Nisan ayı, kadın futbolunda hem millî takım heyecanının hem de kulüpler düzeyinde final yolunun belirginleştiği bir eşik. Avrupa’da son günlerde 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası elemeleri kapsamında kritik grup maçları oynanırken, bu hafta sonu 2026 UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi yarı final eşleşmeleri sahne alacak.

Geçtiğimiz günlerde kadın futbolunda gündem 2027 Dünya Kupası’na gitmek için yapılan eleme maçlarıydı.
Büyük turnuvaların alışıldık finalistleri İngiltere ile İspanya, 62 bin biletli seyirci önünde Wembley Stadyumu’nda karşılaştı. İngiltere turnuvalarda sergilediği pragmatik oyun tarzından burada da ödün vermeyerek gruptaki en kritik maçta 3 puanı cebine koydu. A Ligi’nin en çekişmeli grubunda Hollanda iki maçta Fransa’dan 4 puan aldı; İrlanda da bu ikiliyle karşılaşacağı maçlar öncesi puanını 6’ya çıkardı. Son Avrupa Şampiyonası yarı finalisti İtalya ise Danimarka karşısında ikinci kez puan kaybederek yolunu zora soktu.
Türkiye, B Ligi’nin belki de en prestijli takımına karşı iki başarılı maç çıkardı. İsviçre ile ilk olarak deplasmanda karşılaştı. Necla Güngör ve öğrencileri, 2024’te de karşılaştıkları rakiplerine kendi sahalarında bile rahat bir 90 dakika yaşatmadı. 52’nci dakikada Ebru Topçu’nun attığı şık beraberlik golünün ardından maçın son bölümünde üstünlüğü yeniden İsviçre aldı. Rövanş ise Sinop Şehir Stadyumu’nda, kalabalık tribünler önünde oynandı. 79’uncu dakikada gelen Selen Altunkulak golüyle, A Ligi kalibresindeki bir takımdan çok değerli bir puan alındı.
Selen’in, Chelsea’nin ikinci kalecisi Livia Peng’e karşı attığı soğukkanlı gol ve maçın sıcak atmosferi, millî takım olarak böyle zaferleri ne kadar hak ettiğimizi ve bu tabloya ne kadar yakıştığımızı gösterdi.
Selen'den harika gol!
— Tivibu Spor (@tivibuspor) April 18, 2026
Selen Altunkulak kaleciyi çalımlayıp topu ağlara gönderdi! pic.twitter.com/BSoiXpd6Ak
Şimdi millî takım arası sonrası gözler tekrar kulüp futbolunda. Döner dönmez de ilk solukta Şampiyonlar Ligi yarı final maçları oynanıyor; hem de bir hafta sonunda.
Devler Ligi’nde yarı final eşleşmelerinin ilk ayağı 25 ve 26 Nisan’da, rövanşlar da 2 ve 3 Mayıs’ta yapılacak. Avrupa’nın en iyi dört takımı birbiriyle karşılaşacak.
Bayern Münih – Barcelona
Bir tarafta ilk yarı finaline çıkmaya hazırlanan Bayern, diğer tarafta peş peşe altıncı kez final görmek için çabalayan Barça var.
Bu iki takım, sezon başında, henüz ilk Avrupa maçında karşı karşıya gelmişti. Aslında Bavyera ekibinin Barcelona karşısında, özellikle Almanya’da oynanan maçlarda dişli olabildiği düşünüldüğünde, bu eşleşme oldukça heyecan verici görünüyordu. Fakat Katalan ekibi deplasmanda rakip kaleye tam yedi gol birden bıraktı. Birkaç ay önce final kaybetmiş olsalar da güçlerinden kayıp vermediklerini tüm futbol camiasına âdeta haykırdı. Sezona kâbus gibi başlayan Bayern ise bu mağlubiyeti bir sıçrama tahtası gibi kullandı. İki takım da bu maçın ardından yollarına kusursuz devam etti.
Final bileti için tekrar karşılaşacak bu iki ekip, oyun karakteri olarak birbirine çok benziyor. Topu ayağında tutmayı seven ve tecrübeli ama sahada bazen ağır kalabilen savunmalarına güvenen bir yapıya sahipler. Aralarındaki en büyük fark, merkez oyuncularından doğuyor. Bavyera ekibi çift yönlü iki pivotla daha sert ve korakor bir oyun tarzı güderken, Katalan ekibi pivota tek başına Patri Guijarro’yu koyarak yanındaki ikiliyi son derece teknik ve ofansif oyun kurucularından seçiyor. Bu iki farklı merkezin önünde ise golcüler Pernille Harder ve Ewa Pajör dikkat çekiyor.
Arsenal – Lyon
Devler Ligi’nin son şampiyonu Arsenal, organizasyon tarihinin en başarılı takımı Lyon’a karşı gelecek.
Bu iki takım da tıpkı Bayern ve Barcelona gibi sezonun ilk maçında boy ölçüşmüştü. Geçtiğimiz yıl yarı finalde, kendi evindeki maçta Arsenal’a karşı final biletini kaybeden Lyon, saha içi intikamını bu maçta alıp sezonu dev bir galibiyetle açtı. Ardından Fransa ekibi yoluna kayıpsız devam ederken İngilizler kış boyu tökezledi. Kuzey Londra ekibi formunu önceki sezonlarda olduğu gibi ancak yeni yılda bulabildi.
Yarı final öncesi Arsenal adına en olumsuz durum 5 Nisan’dan beri maç yapmamış olmaları. Diğer üç takım da hafta içinde kadrodaki çeşitli rotasyonlarla sahadaydı. Londra ekibinin verdiği büyük ara, iyi gidişlerine ket vurmuş olabilir.
Çeyrek finalde Wolfsburg karşısında eski günleri yâd ederek ecel terleri döken Lyon, her şeye rağmen bu sene gerçekten kupanın bir köşesinden tutmuş gibi oynuyor. Barcelona ile daha önce iki kez Devler Ligi zaferi yaşayan koç Jonathan Giraldez, kaliteli kadrosuyla sahada üstün 90 dakikalar oynuyor. Arsenal ise şok mağlubiyetlerin ve sürpriz galibiyetlerin takımı olarak tahmin edilmesi güç ve çekinilmesi gereken bir şampiyon tanımıyla burada. Bununla birlikte Renee Slegers, sona kalan dört takım içinde tek kadın teknik direktör olarak üst üste ikinci kupasını arıyor.
Gözler iki takımın da güvenilir savunmacıları Leah Williamson ile Wendie Renard, yaratıcı ayakları Mariona Caldantey ile Dumornay ve golcüler Alessia Russo ile Tabitha Chawinga’ya çevrili durumda.
Oslo’daki finalin biletleri için birbirinden çekişmeli ve tahmin edilmesi güç iki eşleşmenin kazananları, mayısın ilk haftasında belli olacak.





