İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele neden sonuç vermiyor? Merkez Bankası’nın politikaları, faiz kararları, döviz kuru, hayat pahalılığı ve vatandaşın alım gücü neden düzelmiyor? Ağır Ekonomi’de bu hafta Prof. Dr. Haluk Levent ile Prof. Dr. Öner Günçavdı, Türkiye’deki ekonomik krizi, enflasyonun geleceğini, Mehmet Şimşek yönetimini, ücret politikalarını ve piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Prof. Dr. Haluk Levent ve Prof. Dr. Öner Günçavdı, Türkiye enflasyonunu değerlendirdi. Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) ) aylık yüzde 4.18, yıllık yüzde 32.43 olarak açıklandığını söyleyen Levent, bu oranların “şaşırtıcı” olduğunu ancak şaşırtıcılığın, orandan ziyade açıklanma biçiminden kaynaklandığı belirtti.
Enflasyon işi başka bahara kaldı
Levent, “Mehmet Şimşek, meseleyi çok güzel yorumlayarak ‘düşüş devam ediyor ama patikadan ayrılmadık’ dedi. Ancak patikanın ucunda görünen hedef yüzde 16’ydı. Yıllık hedefin büyük olasılıkla aşılacağını ifade eden Günçavdı, “Enflasyon, patikadan ayrıldığı zaman, biz patikayı enflasyona uyduruyoruz. Dolayısıyla ayrılmamış olmuyoruz. Değişken bir patikamız var” diye konuştu.

Halkın refah kaybı ve yapısal enflasyon
Türkiye’de refah kaybının olağanüstü boyutlara ulaştığını söyleyen Haluk Levent, iktidara yakın medya organlarında bile konut alımının orta sınıf için imkansız hale geldiği haberlerinin çıktığını ifade etti.
Levent, Ankara’da 100 metrekarelik bir ev için aylık 275 bin TL gelir gerektiğini belirterek, “Ev almak isteyen birinin konut kredisi aldığını düşünecek olursak, fiilen ev almanın imkansız olduğunun altını çiziyorlar aslında” dedi.
Gıdaya erişimin bile Türkiye’de bir problem olduğunu söyleyen Öner Günçavdı, barınma ve gıdadan sonra üçüncü enflasyon sebebinin ulaşım olduğunun altını çizdi. Günçavdı, “Benzin ve mazot fiyatları günlük ayarlanıyor ama siz ulaşım fiyatlarını günlük ayarlayamıyorsunuz. En azından yolcu taşımasını sübvanse ediyorsunuz ama bu da yapısal bir problemdir. Japonya gibi mutlak bağımlılığı olan, enerjide dışarıya bağımlı olan bir ülke boşuna hızlı trenleri keşfetmedi. İnsanlara ‘araba yerine bunları kullanın’ dedi. Şimdi soruyorum, bizim başkanın ya da maliye bakanının böyle bir vizyonu var mı?” diye konuştu.
“Üç yıldır hepimizi uyuttular”
Türkiye ekonomisinde uygulanan mevcut politikaların temel amacının enflasyonu düşürmekten çok “nakit akışını sağlamak” olduğunu söyleyen Günçavdı, kısa vadeli ekonomik istikrarın para politikalarıyla sağlanabileceğini ancak Türkiye’nin yaşadığı sorunların kısa sürede çözülebilecek yapısal problemler olmadığını belirtti.
İktidarın ekonomik yaklaşımının 2023-2028 döneminin finansmanını sağlamaya yönelik olduğunu belirten Günçavdı, “Amaç buydu. O istikrarı sağladılar ama iki yıl sağlanabildi ve bunu çok pahalı yöntemlerle sağladılar” diye konuştu
Öner Günçavdı, iktidarın nakit girişine duyduğu ihtiyacı “bir iktidar zaafı” olarak gördüğü için bunu açık şekilde dile getiremediğini savunarak ekonomik gelişmelerin zamanla gerçek hedefi ortaya çıkardığının altını çizdi. Yaklaşık üç yıldır kamuoyunun, farklı söylemlerle yönlendirildiğini ifade Günçavdı, “Yaklaşık üç yıldır hepimizi uyuttular” dedi.







