Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a: “Nemrutlaşmadan seçim sandığını milletin önüne koy”

ANKARA (Medyascope) – Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi. Dervişoğlu “Süleyman olmak mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mühürse, Nemrud’un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrut diye yazılacaksın. Dostane bir uyarı yapayım, gel Nemrutlaşmadan sandığı milletin önüne koy” diye konuştu. 

Dervişoğlu'ndan Erdoğan'a
Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a: “Nemrutlaşmadan seçim sandığını milletin önüne koy”
Haberin özeti
  • İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi.
  • Dervişoğlu, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın çözüm sürecinden memnun olduğunu söyledi.
  • Ekonomideki gidişatın sorumlusunun Erdoğan olduğunu söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında ekonomi ve hukuk gündemine dair konuştu. 

Süleyman’ın mührü 

TBMM Genel Kurulu’nun 23 Nisan özel oturumunda DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “Süleyman’ın mührü” çağrısını, Dervişoğlu da dile getirdi. Dervişoğlu’nun sözleri çözüm sürecine dair değil, seçim çağrısına dönüktü:

“Süleyman olmak mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mühürse, Nemrud’un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan! Bugün mühür sende ya, tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrut diye yazılacaksın. Bak, dostane bir uyarı daha yapayım, Bu kararı vermek için vaktin de yok. Gel, Nemrutlaşmadan millet iradesine teslim ol. Seçim sandığını milletin önüne koy. Bil ki çare BlackRock CEO’ları değil, çare dostun Trump da değil. Sana çare diye sunulan ihanet reçeteleri seni kurtarmaz. Tek bir çıkışın var, parlamenter sisteme geri dönmek, meşvereti hâkim kılmak ve milletin şaşmaz iradesine teslim olmak.”

“Çözüm sürecinde Barrack mutlu oluyordur”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın “Ortadoğu’da demokrasinin çalışmadığı ve şefkatli monarşilere ihtiyaç olduğu” sözleri de Dervişoğlu’nun gğndemindeydi. Dervişoğlu “Her kötülüğü böyle tatlı tatlı anlatabiliyorlar, tıpkı bizimkiler gibi. Şefkatli monarşi, yersen. Terörsüz Türkiye, yersen. Türkiye Yüzyılı, yersen” dedi. 

Ülkeleri ayakta tutanın ulusal bilince sahip yurttaşlar olduğunu söyleyen Dervişoğlu “Kapsamlı ve kalıcı bir Ortadoğu barışı için Körfez ülkelerini model olarak göstermek, neresinden bakarsanız bakın uluslararası siyaseti ve Ortadoğu sosyolojisini bilmemek demektir” dedi. Körfez monarşilerinin ya da hanedana dönmüş cumhuriyet rejimlerinin Ortadoğu’ya istikrar getirmediğini vurgulayan Dervişoğlu şöyle devam etti:

“Elimizde cumhuriyetin bu büyüleyici mirası varken Barrack’ın açıklamalarının canımızı sıkan bir diğer tarafı ise şefkatli monarşi denerek övülen rejimlerin Türkiye için de bir modele dönüşme olasılığıdır. Zira içinde yaşadığımız dönem bu tip bir hanedan projesine hevesli olanları teker teker ortaya çıkarmıştır. Bir yanda Cumhurbaşkanı ve yardımcılarını etnik ve mezhepsel kimliklerine göre belirleme hayalleri kuranlar vardır. Diğer yanda Erdoğan’ın eline mühür verip ferman bekleyenler vardır. Bunların da ötesinde fiili olarak artık iyice aile devletine dönüşen bir yapı ülkemizde kök salmaktadır. Tıpkı Körfez ülkelerinde olduğu gibi, Varlık Fonu Türkiye’de de ekonomiyi domine etmektedir. Bu fona bağlı dev kamu şirketlerini yönetmek ise sadece bir ailenin mensuplarına nasip olmaktadır. Geçmişte parti devleti derdik. Üzülerek söylüyorum ki, parti devletinden bile daha geriye gittiğimiz, artık sadece belirli ailelerin kurumları yönetme imtiyazına sahip olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bütün bu aktörler bir araya gelince, mesela çözüm sürecinde, Tom Barrack haliyle çok mutlu oluyordur. Merhametli bir monarşi kuruluyor diye seviniyordur.”

Ekonomide sorumlu Erdoğan 

İktidarın “Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı’”na tepki gösteren Dervişoğlu “Yüzyılın projesi olarak pazarlanan bu çalışma, aslında yirmi beş yılın ağır bir faturasıdır” dedi. Programa göre dev şirketlerin kurumlar vergisinin yüzde 9’a düşürüldüğüne dikkat çeken Dervişoğlu “Vergi gelirleri düşünce dönüp yine bizim cebimize el uzatacaklar. KDV’ye, ÖTV’ye, cezalara ve harçlara sarılacaklar. Yani alın terimizden, emeğimizden, ekmeğimizden koparacaklar. Maliye Bakanlığının ve vergi dairelerinin girişinde ‘Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır’ yazıyor da, bu galiba sadece bütün yükü sırtlayan vatandaş için geçerli” diye konuştu. 

İktidar medyasının Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i hedef gösterdiğini söyleyen Dervişoğlu, ekonomik felaketin asıl sorumlusunu gizlemek gayreti olduğunu dile getirdi. Dervişoğlu “Vitrindeki isim zaten bellidir. Kendisinin Londra’da fon yöneticisi olması dışında bir önemi de yoktur. Milletin altında ezildiği hayat pahalılığının gerçek sorumlusu bellidir. O da Beştepe’de ikamet etmektedir. Türkiye’yi bu noktaya getiren ekonomi politikası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ve isteğiyle hayata geçirilmektedir. Kabinedeki isimler değişse de iktisat politikasına yön veren, Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.