İSTANBUL (Medyascope) – İnsan hakları savunucu, avukat Nurcan Kaya, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- İnsan hakları savunucusu Nurcan Kaya, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
- Kaya, hakkındaki somut delil olmadığını ve suçlamaların telefon dinlemelerine dayandığını belirtti.
- Kaya’nın savunmanlığını yapan avukatlar, delil sunulmadan ceza talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.
Bilmeniz gerekenler

Karar duruşmasında yaşananlar
İnsan hakları savunucusu Nurcan Kaya’ya “örgüt üyeliği” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlamalarıyla açılan davanın karar duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Nurcan Kaya’ya “örgüt üyeliği” suçundan alt sınırdan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, “örgüt finansmanı” suçlamasının örgüt üyeliği kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle bu suçlama yönünden ayrıca ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Nurcan Kaya’nın savunması: “Mesleki faaliyetlerim yargılanıyor”
Karar duruşmasında savunma yapan Kaya, uzun yıllardır insan hakları alanında çalıştığını belirterek, “Bir araştırmacı, avukat ve hukukçu olarak yaptığım çalışmalar nedeniyle bu soruşturmaya maruz kaldım” dedi.
Hakkında somut delil bulunmadığını söyleyen Kaya, suçlamaların telefon dinlemelerine dayandırıldığını belirtti. Kaya, “Delil niteliği olmayan bu telefon kayıtları hakkında bir şey söylemem dahi gerekmiyor” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin hukuk danışmanlığı, araştırma ve yazarlık faaliyetleri kapsamında olduğunu vurgulayan Kaya, HDK ile bağlantısına ilişkin suçlamaları da reddetti:
“HDK şu anda hâlâ faaliyet yürüten, eş sözcüleri olan bir yapı mı? Evet. Ben yasal olmayan, hatta yasal olan hangi toplantıya, konferansa katılmışım? Cevap yok.”
Kaya, son sözünde evinde ve ofisinde yapılan aramalara değinerek, “Evim ve ofisim saatlerce didik didik arandı. 30 çantam vardı, hepsi arandı ve hakkımda tek bir delil bulunmadı” dedi.
Veysel Ok: “Ortada delilin kendisi yok”
Kaya’nın savunmanlığını MLSA Hukuk Birimi üstlendi. Duruşmaya MLSA Eş Direktörü avukat Veysel Ok, Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, MLSA Hukuk Birimi’nden avukat Didare Hazal Sümeli ve avukat Zülâl Erdoğan Bilal savunma için katıldı. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Nizam Dilek duruşmayı gözlemci olarak izledi. Yazar Rober Koptaş da destek için duruşmayı takip etti.
MLSA Eş Direktörü avukat Veysel Ok, savunmasında iddianamenin somut delillere dayanmadığını söyledi. İletişim kayıtlarının imha edildiğini belirten Ok, “Ortada hukuka aykırı delil tartışması dahi yok; çünkü delilin kendisi yok” dedi.
Savcılığın delil sunmadan hapis cezası talep ettiğini söyleyen Ok, “Bir alacak davasında bile belgenin aslını sunmak gerekirken burada özgürlüğü bağlayıcı ceza talep ediliyor ama ortada delil yok” ifadelerini kullandı.
Ok, HDK’nin terör örgütü olarak nitelendirilemeyeceğini ve bu yönde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığını belirterek, Kaya’nın HDK ile bağlantısını gösteren somut delil olmadığını söyledi.
“Avukatlık faaliyetleri suç gibi gösterildi”
Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç de Kaya’nın insan hakları alanında çalışan saygın bir hukukçu olduğunu söyledi. Güleç, “Mütalaada maddi vakalar yok, hukuki sonuç yok, gerekçe yok. Tamamen avukatlık faaliyetleri suç gibi gösterilmiş” dedi.
Rojava Derneği’ne yapılan bağışın suç sayılamayacağını belirten Güleç, “Dernek yasal olarak kurulmuştur. Bir kişi örgüte finansal destekte bulunmak istese neden denetime açık bir dernek üzerinden bunu yapsın?” diye sordu.
MLSA Hukuk Birimi’nden avukat Didare Hazal Sümeli ise soruşturmanın usule aykırı olduğunu savundu. Sümeli, Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesine göre avukatlar hakkında görevlerinden doğan suçlar için Adalet Bakanlığı izni gerektiğini, bu izin alınmadan başlatılan soruşturmaların usule aykırı olduğunu söyledi.
Mahkeme, Kaya hakkında “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Ne olmuştu?
Halkın Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında 18 Şubat 2025’te gözaltına alınan Kaya hakkında 21 Şubat’ta ev hapsi kararı verilmişti. 15 Mayıs’ta düzenlenen tensip zaptıyla ev hapsi kararını kaldıran mahkeme, yurtdışına çıkış yasağı ve haftada bir gün imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar vermişti.
Mahkeme ilk duruşmada, Nurcan Kaya hakkındaki imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar vermişti. Yurtdışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için dosyanın iddia makamına göndermişti.
HDK soruşturmaları nedir?
Halkların Demokratik Kongresi soruşturmasında 18 Şubat’ta gözaltına alınıp dört gün sonra adliyeye sevk edilen gazeteci, siyasetçi, sanatçı, mimar, öğretmen ve kadın hakları savunucularının aralarında bulunduğu 50 kişiden 30’u “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu kişilerin, “HDK içerisinde İstanbul’da faaliyet gösterdiklerinin tespit edildiğini” iddia etmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bileşenleri arasında siyasi partiler, sendikalar, dernekler kurumsal yapılar bulunan HDK için aksi yönde yargı kararı olmasına rağmen “terör örgütü’ ifadesini kullanmıştı.
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Terörle Mücadele Daire Başkanlığı 15 Ekim 2011’de kurulan HDK’yi “terör örgütü” olarak kabul edilen Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) devamı olduğunu iddia ediyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddialarının aksine İzmir 20’nci Ağır Ceza Mahkemesi, 7 Aralık 2023 tarihinde HDK’nın yasa dışı örgüt olmadığı yönünde karar vermişti.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi de HDK’nin yasal olduğu kararını onamış ve böylece karar kesinleşmişti.
Kaynak: MLSA






