İSTANBUL (Medyascope) – Gezi Parkı Davası nedeniyle cezaevinde olan Can Atalay, TBMM’nin kuruluşunun 106. yılı nedeniyle TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulundu. Atalay, yapay zeka ile hazırlanan videoda, Kurtulmuş’un; Anayasa ve AYM kararları gereği, seçilmiş bir milletvekilinin sadece bir imza ile Meclis kütüğüne kayıt işlemini gerçekleştirmesinin, görevi ve sorumluluğu olduğunu hatırlattı.

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Can Atalay, TBMM’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünde yapay zekayla bir video mesaj yayımladı. Atalay, videoda Anayasa ve Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen milletvekilliğinin önündeki engelin kaldırılması için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u göreve davet etti. Atalay, şu ifadeleri kullandı:
“Sevgili yurttaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 106. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum. Kurtuluş Savaşı’nı yönetmek, ülkemizi özgür yapmak için emek veren herkesi, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyorum.
Sevgili yurttaşlar, TBMM’nin kuruluşunu 106. yılında bir milletvekili Anayasa’nın hükümlerine ve Anayasa Mahkemesi’nin her kurumu ve herkesi bağlayan kararlarına rağmen hapiste tutuluyor. Hakkımdaki Anayasa hükümleri, Anayasa Mahkemesi kararları o kadar biliniyor ki yinelemem gereksiz tekrar olacak. AYM, Yargıtay, Danıştay dahil her kurum ve temsilcisi Anayasa hükümlerinin ve AYM Kararlarının bağlayıcı olduğunu her durumda tekrarlıyorlar. Son olarak Danıştay 5. Dairesi de ‘AYM kararını tanımayan ve uygulamayan kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağını’ açıkladı.
Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığını yaptığı, imzaladığı ve takibinden birinci dereceden sorumlu olduğu ‘Süreç Komisyonu Raporu’, ‘AYM ve AİHM kararlarına uyulmalıdır’ diyor, ama devamla ‘AYM ve AİHM kararlarına uyulması zorunludur’ diyor ve yine devamla ‘hukuki engellerin kaldırılması gerekir, ek olarak bütün idari engeller de kaldırılmalıdır’ diyor. Takibi için kendisine teslim edilen ‘Rapor’, Sayın Numan Kurtulmuş’a doğrudan sorumluluk yüklüyor ve görevlendiriyor. AYM kararlarının defalarca hükme bağladığı gibi milletvekiliyim ve yeniden Meclis kütüğüne yazılmam bütünüyle ve sadece Sayın Numan Kurtulmuş’un imzasını beklemektedir. ‘Rapor’un işaret ettiği ‘idari engelin kalkması’ Sayın Kurtulmuş’un sorumluluğundadır.
*TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ'A AÇIK ÇAĞRI*
— can atalay (@CanAtalay1) April 23, 2026
Sn Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz günlerde “Can Atalay Olayı üzerine artık konuşmak istemediğini” açıkladı.
Gerçekten de artık üzerine yapılacak bir konuşma kalmamıştır.
Yapılması gereken TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un bir… pic.twitter.com/kc5a3j3TB0
TBMM Başkanı Kurtulmuş’a “Meclis Kütüğü” çağrısı
Sayın Kurtulmuş, Şubat 2026’da Süreç Komisyonu Raporu’nda AİHM ve AYM konusunda adımlar atılması zorunlu gördüklerini söyledi. ‘AİHM ve AYM kararları da dahil olmak üzere tavsiyelerin hepsinin süratle uyulmasını temenni ederiz. Çünkü içerisinde herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan hususlar var…’ diyerek konuyu Ramazan Bayramı sonrası ele alacaklarını belirtti. Ancak geçtiğimiz günlerde ‘Can Atalay olayı üzerine artık konuşmak istemediğini’ açıkladı. Gerçekten de artık üzerine yapılacak bir konuşma kalmamıştır. Milletvekilliğim üzerinde bir tartışma yoktur. Yapılması gereken TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un bir imzası ile Meclis listesine yazılmamdır.
TBMM Başkanlığı’na, mart ayında bir dilekçe ile başvurdum. Nisan ayında yeniden bir hatırlatma dilekçesi verdim. İkisine de bir yanıt alamadım. Bir milletvekilinin Anayasa’nın hükümlerine ve AYM’nin kararlarına karşın hapiste tutulması 106. yıl dönümünde TBMM için varoluş nedeniyle apaçık bir çelişkidir. TBMM, 106. yılında yurttaşın oyuyla seçilmiş bir vekilin ‘fiilen’ rehin tutulmasına göz yumamaz. Böyle davranırsa TBMM’nin anayasal olarak en üst kurum olma niteliğini kendisi tartışılır yapmış olur.
Mart ve Nisan 2026’daki dilekçelerimde belirttiğim üzere TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’u bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum. Açıklamasında belirtiği gibi konu ‘herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan husus’lardandır. Meclis Başkanı’nın yetkisinde ve sorumluğundadır. Sayın Başkan’ın da belirttiği gibi ‘artık konuşmayı gerektirmeyen’ bir konudur. Sevgili yurttaşlar, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un; Anayasa ve AYM kararları gereği, seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay’ı bir imza ile Meclis kütüğüne kayıt işlemini gerçekleştirmesi, görevi ve sorumluluğudur.”
Can Atalay kimdir?

Can Atalay, kamuoyunda “kimsesizlerin avukatı” olarak biliniyor. Öğrenciliği ve meslek yaşamının ilk yıllarından bu yana sosyalist kimliğiyle öne çıktı. Emek mücadelesine hukukçu kimliğiyle destek verdi, Emek Sineması’nın yıkılmaması için yürütülen kampanyanın örgütleyicilerindendi.
Soma’da hayatını kaybeden madencilerin, Hendek’teki patlamada yaşamını yitirenlerin, Çorlu’daki tren katliamında vefat edenlerin, tarikat yurdunda katledilen çocukların yakınlarının yanında hep o vardı.
Mimarlar Odası’nın avukatlığını da üstlenen Atalay, Gezi Parkı’na alışveriş merkezi (AVM) yapılması girişimine karşı kurulan Taksim Dayanışması’nın savunmasında da vardı.
Atalay, Gezi Parkı eylemlerinde de öne çıkan isimlerden biri oldu ve hukuksuzluklarla öne çıkan davada 18 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Yargılama sürecinde direnişi savundu, ısrarla esas suçun Gezi’de şiddet uygulayan güvenlik güçleri ve onlara emirleri veren yöneticiler tarafından işlendiğini söyledi.
Başta bugüne dek destek olduğu mağdurlar olmak üzere kamuoyunda Atalay için “adalet” sesleri yükselirken, Türkiye İşçi Partisi (TİP) tarafından Şubat 2023’teki depremlerde yıkılan Hatay’dan milletvekili adayı olarak gösterildi ve kazandı. Ancak Meclis’e hiç gitmedi.
Atalay’ın maruz kaldığı süreç, Anayasa Mahkemesi’nin iki kere hak ihlali kararı vermesi, ancak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde dosyayı Yargıtay 3. Dairesi’ne göndermesiyle hukuk krizine döndü. Daire, AYM kararının tanımadı.
30 Ocak 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın başkanlığında toplanan Genel Kurul’da hakkında kesinleşmiş hapis cezasının okunmasıyla milletvekilliği düşürüldü.








