İSTANBUL (Medyascope) – “İçine cin girdi” denilerek ispirto ve sirke içirildiği söylenen bir çocuk, ağaca bağlanıp aç bırakıldığı anlatılan bir kadın, büyü korkusuyla savrulan bir aile… HBO Max’in “Palu Ailesi: Karanlık Sarmal” belgeseli, Türkiye’nin yıllarca konuştuğu bu dosyayı yeniden gündeme taşırken aynı soruyu da geri getiriyor: Palu ailesi olayı nasıl bu kadar karanlık bir sarmala dönüştü?
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- HBO Max’in “Palu Ailesi: Karanlık Sarmal” belgeseli, 2008’de Meryem Tahnal’ın, 2009’da kızı Melike Tahnal’ın kaybolmasıyla başlayan dosyayı yeniden gündeme taşıdı.
- Kayıp başvurusu olarak başlayan olay, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında cinayet, çocuk istismarı, şiddet, büyü, muska ve aile içi kontrol iddialarıyla Türkiye’nin en çok konuşulan kriminal vakalarından birine dönüştü.
- Dosyanın merkezindeki Tuncer Ustael’in, “yarım hoca” söylemi, cin ve büyü korkusu üzerinden aile üzerinde etkili olduğu, aileyi dış dünyadan kopardığı ve Hava Palu’nun mal varlığını üzerine geçirdiği ortaya çıktı.
- Meryem Tahnal’ın oğlu Recep Tayyip’in kaçışı, Enes Ustael’in Eyüpsultan’da kaybolması, Mercedes’in içinde geçen günler ve sirke-ispirto anlatıları dosyanın en çarpıcı ayrıntıları arasında yer aldı.
- Yargı sürecinde Tuncer Ustael, Meryem Tahnal’ı “canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Türkiye’nin yıllarca tartıştığı Palu ailesi olayı, HBO Max’te yayınlanan “Palu Ailesi: Karanlık Sarmal” belgeseliyle yeniden gündemde.
8 Mayıs’ta yayınlanan yapım, 2018’in sonunda bir televizyon programında yeniden açılan, ardından adliyeye taşınan ve yıllar içinde Türkiye’nin en sarsıcı kriminal dosyalarından birine dönüşen olayı anlatıyor.
2006 yılında aile içinde işlenen bir cinayet, her şeyi geri dönülmez biçimde değiştirir.
— HBO Max Türkiye (@StreamMaxTR) May 8, 2026
Ürkütücü detaylarıyla yeni belgesel Palu Ailesi: Karanlık Sarmal, tüm bölümleriyle şimdi HBO Max'te. pic.twitter.com/NzeQ3hM3tY
Kocaeli’de yaşayan Palu ailesi, Aralık 2018’de Müge Anlı ile Tatlı Sert programına çıktığında kamuoyunda tanınan bir aile değildi. Anne Hava Palu, oğulları İsa ve Fatih Palu ile birlikte programa başvurdu.
Amaçları, 2008’de kaybolan kızı Meryem Tahnal ile 2009’dan beri haber alınamayan torunu Melike Tahnal’ın bulunmasıydı ancak program ilerledikçe kayıp dosyasının arkasında çok daha karanlık iddialar olduğu ortaya çıktı. Canlı yayınlara bağlanan tanıklar, komşular ve aileyi tanıyan kişiler, aile içi şiddet, cinsel istismar, tecavüz, cinayet, çocuklara yönelik kötü muamele ve büyü iddialarını gündeme getirdi.
Bu iddiaların merkezinde ise Palu ailesinin damadı Tuncer Ustael vardı.
Önce hikâyeyi başa saralım ve “Palu Ailesi: Karanlık Sarmal” belgeseliyle yeniden gündeme gelen Palu ailesinin kim olduğuna bakalım.
İlgili bağlantılar:
Palu ailesi kimdi?
Palu ailesi aslen Ordulu, daha sonra Kocaeli’ye yerleşmiş bir aileydi. Hava ve Harun Palu’nun beş çocuğu vardı: Meryem, İsa, Emine, Fatih ve Ayşe Melek.
Ailenin büyük kızı Meryem, 1998’de Ahmet Tahnal ile evlendi. Bu evlilikten Recep Tayyip ve Melike adında iki çocuk dünyaya geldi. Meryem, evlendikten sonra İstanbul-Paşabahçe’de yaşamaya başladı.
Ailenin diğer kızı Emine ise 2002’de Tuncer Ustael ile evlendi. Emine ve Tuncer’in Zeynep ve Enes adında iki çocuğu vardı. Tuncer Ustael, o dönem İstanbul-Başakşehir’de bir sitede apartman görevlisi olarak çalışıyordu.
Palu, Tahnal ve Ustael aileleri arasındaki karmaşık akrabalık ilişkisi, dosyanın anlaşılmasını zorlaştıran unsurlardan biri.
Meryem’in eşi Ahmet Tahnal, Hava Palu’nun kız kardeşi Emine Tahnal’ın eşinin kardeşiydi. Tuncer Ustael ise Meryem’in kız kardeşi Emine Ustael ile evliydi. Böylece aile içindeki her kriz, akrabalık bağları üzerinden daha karmaşık bir hale geldi.
Palu ailesi nasıl gündeme geldi?
Palu ailesinin Türkiye gündemine girişi, kayıp iki kişi için yapılan televizyon başvurusuyla oldu. Havva Palu, 2008’den bu yana kızı Meryem Tahnal’dan, 2009’dan bu yana da Meryem’in kızı Melike Tahnal’dan haber alamadığını söyledi. Aile, ilk aşamada Meryem ve Melike’nin Tahnal ailesinin yanında olduğunu iddia etti.

Ancak program ilerledikçe kayıp dosyasının arkasında çok daha karanlık iddialar olduğu ortaya çıktı. Canlı yayınlara bağlanan tanıklar, komşular ve aileyi tanıyan kişiler, aile içi şiddet, cinsel istismar, tecavüz, cinayet, çocuklara yönelik kötü muamele ve büyü iddialarını gündeme getirdi.
Bu iddiaların merkezinde ise Palu ailesinin damadı Tuncer Ustael vardı.
Kayıp başvurusu, bir süre sonra yalnızca Meryem ve Melike’nin nerede olduğuna ilişkin bir arayış olmaktan çıktı. Palu, Tahnal ve Ustael aileleri arasındaki karmaşık akrabalık ilişkileri, geçmişte işlenen cinayet, çocukların devlet korumasına alınması, çelişkili ifadeler ve aile üyelerinin Tuncer Ustael’e bağlılığı, dosyayı Türkiye’nin en çok konuşulan olaylarından biri haline getirdi.
İlk büyük kırılma: Ahmet Tahnal’ın öldürülmesi
Aile içindeki ilk büyük kırılma, Meryem’in eşi Ahmet Tahnal’ın öldürülmesiyle yaşandı. Meryem’in eşi Ahmet Tahnal 2006’da öldürüldü.
Harun Palu, kızını fuhuşa zorladığını ileri sürdüğü damadı Ahmet Tahnal’ı öldürdüğü gerekçesiyle hapis cezası aldı ancak cinayetle ilgili başka iddialar da gündeme geldi. Bazı iddialara göre Ahmet Tahnal’ı İsa Palu’nun öldürdüğü ancak Harun Palu’nun suçu üstlendiği, Tuncer Ustael’in de aile üzerindeki etkisiyle bu süreci yönlendirdiği öne sürüldü.
Ahmet Tahnal’ın öldürülmesi, Palu ailesi için bir dönüm noktası oldu. Harun Palu’nun cezaevine girmesiyle aile içindeki denge değişti. Hava Palu, İsa, Fatih, Ayşe, Meryem ve Meryem’in çocukları Recep Tayyip ile Melike, Başakşehir’de Tuncer Ustael’in yaşadığı kapıcı dairesine gitti.
Bu dönem, Meryem ve çocukları açısından şiddet iddialarının yoğunlaştığı dönemlerden biri oldu. Meryem, Tuncer Ustael tarafından Tahnal ailesine “ajanlık yapmakla” suçlanmaya başladı. Ustael, Meryem’in Tahnal ailesine bilgi verdiğini, Palu ailesinin nerede yaşadığını söylediğini ve aile üyelerini öldürtmek için Tahnal ailesiyle işbirliği yaptığını ileri sürdü.
Başakşehir’deki kapıcı dairesinde Palu ailesi, Meryem ve çocuklarıyla birlikte kalabalık bir şekilde yaşamaya başladı. Bu evde Tuncer’in hem Meryem’e hem de çocuklara yönelik şiddet ve istismar uyguladığı iddia edildi.
Meryem’in çocukları Recep Tayyip ve Melike’nin burada aç bırakıldığı, dövüldüğü, odaya kilitlendiği ve iğneyle cezalandırıldığı anlatıldı. Tuncer Ustael’in yalnızca Meryem’in çocuklarına değil, kendi çocuklarına da şiddet uyguladığı ve çocuklarında fiziksel şiddet ile istismar izleri tespit edildiği gündeme geldi.
Bu dönemde Ustael’in son kullanma tarihi geçmiş gofretlerin etiketlerini değiştirdiği ve bu nedenle apartman görevlisi olarak çalıştığı yerden uzaklaştırıldığı da ortaya çıktı.
Aile daha sonra yeniden Kocaeli’ye döndü.
Tuncer ve Emine’nin oğlu Enes’i Eyüpsultan’da kim kaçırdı?
O dönem Müge Anlı’yı izleyenler hatırlayacaktır. Programda Tuncer ve Emine’nin en çok üzerinde durduğu konu oğulları Enes’in Eyüpsultan’da kaybolmasıydı.
Emine Ustael, Eyüpsultan Camii’ne gittiği ve namaz kıldığı sırada oğlu Enes’in kardeşi Meryem tarafından kaçırıldığını iddia etti. Tuncer de, Enes’in Meryem tarafından kaçırıldığını ve “organ mafyası” olduğunu iddia ettiği Tahnal ailesine teslim edildiğini ileri sürdü.
Yaklaşık 20 dakika içerisinde Enes’in polis merkezine götürüldüğü ve ailesine teslim edildiği ortaya çıktı. Daha sonra Enes hastaneye götürüldüğünde vücudunda iğne izleri olduğu, kalçasında kırılmış bir iğne ucu bulunduğu, hatta cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı.
Recep Tayyip’in evden kaçışı: “Kız kardeşime gücüm yetmedi”
Meryem Tahnal’ın oğlu Recep Tayyip, Palu ailesi dosyasının en kritik tanıklarından biri.
Recep Tayyip, çocuk yaşta birkaç kez evden kaçtı. Kendisine eniştesi Tuncer Ustael ve dayısı İsa Palu tarafından şiddet uygulandığını, cinsel istismara maruz kaldığını anlattı.
Buna rağmen kaçışlarında aileye geri teslim edildi, daha sonra devlet korumasına alındı.
Recep Tayyip’in anlattıkları dosyanın en ağır yanlarından birini oluşturdu. Kız kardeşi Melike ile birlikte aç bırakıldıklarını, dövüldüklerini ve odaya kilitlendiklerini anlattı.
Bir gün pencereden kaçan, aç ve bitkin bir halde yolda yürürken bayılan ve hastaneye götürülen Recep Tayyip devlet korumasına alındı. Müge Anlı’nın programına katılan Recep Tayyip o dönem, “Kız kardeşimi de kaçırmak istedim ama gücüm yetmedi” demişti.
Kocaeli’ye dönüş, büyü korkusu ve Mercedes’in içinde geçen günler
Başakşehir’den sonra aile yeniden Kocaeli’ye döndü. Ustael’in “hoca” kimliği burada daha görünür hale geldi. Eve gelen bazı kişilere muska yazdığı, “iğneli tedavi” yaptığını söylediği ve para aldığı iddia edildi.
Tanıklar ve kiracılar tarafından evlerin duvarlarına Arapça yazılar yazıldığı, duvarların delik deşik edildiği, sirke ve ispirtoyla temizlik yapıldığı, evde muskalar bulunduğu anlatıldı.
O dönem Tuncer Ustael, Palu ailesine evin “büyülü” olduğunu, içeride kalmamaları gerektiğini söyledi. Eşyalar dağıtıldı, aile evden çıktı ve bir süre bir otomobilin içinde yaşamaya başladı. Bu dönem, Meryem’in kaybolmasına giden sürecin en kritik aşamalarından biri oldu.
Aile, Kocaeli-Tütünçiftlik sahilinde Mercedes otomobilin içinde kalıyordu. Kış şartlarında, küçük bir aracın içinde çok sayıda kişi birlikte yaşıyordu. Dışarıdan biri geçtiğinde aile üyeleri arabaya saklanıyor, çevredeki insanların Tahnal ailesiyle bağlantılı olduğuna inanıyordu.
Meryem ve Melike Tahnal nasıl kayboldu?
Meryem Tahnal’ın kaybolduğu tarih 2008 olarak kayıtlara geçti. Aile ilk başta Meryem’in gece tuvalete gitmek için arabanın yanından ayrıldığını ve bir daha geri dönmediğini ve Tahnal ailesi tarafından kaçırıldığını ileri sürdü.

Ancak Hava Palu’nun 2011’de verdiği ifade bu anlatımdan tamamen farklıydı. Hava Palu, kızı Meryem’in Tuncer Ustael tarafından cezalandırılmak amacıyla ağaca bağlandığını, aç bırakıldığını, darp edildiğini ve bir süre sonra öldüğünü anlattı. Bu ifadeye göre Meryem, İsa Palu ve Tuncer Ustael tarafından Kocaeli-Tütünçiftlik bölgesinde gömüldü. Hava Palu’nun bu ifadesi daha sonra aile üyeleri tarafından değiştirildi ve “tehdit altında” verildiği söylendi.
Daha sonra programa katılan tanıklar da Meryem’in bu süreçte ağaca bağlandığını, dövüldüğünü ve aç bırakıldığını anlatmıştı.
Meryem’in kızı Melike Tahnal da 2009’da kayboldu. Aile, Melike’nin de Tahnal ailesinin yanında olduğunu ileri sürdü. Ancak Hava Palu’nun 2011’de verdiği ifade, Melike’nin de öldüğünü ortaya koyan en sarsıcı anlatımlardan biri oldu.

Hava Palu, torunu Melike’ye “içine cin kaçtığı” gerekçesiyle Tuncer Ustael tarafından ispirto ve sirke içirildiğini söyledi. Melike’nin kısa süre sonra fenalaşıp hayatını kaybettiğini anlattı. Hava Palu, torununu yıkadığını, beyaz bir çarşafa sardığını ve gömdüklerini de ifade etti.
Aynı dönemde İsa Palu ve Tuncer Ustael’in bölgedeki komşularından kürek, kazma ve balta istediği, bu eşyaların daha sonra yıkanmış halde geri getirildiği de dosyanın dikkat çeken ayrıntılarından.
Program ilerledikçe ve tanıkların anlatımıyla hem Meryem hem de Melike için gösterilen bölgelerde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından kazı çalışmaları başlatıldı.
Meryem’in cesedi için Kocaeli’de yapılan aramalardan sonuç alınamadı. Tuncer Ustael’in canlı yayında gösterdiği bölgede kazı yapıldı ancak Meryem’in bedenine ulaşılamadı. Melike’nin cesedinin bulunması için Sakarya-Ferizli’de yapılan aramalardan da sonuç alınamadı.

Tahnal ailesine hangi suçlamalar yöneltildi?
Palu ailesi, hem Meryem ve Melike’nin kaybolmasından hem de başlarına geldiğini söyledikleri birçok olaydan Tahnal ailesini sorumlu tuttu. Aile, Tahnal ailesinin organ mafyasıyla bağlantılı olduğunu, çocuk kaçırdığını, cinayetlere karıştığını, Meryem ve Melike’yi sakladığını öne sürdü.
Öte yandan Tuncer Ustael ve aile üyeleri, Tahnal ailesinin komşulara sus payı için 5-6 bin TL değerinde para dağıttığını, aileyi izlettirdiğini, gittikleri her yeri öğrendiğini de ileri sürdü.
Tahnal ailesi ise suçlamaları reddetti. Programa katılan Emine Tahnal, kendisine ve ailesine yöneltilen iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi. Palu ailesiyle uzun süredir görüşmediğini, aile üyelerinin ruhsal durumlarına ilişkin endişeleri olduğunu belirtti.
Palu ailesi neden Tuncer Ustael’i savunuyordu?
Palu ailesi dosyasındaki en çarpıcı sorulardan biri, aile üyelerinin Tuncer Ustael’e neden bu kadar bağlı göründüğüydü. Ustael hakkında ağır suçlamalar gündeme gelirken aile üyelerinin bir bölümü onu savunmaya devam etti.

Hava Palu, eşinin cezaevine girmesinden sonra Tuncer Ustael’in kendilerine sahip çıktığını ve aileyi koruduğunu söylüyordu. Yayınlar sırasında Hava Palu’nun İstanbul ve Kocaeli’deki beş evini Tuncer Ustael’in üzerine geçirdiği, Ustael’in de bu daireleri sattığı ortaya çıktı. Bu durum, Ustael’in aile üzerindeki etkisini ve dosyanın maddi çıkar boyutunu da tartışmaya açtı.
Müge Anlı’nın programındaki uzmanlar, Ustael’in aile üzerinde korkuya dayalı bir bağımlılık ilişkisi kurmuş olabileceğini değerlendiriyordu.
Müge Anlı’nın programında neler yaşandı?
Palu ailesi 2018’in sonunda Müge Anlı ile Tatlı Sert programına çıktığında, yıllar önce kapanan ya da ilerlemeyen dosya yeniden gündeme geldi. Programda aile üyeleri, tanıklar, komşular ve dosyayı bilen kişiler yüzleşti. Birbiriyle çelişen ifadeler, çocuklara yönelik istismar iddiaları, Meryem ve Melike’nin ölümüne ilişkin anlatımlar ve Tuncer Ustael’in aile üzerindeki etkisi kamuoyunun dikkatini çekti.
Müge Anlı, 14 Ocak 2019’daki yayında beş yıl önce kapanan soruşturmanın, programdaki yayınların ihbar kabul edilmesi üzerine yeniden açıldığını söyledi.
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, televizyon yayınlarında ortaya atılan iddiaları dikkate alarak aile üyeleriyle ilgili dosyaları birleştirdi ve soruşturma başlattı. Palu ailesinin bazı üyeleri Kocaeli’deki evlerinde, Tuncer Ustael ve eşi Emine Ustael ise İstanbul’da, Müge Anlı’nın programının stüdyosunda canlı yayın sırasında gözaltına alındı.

Anne Hava Palu, oğulları İsa ve Fatih Palu ile kızı Ayşe Palu tutuklandı. Tuncer Ustael ve eşi Emine Ustael de tutuklanan isimler arasındaydı. Harun Palu ise olay tarihinde cezaevinde olduğu gerekçesiyle serbest bırakıldı. Başsavcılık, tutuklanan altı kişinin “kasten adam öldürme” suçlaması kapsamında tutuklandığını açıkladı.
Yargı sürecinde hangi kararlar verildi?
Kocaeli’de görülen davada ilk karar 13 Şubat 2020’de verildi. Tuncer Ustael, Meryem Tahnal’ı eziyet çektirerek öldürdüğü suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca Meryem Tahnal’ı ağaca bağlaması nedeniyle “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçundan ve Meryem’in banka ve kredi kartlarını kullanması nedeniyle de hapis cezası aldı.
Emine Ustael, Havva Palu, İsa Palu ve Ayşe Palu “suça iştirak” suçundan 12 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Fatih Palu’ya ise “suça iştirak” suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Daha sonra Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu ve dosya yeniden görülmek üzere Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Yeniden görülen davada karar Ekim 2023’te çıktı. Mahkeme, Tuncer Ustael’i “canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti.
Emine Ustael ile Havva, İsa ve Ayşe Palu’ya “kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 12 yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Fatih Palu ise suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
31 Mart 2023’te ise Palu ailesinin 6 üyesinin yargılandığı davada verilen karar Yargıtay tarafından bozuldu. Kararın bozulması ile Tuncel Ustael dışındaki tüm sanıklar tahliye edildi.








