İBB davası, 26. gününde devam edecek. Davanın 26. gününde Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan savunma yapacak.
Davanın 26. günü için Medyascope muhabirleri Furkan Karabay ve Fırat Fıstık Silivri’de. Medyascope editörleri Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davayla ilgili gelişmeleri size gün boyu canlı aktarım sayfasından iletecek.
Oya Tekin’in eşi Celal Tekin: "Koğuşta, bir metre kare yer düşmüyor bize"
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi Celal Tekin, koğuşta yaşadıklarını anlattı ve “Koğuşta, bir metre kare yer düşmüyor bize. Bu nasıl bir vicdansızlık bir neyin suçunu işledik de bunları yaşıyoruz, orada yatan herkese yazık. Bir mezar verseniz o mezarda yatmaya bile razıyım ben” dedi.
Celal Tekin şunları ifade etti:
“Gözaltına alındığımdan itibaren verdiğim ifadelerin hiçbirinde çelişki yok. Tutarlı ifade verdim, hiçbir zaman da şüpheye düşmedim. Ama benimle ilgili ifade veren kişilerin ifadelerindeki çelişkiyi hepimiz gördük. Ben bu çelişkilerden söz etmek istiyorum çünkü 10 aydır tutukluyum. Eylem 62’de Adıyaman Belediyesi'ndeki tüm sanıklar dinlendi ve deliller toplandı. Sanıklar beni tanımadıklarını, benimle görüşme yapmadıklarını ifade etti. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi Celal Tekin, koğuşta yaşadıklarını anlattı ve “Kaldığımız koğuşta, bir metre kare yer düşmüyor bize. İnsanların üstüne basmadan yürümeye çalışıyoruz. Bu nasıl bir vicdansızlık bir neyin suçunu işledik de bunları yaşıyoruz, orada yatan herkese yazık. Bir mezar verseniz o mezarda yatmaya bile razıyım ben.”
İBB davasında Elçin Karaoğlu'nun avukatı konuşuyor
Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun avukatı Kaan Karcılıoğlu, dün başlayan savunmasına bugün de devam ediyor. Avukat Karcıoğlu, müvekkilinin hakkındaki suçlamaları iddianame çıkınca öğrendiklerini söyledi.
Karcıoğlu, Galataport’ta bir mekana verilen güçlendirme ruhsatı hakkında konuştu:
"Alan kazandırma söz konusu değil. Bakanlığın raporunda da usule aykırı bir durum olmadığı tescil edildi. İddianameye göre, Doğuş Grubu'nun CEO’su almış eline hediye çeklerini, müvekkil ile buluşmuş, bu çekleri, Boğaziçi İmar Müdürüne elden teslim etmiş. Ne zaman etmiş? Nerede etmiş? Ne e amaçla vermiş bunları o da belli değil.”
Karcılıoğlu, Adnan Oktar’dan Rus Oligarka geçen Vaniköy’deki malikanesinin tadilatına dair lehte delil olan mülkiye müfettişi raporunun iddianamede yer almadığını söyledi:
"Burada yetkili Çevre şehircilik Bakanlığı tabiatla ilgili komisyonu. Biz hep bekletmekle ilgili sorumlu tutuluyoruz. Bakanlık ve kurul burada 42 gün bekletmiş.”
İddialarla ilgili detayları okumak için tıklayın.
Aziz İhsan Aktaş davasında tahliye talepleri
Tutuklu isimlerin tahliye talepli beyanları alınıyor.
* Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, yakın tarihe kadar kanser atlattığını, rüşvet suçu işlemediğini belirtip tahliyesini talep etti.
* Tahliye talepli beyanı alınan Rıza Akpolat'ın akrabası Burak Kangal, “10 aydır buradayım, yatarımı da yattım. Annemi kaybettim, babam kolon kanseri oldu hala tedavisi devam ediyor. Burada olduğum süreçte de demans hastalığı başlamış. Babamı, kızımı 10 aydır görmedim. Kızım beni Amerika’da çalışıyor biliyor. Eşim tek başına uğraşıyor. Kızıma her akşam masal okuyan bir babaydım. İlkokula başladı yanında olamadım. Okuma yazma öğrenirken yanında olmak isterdim” dedi.
*Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi Celal Tekin tahliye talebinde bulundu ve şunları ifade etti:
"Gözaltına alındığımdan itibaren verdiğim ifadelerin hiçbirinde çelişki yok. Tutarlı ifade verdim, hiçbir zaman da şüpheye düşmedim. Ama benimle ilgili ifade veren kişilerin ifadelerindeki çelişkiyi hepimiz gördük. Ben bu çelişkilerden söz etmek istiyorum çünkü 10 aydır tutukluyum. Eylem 62’de Adıyaman Belediyesi'ndeki tüm sanıklar dinlendi ve deliller toplandı. Sanıklar beni tanımadıklarını, benimle görüşme yapmadıklarını ifade etti.”
Aziz İhsan Aktaş davasında savcı üç kişinin tahliyesini istedi
Aziz İhsan Aktaş’ın belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, ikinci duruşma üçüncü gününde devam ediyor.
Aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada, savcı tahliye mütalaasını açıkladı. Savcılık, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Personeli Gülşah Ocak ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi'nin tahliyesini talep etti.
Savcı, 13 tutuklunun, tutukluluğunun devamını talep etti.
Dün neler oldu?
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 92’si tutuklu 414 sanıklı davanın ilk duruşmasına, 25. günde Silivri’de görüldü.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda görülen duruşmaya, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun savunmasıyla devam edildi.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon haberlerimizin tamamını okuyun.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon videolarımızın tamamını izleyin.
Elçin Karoğlu savunmasında, iddianamede “Ekrem İmamoğlu’nun iş insanı Yakup Öner’e talimat vererek, ruhsat sürecinin ilerletilmesini istediği ve Öner’in de kendisine talimat vererek ruhsatı onaylamakla” suçlandığını söyledi.
Karaoğlu, suçlamaya dair şunları söyledi:
“Yakup Öner ifadesinde diyor ki, ‘Proje, ben önce konuyu Ekrem İmamoğlu ile görüştüm. Ekrem İmamoğlu, bana sürecin hızlandırılmasını söyledi. Ben de Elçin’e gittim, söyledim durumu, proje onaylanıp kurula gönderildi diye biliyorum’ diyor. Yani ‘Proje onaylanıp kurula gönderildi diye biliyorum’ diyor. Şimdi projeyi zaten biz onaylamışız Başkanım. Proje Koruma Kurulu’nda, yani iki tane kurul var. Bir tanesi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, bir tanesi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, iki tane. Zaten Murat Özyeğin’in de atıfta bulunduğu bu. Koruma Kurulu’nun onayı mayısta gelmiş. Biz, mayıstan önce projeyi zaten onaylayıp kuruma göndermişiz.”
Haberin tamamını okumak için tıklayın.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve 18 kişi tutuklandı
CHP’li belediyelere yönelik son operasyonlarda gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.
Ataşehir Belediyesi’ne cuma gece yarısı düzenlenen operasyonda “İhaleye fesat karıştırma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet” iddialarıyla Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de arasında bulunduğu 20 kişi gözaltına alınmıştı.
Salı günü Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk edilen kişilerin savcılık işlemleri yaklaşık 11 saat sürerken 21.00 sıralarında 1 kişi hariç 19 kişi tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edildi.
Tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edilen isimler arasında bulunan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’e “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlaması yöneltildiği öğrenildi.
Tutukluluk talebiyle mahkemeye sevk yazısı avukatlara gösterilmedi
Onursal Adıgüzel ve 18 kişi için savcılık tarafından hazırlanan tutukluluk sevk yazısı avukatlara gösterilmedi.
CHP avukatları Çağlar Çağlayan, Emre Telci ve diğer hukukçu isimler sevk yazısının gösterilmemesine tepki gösterdi. Telci, “Bunun adı net bir şekilde adil yargılanma hakkının ihlalidir. Savunma hakkının ihlalidir. Açık bir keyfi yönetimdir. Şahsım adına tutuklamaya sevk yazısını görmeden, müvekkilimle görüşmeden göstermelik bir sulh ceza sorgusuna girmeyi reddediyorum” dedi.
İlerleyen saatlerde görüşmeler sonucunda uygulamadan vazgeçildi. Avukatlar da hakimlik sorusuna girmeye başladı.
19 kişi tutuklandı
03.00 sıralarında ANKA’ya bir açıklama yapan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sorgu işlemlerinin iki ayrı hakimlikte devam etmesine tepki gösterdi.
Saat 03.00 itibariyle dokuz kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 06.30 sıralarında da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. Böylece yaklaşık 20 saat süren bir adliye sürecinden sonra toplam tutuklu sayısı 19’a yükseldi.
Özgür Çelik: “Sevk yazısı avukatlara verilmedi, avukatların görüşmesi engellendi”
Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi önünde açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dört gün boyunca Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve yol arkadaşlarımıza Vatan Emniyet Müdürlüğü’nün bodrum katında psikolojik bir işkence yaptılar. 24 saattir de şu anda önünde bulunduğumuz Kartal Adliyesi’nde yol arkadaşlarımız ve onların aileleri bir psikolojik işkenceye maruz kalıyor. Tam 24 saate yakın bir zaman sürdü adliyedeki ifade süreçleri. Bugüne kadar hiç karşılaşmadığımız bir şeyle karşılaştık bugün. Arkadaşlarımız getirildi. Savcılık ifadeleri tamamlandı. Savcılık ifadeleri tamamladıktan sonra hakimliğe sevk noktasında sevk yazısı avukat arkadaşlarımıza verilmedi. Avukat arkadaşlar da sevk yazısını isteyince ‘biz sevk yazısını vermeyeceğiz’ dediklerinde avukatlar da şunu söyledi: ‘Biz neye göre o zaman hakim karşısında arkadaşlarımızı savunacağız?’ ‘Görüşmek istiyoruz’ dedi gözaltındaki arkadaşlarla avukatlarımız. ‘Hayır görüşmenize de izin vermiyoruz’ dediler.
“Psikolojik işkence yapıldı”
Sırf bu nedenle Kartal Adliyesi’ndeki süreç sabahın 06.30’una kadar devam etti. Ve içeride arkadaşlarımıza bir psikolojik işkence yapıldı. Dışarıda da bu yağmurun altında, soğukta bekleyen ailelere bir psikolojik işkence yapıldı. Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel, Başkan Yardımcıları ve belediye emekçileri 19 kişi tutuklandı. Ne ile tutuklandılar? Kıskaca alınan bir iş insanının ifadeleriyle, bir sosyal medya trolünün ifadeleriyle husumet giden birisinin, birilerinin ifadeleriyle yani iftiralarıyla Ataşehir Belediye Başkanı, Ataşehir halkının iradesiyle seçilmiş Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, toplamda 19 yol arkadaşlarımız hiçbir somut delil olmadan, hiçbir kanıt olmadan tamamen az önce saydığım sosyal medya trolünün, kıskaca alınan iş insanının, husumet giden insanların iftiralarıyla tutuklandılar.
Bugün verilen bu karar bizim bir buçuk yıldır yaşadığımız süreçten bağımsız değil. Esenyurt’la başlayıp Beşiktaş’la devam eden, Beykoz’la devam eden, 19 Mart darbe girişimi ile devam eden süreçten bağımsız bir konu değil bugün yaşananlar. 19 Mart darbesini gerçekleştirenler bugün Ataşehir Belediye Başkanlığı ve yol arkadaşlarımızı tutukladılar. Tek bir tane sebebi var. Cumhuriyet Halk Partisi 2024 seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi oldu. Cumhurbaşkanı adayını önseçimle belirledi ve bir iktidar iddiası koyuyor ortaya. Bir daha asla sandıkla seçim kazanamayacaklarını anlayanlar, siyasallaştırdıkları yargı eliyle siyaseti dizayn etmek istiyorlar.
“Türkiye’ye monarşiyi layık görenler, otokrat liderleri layık görenler amaçlarına ulaşamayacaklar”
Türkiye’yi sembolik muhalefetin olduğu bir ülke haline getirmek istiyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz. Bu karanlığa teslim olmayacağız. Emperyalist güçlerden meşruiyetini alanlar, Türkiye’ye monarşiyi layık görenler, otokrat liderleri layık görenler amaçlarına ulaşamayacaklar. Millet buna izin vermez. Onların arkasında emperyalist güçler varsa, siyasallaştırdıkları yargıları varsa, tahakkümü altına aldıkları medyaları varsa bizim de arkamızda millet var. Biz asla bu karanlığa teslim olmayacağız. Hiçbir yol arkadaşımızı geride bırakmayacağız. Kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ablukayı milletimizle birlikte dağıtacağız. Genel Başkanımız Özgür Özel’le, 12 metrekare hücresinde Ekrem İmamoğlu’yla, Onursal Adıgüzel’le, bütün belediye başkanlarımızla ve milletimizle bu ablukayı dağıtacağız. Bu karanlığı bu topraklardan sileceğiz.”
Onursal Adıgüzel ifadesinde ne dedi?
Adliyeye sevk edilen Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Onursal Adıgüzel’e ilk olarak Ataşehir sınırları içindeki Memorial Hastanesi ile ilgili soru yöneltildi. Adıgüzel bu soruya, “Benden önceki dönemde yapımına başlanan bir proje. Ben Ataşehir Belediyesi’ndeki hiçbir proje ile özel olarak ilgilenmem. Arkadaşlarım bana sorduğunda ya da projelerle ilgili soru geldiğinde hukuka uygun ve kamu menfaatini kendilerini ve bizleri koruyacak şekilde karar vermelerini isterim” dedi.
Adıgüzel’e ayrıca CHP’li belediye başkanlarının yargılandığı davalarda tanık olan Tolgahan Erdoğan’ın ifadeleri de soruldu. Adıgüzel “Bu şahsın bütün siyasi ve ticari hayatı gelgitlerle doludur. Sayın savcılık küçük bir inceleme yaparak bu kişinin tek görevinin CHP belediye başkanlarına iftira atmak olduğunu kolayca anlayabilirdi. Dengesiz kişiliği sebebiyle kimin yanında, kimin karşısında olduğu anlaşılamamaktadır. Köy derneği dahil içinde bulunduğu bütün kurumlarla ve yöneticileriyle sorun yaşamıştır” diye yanıtladı.
- Ataşehir Belediyesi’ne operasyon: Onursal Adıgüzel gözaltına alındı
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon haberlerimizin tamamını okuyun.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon videolarımızın tamamını izleyin.
Rüşvet iddialarını reddetti
Adıgüzel, Hümeyra Ökcün’ün rüşvet iddialarına dair de “Bu paraların alınması söz konusu değildir. Bu konuda da benim hiçbir bilgim yoktur. Dönemin siyasi koşullarının etkisi olabilir. Bu şahıs bu şekilde iftiralarda bulunarak yıpratma kastıyla hareket etmektedir. Mimarı ile arasında yaşanan maddi olaylara da bizi dahil etmektedir. Kendi aralarındaki ihtilaftır” ifadelerini kullandı.
Meclis kararının aksine kamulaştırma ücreti çıkarılmasına dair de Adıgüzel “Hümeyra Ökcün kamulaştırma yapılmadan önce kamulaştırma bedelinin daha sonra güncellenebileceğine yönelik ruhsat aşamasında bir taahhütte bulunmuş, bu taahhütte istinaden kamulaştırma yeniden güncellenmiştir. Hümeyra Ökcün’e ne kadar borç çıkarıldığını bilmiyorum” dedi.
Adıgüzel, belediye çalışanlarına telefon ve İpad alındığına dair iddiaya ise “Konunun benimle herhangi bir alakası yoktur. İlk defa duyuyorum” diye cevap verdi.
Eski belediye başkanının yeğeni şikâyetçi
Eski Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin yeğeni Özkan Kınalı da ruhsat almak için kendilerinden bağış istendiğini söyledi. Adıgüzel bu soruya ise şöyle yanıt verdi:
“Ataşehir’de bir inşaat yaptığını şimdi öğrendim. Dayısının yerine benim gelmemden dolayı husumet güdüyor olabilir. Mehmet Karaköse’yi de tanırım. Kendisi yine Battal İlgezdi’nin yakın arkadaşıdır. Bayramlarda yılbaşlarında bana ziyaretlere gelir. Kendisinden kesinlikle bir talebim olmamıştır. Ben, görevli arkadaşlarıma vatandaşların mevzuata uygun ruhsatlarını en hızlı şekilde verilmesi talimatından başka bir talimat vermem. Belediye tarafından bu şahıslardan konteynır talebi olduğuna dair bilgim yoktur.”
“Cezalandırılan Ataşehir halkıdır”
Adıgüzel’in ifadesindeki son sözleri ise şöyle oldu:
“Bu zamana kadar kimseden herhangi bir maddi veya manevi bir menfaat talebim olmamıştır, olamazda. 3.kişiler tarafından ortaya atılan, gerçek olmayan iddialarla gecenin bir vakti gözaltına alındım. Bu süreci bütün olarak değerlendirdiğimde kişilerin ticari ve siyasi hırslarının hedefi oldum. Gece gündüz Ataşehir halkına daha iyi hizmet etmek için mücadele ettim. Gözaltı işlemine maruz kalmasaydım Cumartesi günü Ataşehir’in en büyük kütüphanesini açacaktım. Yine Ataşehir halkı için 22 Nisan’da dev bir spor ve sosyal tesis açılışı yapacaktım. Burada cezalandırılan sadece ben değilim. Aynı zamanda Ataşehir halkıdır.”
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan kimdir?
Mehmet Pehlivan, 2011 yılında İstanbul Büyükçekmece’deki Gürpınar 80. Yıl Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nden mezun oldu, ardından Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 2012’de başladığı lisans eğitimini 2016’da tamamladı.
Eğitim sürecinde çeşitli hukuk bürolarında deneyim kazandı, stajını ise Türkiye’nin önde gelen uluslararası bir hukuk bürosunda tamamladı. Özellikle ceza hukuku, kamu hukuku ve idare hukuku alanlarında uzmanlaştı.
Pehlivan, 2017 yılında Pehlivan & İlkakın Hukuk Bürosu’nu kurdu, 2019’da ise Mehmet Pehlivan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nu açarak bağımsız bir kariyer sürdürmeye başladı.
Pehlivan’ın adını geniş kitlelere duyurmasının başlıca nedeni İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesi oldu, İmamoğlu’nun çeşitli hukuki süreçlerinde resmi temsilci olarak yer aldı.
Gözaltı ve tutukluluk süreci
28 Mart 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde evinde gözaltına alınan Pehlivan, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiasıyla sorgulandı ve aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
19 Haziran 2025’te yeniden ifadeye çağrılan Pehlivan, Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca soruşturma açılabilmesi için Adalet Bakanlığı izninin gerekli olduğunu savcılığa hatırlattı. Savcılık bu zorunluluğu göz ardı ederek sulh ceza hakimliğinden tutuklama talep etti. Mahkeme talebi kabul etti ve Pehlivan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Mehmet Pehlivan ile ilgili tüm haberlerimizi buradan okuyabilirsiniz.
“Bu açık bir yargı kumpasıdır”
Pehlivan, tutuklanmasının ardından sosyal medya hesabından şu açıklamayı paylaştı:
“Suç örgütüne üye olmak iftirasıyla tutuklandım. Oysa benim üye olduğum tek örgüt, Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu’dur. Bu açık bir yargı kumpasıdır.”
Pehlivan aynı açıklamasında şunları da söyledi:
“Tek nedeni de herkesin bildiği üzere İmamoğlu’nun avukatlığını yapmamdır. Amaçları korkutmak, susturmak, yalnızlaştırmaktır. Ben giderim, yerime yüzlercesi gelir.”
Türkiye Barolar Birliği tutuklamayı “savunma makamına yönelik ağır ve haksız saldırı” olarak nitelendirdi ve Pehlivan’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Tutukluluğu Nisan 2026 itibarıyla sürüyor.






