ve 12 başka ülkeyle birlikte Avrupa Birliği düzeyinde eşgüdümlü bir girişimi ilerletiyoruz. İspanya’da da bu yasağı ve daha kapsamlı önlemleri içeren çocuk koruma yasasını oylamaya sunmak için son aşamaya geldik. X, Instagram ve TikTok gibi şirketleri, bağımlılığı, kaygıyı ve nefreti besleyen tüm unsurları algoritmalarından çıkarmaya zorlamalıyız. Buna uymayanların da hukuk önünde hesap vermesini sağlamalıyız.

Hükümetim, böyle bir yasağın beraberinde getireceği güçlüklerin tamamen farkında. Bunun uygulanması kolay olmayacak. Kuralları aşmaya dönük girişimler de olacak. Ama bu zorlukların hiçbiri çocukları koruma sorumluluğumuzun önüne geçemez. Aynı zamanda yurttaşlarımıza, Elon Musk ya da Mark Zuckerberg gibi teknoloji oligarklarının hukukun ya da kamu yararının üstünde olmadığını da göstermeliyiz. Bu milyarderler ne kadar zengin ve güçlü olursa olsun, kontrol onlarda değil. Kontrol demokrasilerde.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.