İSTANBUL (Medyascope) – Çin lideri Şi Cinping, Trump’la görüşmesinde Antik Yunan’daki Peloponez Savaşı’na gönderme yaparak “Thukydides Tuzağı” uyarısında bulundu. Şi, Tayvan konusunda yapılacak hataların çatışmaya yol açabileceğini, Çin-ABD ilişkilerinin de olumsuz etkilenebileceğini söyledi.

Trump ve Şi Cinping hangi krizleri konuştu?
Orta Doğu’daki karmaşık savaş. Tayvan’daki gerilim. Dünyanın en büyük iki süper gücünün liderleri bu hafta Pekin’de bir araya geldiğinde herkesin konuşmalarını beklediği konular bunlardı. Ama Çin lideri Şi Cinping bunun yerine çok daha eski bir savaşı gündeme getirdi. Perşembe günü yaptığı açılış konuşmasında Şi, Antik Yunan’daki Peloponez Savaşı’na değindi. MÖ 431’de Atina ile Sparta arasında başlayan ve onlarca yıl süren bu savaşı örnek gösteren Şi şöyle sordu: “Çin ve Amerika Birleşik Devletleri sözde ‘Thukydides Tuzağı’nı aşarak büyük güç ilişkileri için yeni bir model oluşturabilir mi?”
“Thukydides Tuzağı” ne anlama geliyor?
Dış politika tartışmalarında sıkça kullanılan ve Trump’ın eski baş stratejisti Steve Bannon gibi isimlerin de sık sık referans verdiği “Thukydides Tuzağı”, yükselen bir gücün mevcut süper gücü tehdit etmeye başlaması durumunda bunun çoğu zaman savaşa yol açtığı fikrine dayanıyor. Antik Yunan tarihçisi Thukydides, Peloponez Savaşı Tarihi adlı kitabında bunu şöyle açıklıyordu: “Atina’nın yükselişi ve bunun Sparta’da yarattığı korku savaşı kaçınılmaz hale getirdi.” Yani geçmişte Atina’nın Sparta ile savaşa girmesi gibi, bugün de Çin’in yükselişinin ABD’de kaygı ve potansiyel bir çatışma yarattığını ima ediyor.
Şi Cinping neden bu örneği şimdi verdi?
Gözlemciler, Şi’nin bu ifadeyi yıllardır kullandığını ama Trump’ın ziyareti sırasında bu tarihi referansı tekrar gündeme getirmesinin Tayvan konusundaki pozisyonuna bir işaret olabileceğini söyledi. Çin lideri daha sonra Trump’a Tayvan konusunda yapılacak herhangi bir yanlış adımın iki ülkeyi “çatışmaya” sürükleyebileceğini uyardı.
Şi, Çin’in kendi toprağı olarak gördüğü Tayvan hakkında şöyle dedi:
“Tayvan meselesi Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konudur. Eğer yanlış yönetilirse iki ülke çarpışabilir hatta çatışmaya girebilir ve bu durum tüm Çin-ABD ilişkilerini son derece tehlikeli bir noktaya taşıyabilir. Akşam düzenlenen devlet yemeğinde Çin lideri daha uzlaşmacı bir ton kullandı ve ABD ile Çin’in aralarındaki kaçınılmaz gerilimleri yönetebileceğini söyledi.
Şi şöyle konuştu:
“Çin ulusunun büyük yeniden yükselişi ile Amerika’yı yeniden büyük yapma hedefi tamamen birlikte ilerleyebilir ve tüm dünyanın refahını geliştirebilir.”
Trump Şi’nin sözlerine nasıl cevap verdi?
Donald Trump ise sosyal medyada yaptığı paylaşımda Şi’nin ABD’den “çok zarif bir şekilde gerileyen bir ülke” olarak bahsettiğini söyledi. Ama Trump’a göre bu ifade kendi dönemindeki ABD için geçerli değildi.
Trump cuma sabahı sosyal medyada şöyle yazdı:
“İki yıl önce gerçekten gerileyen bir ülkeydik. Şimdi ise Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en sıcak ülkesi ve umarım Çin ile ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve daha iyi olur!”







