İBB davası: “Savcılık tarafından yönlendirildim” diyen Murat Kapki savunma yaptı

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davası 38. günde devam ediyor. “Savcılık tarafından yönlendirildim” diyen Murat Kapki savunma yaptı. Kapki, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında verdiği ifadelerin tamamen asılsız olduğunu söyledi. Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanının Murat Kapki’ye sorduğu soruya itiraz etti. Çıkan tartışma üzerine duruşma bitti.

murat kapki

Tutuklanarak İBB Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın ilk duruşmasına, 38’inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi karşısındaki 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam edildi.

İzleyiciler, Silivri’den ailesine ve avukatlarına haber verilmeden Afyonkarahisar’a sevk edilen Elif Atayman’ın doğum gününü kutladı. Duruşmaya, itirafçı sanık Kültür A.Ş. Satın Alma Müdür Vekili Gökhan Köseoğlu’nun avukatının savunmasıyla başlandı.

İlgili bağlantılar

Müvekkilinin menfaat temini olmadığını, malvarlığında artış yaşanmadığını söyleyen Gökhan Köseoğlu’nun avukatı, “İddia edilen örgütle taban tabana zıttır. Örgütün siyasi amacına hizmet etmesi mümkün olmaz. Olayların ortada çıkması için gerekli belgeleri müfettişe teslim etmiştir” dedi.

“Savcılık tarafından yönlendirildim” diyen Murat Kapki savunma yaptı

İtirafçı ifadesiyle ilgili “Savcılık tarafından yönlendirildim” diyen tutuklu sanık Murat Kapki’nin savunmasına geçildi.

“Bugün, yalnızca suçlamalara cevap vermek için değil, hakkımda çizilen yapay karakteri silmek için buradayım” diyen Murat Kapki, “Çocuklarımın büyümesine tanıklık edemiyorum. Ailemin temel geçim kaynağıyım. Uydurma iddialarla hapisteyim. 8.5 yaşındaki oğlum depresyon tedavisi görüyor, 25 kilo aldı. Ben ek ifade verince hepsi sustu. Sonra burada dilekçe verince o yayınlar yeniden başladı. Bu arkadaşların hepsinin ismini açıklayacağım” dedi.

BVA adlı şirketi kurduğunu anlatan Murat Kapki, sektördeki başarılarından dolayı AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ödül aldığını da ifade etti.

Murat Kapki, MASAK raporu üzeri suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Kapki, 2020’den 2024’e kadar şirketinin kârlılık oranının 0.21 olarak hesaplandığını, 2024’te bu oranın 2.53’e çıktığının iddia edildiğini ifade etti.

Kültür A.Ş.’den şimdiye kadar dört ihale aldıklarını ancak bunun üçünün suçlama konusu yapıldığını söyleyen Kapki, “Bir ihalenin ana ihalesi Ekrem İmamoğlu döneminden önce yapılmış. Muhtemelen bu yüzden iddianameye almamışlar” dedi.

“AKP dönemindeki tüm ihaleler de suç sayılmalı”

“İtirafçı oldu” denilen ancak etkin pişmanlıktan ifade vermediği ve davada sanık yapılmayan İlbak ailesine dikkat çeken Kapki, şunları söyledi:

“Ben ihale aldığım için suçlanıyorum, eğer bu suçsa AKP dönemindeki tüm ihaleler de suç sayılmalı. İBB’nin reklam alanlarını uzun yıllardır işletenlere suç isnat edilmiyor. İlbak’lar da aynı ihaleleri, birebir aynı şekilde aldılar. Ama iddianamede yoklar. Biz neden buradayız peki? Benimle aynı ihaleyi aldılar.”

Murat Kapki şöyle devam etti:

“Bilirkişi raporu kamu zararı bulamamış, ihaleye çıkan tutarın tamamını kamu zararı gibi gösteriyorlar. Cem Küçük benim 2020’den önce köfteci olduğumu söyledi. Köftecileri küçümsemiyorum ama 2020’den önceki ticari hayatımı yok saymaları gerekiyor. (Belge gösterdi) Seçimin iptal edildiği gündem sonra, yani İmamoğlu mazbatasını almadan ihale aldım. Ali Yerlikaya döneminde. İmamoğlu seçildikten sonra bu alanlar benim elimden alındı. Murat Ongun beni kolluyorsa neden bunları benim elimden aldı?”

İtirafçı Ahmet Çiçek’in avukatı Melike Bayraktar’ın kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini anlatan Murat Kapki, “Muhittin Palazoğlu Ahmet Çiçek’e ‘Murat’a suç at sana 1 milyon dolar vereceğim’ demiş. Bunu avukat söyledi” dedi. “Savcılığa anlattım hiçbirini yazmadılar” diyen Kapki, “Niye yazmıyorsun deyince ‘gerek yok’ dedi savcı” diye konuştu.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Osman Kaan’ın oğlu TÜRGEV yöneticisi İsmail Kaan’a 19 Mart operasyonundan önce bir villa ve yedi daire devrettiğini belirtti. Kapki, “Ayrıca bir villanın parasını da verdim, üzerine aldı. Benim avukatlarım haksız yere bu dosyada sanıkken, İsmail Kaan yok” dedi.

“Beni ahtapotun kolu bile yaptılar”

Cem Küçük’ün çıktığı yayınlarda hakkında MASAK raporları olduğunu söylediğini ifade eden Murat Kapki, şunları söyledi:

“Cem Küçük ‘MASAK raporları var, görecekler bunlar’ diyordu ya; işte o MASAK raporlarını şu an tek tek açıklıyorum. MASAK raporları var ama yemin ediyorum hepsi çöktü. Bu rapor, benim tutuklanmama ve malvarlığıma el konulmasına dayanak yapılmış; ama baştan sona yanlış ve çarpıtılmış Başkanım. Raporun anlattığı hikâye şu: BVA Kültür AŞ’den para alıyor -bakın ‘Kültür A.Ş.’den para alıyorum’ diye yazıyor- BVA’nın ortağı Murat Kapki, şirket ile ilgisi olmayan Hüseyin Köksal’a para gönderiyor. Şirket ile ilgisi olmayan dedikleri Hüseyin Köksal benim ortağım; ona para gönderiyorum. Ben Kültür AŞ’den para almışım, Hüseyin Köksal da bu parayı Can Aslan Reklam’a aktarıyor. Aslında kendi helal sütüyle kazandığı para, birazdan göreceksiniz. Oradan da İmamoğlu İnşaat’tan ev almış gibi görünüyor. Ama aslında ev de almamış; arsaymış, onu da İmamoğlu İnşaat kullanıyormuş. Sonuç: ‘Murat Kapki, Ekrem İmamoğlu’na rüşvet vermiş’ diye boy boy Yeni Şafak’ta, Sabah Gazetesi’nde haber yaptılar. Ekrem İmamoğlu 1, Murat Kapki 2 numaraydı; gazetelerde beni ‘ahtapotun kolu’ bile yaptılar başkanım. Bir gün gazeteyi bir aldım; ahtapot kolunda Murat Kapki.”

Murat Kapki, ifade işlemleri sırasında savcıyla aralarında geçenleri anlattı:

“Parayı cebe attığımı düşünüyorlar. Neyse, Allah’tan bunu da ifade sırasında ispatladık. Savcı Bey, ifade esnasında bana, ‘Zaten CHP’li de değilsin’ dedi. ‘Zaten CHP’li değilim, benim ne alakam var? Ben sadece ticaret yapıyorum’ dedim. O esnada savcı bey bana, ‘Murat Ongun ile aranızın kötü olduğunu anladık. Telefon tepelerinden bunu gördük. Murat Ongun’la ilgili bize anlatacağın bir şey varsa anlat, senin lehine iyi olur’ dedi.”

Kapki, Birinci ile diyaloğunu anlattı

Murat Kapki, İBB Borsası iddialarında ismi geçen eski AKP MKYK üyesi avukat Mücahit Birinci’nin, 2 milyon dolar ve iftira karşılığında kendisini tahliye ettireceğini söylediğini anlattı. Kapki, Birinci’yle arasında geçen konuşmayı anlattı:

“İki buçuk milyon dolar istedi” dedi bana, “İki buçuk milyon dolara seni çıkartacağını söyledi.”

Ben de, “İki milyon dolar vereyim” dedim.

“İstiyor” dedi.

Sonra tekrar geldi, “Tamam” dedi bana.

Ardından anlatmaya başladı. Çok detayına girmeyeceğim çünkü bunları zaten fazlasıyla anlattım. Zaten 9 Eylül’de de davası var.

Ama çok kişiyi itham ederek, birçok isim vererek bana çeşitli şeyler söyledi.

Sonra yine dedi ki:

“Bak kardeşim, gemiyi düşün. Yarın öbür gün AK Parti iktidardan düşüyor gibi olur, CHP kazanıyor gibi görünür. Sen de ‘Ben kendi başımı kurtarmak için yaptım’ dersin, yine o tarafa geçersin.”

Ben de, “Arkadaş, ben CHP’li değilim ki. AK Partili de değilim. Ben iş insanıyım” dedim.

Sonra bana, “Sen olayı anlamıyorsun. Büyük resme bak, büyük resme bak” dedi.

“Makyavalist düşün kardeşim…”

Sürekli “Makyavalist” lafını tekrar edip duruyordu. Sanki yeni öğrenmiş bir kavram gibi sürekli onu kullanıyordu.

Sonra dedi ki:

“Sana bir kâğıt getireceğim. Bunları okuyacaksın ama sana bırakmayacağım. Geri alıp gideceğim. Şimdi sana vereceğim, okuyacaksın, imzalayacaksın. Bir hafta sonra çıkıyorsun.”

Ben de, “Ben bir şey imzalamayacağımı söylemiştim. Bu ne?” dedim.

“Sen bir oku” dedi.

Kâğıdı aldım, okumaya başladım. İçeriğini şimdi anlatmayayım. Zaten televizyonlarda da çıktı.

Ekrem İmamoğlu ile ilgili, Murat Ongun ile ilgili, Özgür Özel ile ilgili; benim hiç bilmediğim, duymadığım, görmediğim olaylara şahit olmuşum gibi ifadeler yazılmıştı.

Sözde, Hüseyin bana bunları söylemiş gibi şeyler yazıyordu. Bunları imzalatmaya çalıştı.

Ben de şunu sordum:

“Ben bunları imzalarsam bir de üstüne sana iki milyon dolar mı vereceğim?”

“O işler öyle” dedi.

Ben de, “Ben bunları imzalarsam senin bana para vermen lazım” dedim.

Vallahi aynen böyle konuşuyoruz.

O da bana, “Sen bu işlerden anlamıyorsun herhalde. Bu işler böyle kardeşim” dedi.

“Eliyle işaret yaptı.”

“Hayatında ilk kez tutuklandın. Bu işlerin nasıl yürüdüğünü bilmiyorsun” dedi.

Evet, bilmiyorum. Çünkü hayatımda ilk kez böyle bir olayın içine girdim.

“Ben ne itirafçıyım, ne etkin pişmanım”

Murat Kapki, Mücahit Birinci’den şikayetçi olduğunu, savcının kendisini çağırdığını ve “Buraya kadar gelmişsin, bir şeyler söyle, yazalım öyle git” dediğini belirtti. Kapki şunları söyledi:

“Biraz sonra tahliye olacağım sanarak ne sorduysa doğrudur dedim. Benim ifadem gibi geçti. Sonra çıkıyorum değil mi diye sordum. Kurul karar verecek dedi. Konuş çık dedikleri için ne istiyorlarsa tamam dedim, şimdi o ifadelerle beni ve başkalarını suçluyorlar. Burada anlattığım her şey doğrudur. Ben ne itirafçıyım, ne etkin pişmanım. Ben; suçsuz yere hapse atılmış, kardeşi tutuklanmış, eşi gözaltına alınmış, bütün yakınları sanık yapılmış, yılların emeğiyle edindiği tüm mal varlığına el konulmuş ve tahliye olmak için savcılara güvenmekten başka çaresi kalmamış bir insanım.”

İBB soruşturması savcısının kendisine “Senin bir suçun yok” dediğini belirten Murat Kapki, mahkeme başkanına seslendi:

“Telefonu vardır sizde. Allah rızası için bir arayın. ‘Siz Murat Kapki’ye burada bir gün dahi tutuklu kalmaman lazım dediniz mi, demediniz mi?’ diye sorun. Bana dedi ki, ‘Senin burada bir gün dahi tutuklu kalmaman lazım.’ Bunu kendi ağzıyla söyledi. Ama ardından da, ‘Benim gücüm yetmiyor’ dedi. Diğer savcıların da şöyle dediğini aktardı ‘Murat Kapki çok televizyona çıktı. Çok görüntüsü yayınlandı, çok haber oldu. Şimdi çıkarırsak sıkıntı yaşarız.’ Bunu da söyledi bana. Televizyona çıkan ben miyim? O pislik adamlar beni çıkarıyor. Her gün konuşuyorlar. Ben ne yapayım?”

“İnan Güney hakkındaki ifadelerimin tamamı uydurma”

Murat Kapki, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında konuştuğu etkin pişmanlık ifadesi hakkında şunları söyledi:

“Savcı bana ‘Konuş ve çık’ dediği gün oradan serbest bırakılacağımı sandım. Bu ifademdeki konuların tamamı uydurmadır. Savcı bana ne sorduysa, biraz sonra tahliye olacağım diye düşünerek yorum da katarak ‘Evet öyledir, doğrudur’ gibi cevaplar verdim. Sonra da bunlar zapta yazıldı. Mesela İnan Güney meselesini Savcı bana ‘İnan Güney hakkında çok fazla ifade var, şöyle şöyle deniyor; sen de biliyor musun bunları?’ diye sordu. Ben de ‘Evet, ben de duymuştum’ dedim. İfade bittiğinde Savcıya, ‘Savcım, artık çıkıyorum değil mi?’ diye sordum. Savcı Bey bana tekrardan kurul olayını anlattı. ‘Nasıl yani savcım? Anlat çık dediniz, ben de öyle ifade verdim. Hem Mücahit’i hem de İsmail’i bile ifade tutanaklarına yazmıyorsunuz’ dedim. Başkanım, bunları söyledim.”

Mallarını devrettiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Osman Kaan’ın oğlu TÜRGEV yöneticisi İsmail Kaan’dan şikayetçi olduğunu söyleyen Murat Kapki, ardından adliyeye götürüldüğünü anlattı. Kapki, İsmail Kaan’la ilgili şikayetinden sonuç alamayınca dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e dilekçe yazdığını belirtti.

Kapki, “2 Ekim tarihli ifademde sadece oğlumun sağlık durumu var. Böyle bir ifade olur mu? İsmail Kaan’la ilgili söylediğim hiçbir şeyi zapta geçirmediler. Savcı Bey, bana ifadesiz gitmemin yanlış anlaşılacağını söyleyerek, oğlumun sağlık sorunlarını yazdı ve geri gönderdi. Mallarıma el koydu. O pislik adam el koyacağına devlet el koysun diye aylarca yırtındım” dedi.

Kapki, bir ifadesinde “Ekrem İmamoğlu için fon oluşturmak” yazıldığını ve savcıya itiraz ettiğini, “Savcım o kadar da değil” dediğini söyledi.

Tartışma çıktı, duruşma bitti

Mahkeme başkanı, Murat Kapki’ye ifadelerinin doğru olup olmadığını sordu. Kapki, ifadelerinin savcının yönlendirmesiyle alındığını, avukatının bu esnada yanında olmadığını, “tahliye olurum” ümidiyle ne sorulduysa “doğrudur” dediğini söyledi.

Mahkeme başkanı, Kapki’nin avukatına ifade esnasında orada olup olmadıklarını sordu. Kapki’nin avukatı, ifade öncesi Kapki’yle savcının konuştuğunu sonrasında ifadelerin imzalandığını anlattı ve “Resmî ifade başlamadan önce, avukatların da dışında kaldığı bir aşamada, savcının odasında baş başa yapılan görüşmede ‘Bu ifadeyi ver’ şeklinde bir mutabakat oluştuğu iddiası. İtirazımız buna” dedi.

Mahkeme başkanının sorularına avukatlar tepki gösterdi. Mahkeme başkanı, “Bu ifadeler inkâr edildiği için bunu sormak durumunda değil miyiz? Normal davalarda da sormuyor muyuz? ‘Avukatım, sen o esnada neredeydin?’ diye normal davalarda da sorulmuyor mu” dedi.

Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanına tepki gösterdi, dün itirafçı Gökhan Köseoğlu’na “İfadeniz sırasında baskı var mıydı” diye sorduğunu ancak itirafçı ifadesini çeken Murat Kapki’ye bu soruyu sormadığını söyledi.

Mahkeme başkanı İmamoğlu’na, “Ekrem Bey, siz neye müdahale ediyorsunuz? Ben şu an sanıkla konuşuyorum. Sanığı anlamaya çalışıyorum. Siz şu an sanığın avukatısınız. Neden müdahale ediyorsunuz bu konuya? Sesinizi bu kadar yükseltmeyin. Neden yükseltiyorsunuz sesinizi? Burası miting alanı değil” diye tepki gösterdi.

İmamoğlu, “Hepimizin can ve mal güvenliği size aittir” dedi, mahkeme başkanı “Ekrem Bey bu üslubunuza devam etmeyin. Bu üsluba devam etmeyin bak” diye yanıt verdi.

Duruşma bitti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.