İSTANBUL (Medyascope) – Gündem bağımlılığı siyaseti ve toplumu nasıl etkiliyor? YENİ Parti’nin gündemi ne kadar yeni? Kemal Can, Beş Soru On Cevap’ta bu hafta YENİ Parti tartışmalarını, seçim belirsizliğini, çerçeve yasa sürecini ve ekonomi gündemini değerlendirdi.
Kemal Can, “Seçim, ekonomi ve YENİ Parti: Asıl sorun nerede?” adlı videoda şu soruları ele aldı:
- Gündem bağımlılığı nedir?
- YENİ Parti gündemi ne kadar yeni?
- Çerçeve yasa neyi çerçeveliyor?
- Ekonomi gündeminde ne var?
- Sığlaşma kaçınılmaz kader mi?
Gündem bağımlılığı nedir?
Kemal Can, Türkiye’de yaşanan sorunun yalnızca iktidarın gündemi değiştirmesi ya da kamuoyunun güncel gelişmelerin peşinden sürüklenmesi olmadığını söyledi. Uzun süredir yüksek bir siyasi hareketlilik yaşanmasına rağmen temel meselelerde yeni bir fikir, somut bir değişim işareti ya da çözüm zemini ortaya çıkmadığını vurgulayan Can sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hem bu ülkenin bir yurttaşı olarak ‘Ne olacak bizim halimiz?’ diyorum hem de olup bitenler hakkında değerlendirmeler yapmak zorunda olan insanlar olarak bunu soruyorum. Çünkü bir tür gündem bağımlılığı içinde sürükleniyoruz. Sürekli yenilenmiş gibi görünen ama aslında yeni öngörüler, değişiklikler ve eğilimler bakımından son derece sıkıntılı olan, temel meseleler konusunda ise hiçbir yenilik açmayan bir kısır döngünün içindeyiz.”

YENİ Parti’nin gündemi ne kadar yeni?
YENİ Parti tartışmalarına da değinen Can, partinin kuruluşunun uzun süre tartışıldığını, bugün ise programı ve kadroları üzerinden değerlendirildiğini söyledi:
“Uzunca bir süre YENİ Parti’nin kurulması, hatta kurulmasının gecikmesi konuşuldu. Şimdi program ve kadro bakımından yeterliliği tartışılıyor. Fakat ‘yeni’ sıfatının bu tartışmalara ne kattığını henüz göremiyoruz. Hâlâ eski ezberler, eski formüller ve bildik argümanlar geçerliliğini koruyor. Eğer YENİ Parti gerçekten bir yenilik yaratacaksa bu, kendi kurduğu gündemin yenileşmesiyle başlayabilir. Şimdilik böyle bir işaret görmüyoruz.”
Kemal Can, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasa tartışmalarını ele aldı. Çerçeve yasasının içerikten çok takvime sıkıştığına dikkat çeken Can, “Süreç başından itibaren içerik yerine takvim, kronoloji ve birtakım eşikler işaret edilerek yürütüldü. Sürecin canlılığını sağlayan şey de içerikle ilgili tartışmalar değil, ‘Şu ne zaman olacak, bu ne zaman olacak?’ sorularıydı. Çağrıya nasıl cevap verilecek, İmralı’ya ne zaman gidilecek, fesih kongresi nasıl olacak derken şimdi de çerçeve yasa ne zaman çıkacak diye konuşuyoruz” dedi.
Ekonomi gündeminde ne var?
Kemal Can, ekonomi tartışmalarının da yıllardır birkaç temel söylemin dışına çıkamadığını söyledi. Bir tarafta vatandaşın geçinemediğini gösteren yayınların, diğer tarafta hukuk ve yabancı yatırım ilişkisine odaklanan teknik görünümlü yorumların bulunduğunu belirten Can, “Ekonomi yeterince konuşulmuyor, ekonomi konuşulmasın diye gündem değiştiriliyor deniyor. Fakat ekonomiyle ilgili temel tartışmalar da son derece dar bir alana sıkışmış durumda. Vatandaş geçinemiyor, boş tencere iktidarı gönderecek deniyor. Pazarlara ve marketlere gidiliyor, emeklilerin yaşadığı sıkıntılar aktarılıyor. Bunlar gerçek ama sürekli tekrar eden bir gündem” diye konuştu.








