İSTANBUL (Medyascope) – Al-Monitor’den Amberin Zaman’a konuşan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile temasların sürdüğünü, Ankara’ya ziyaret planının “hazırlık aşamasında” olduğunu söyledi. Mazlum Abdi, ziyaretin gerçekleşmesi halinde Abdullah Öcalan ile görüşme ihtimaline de “Evet, olabilir” yanıtını verdi.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- SDG Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile görüşmelerin sürdüğünü ve olası bir Ankara ziyaretinin hazırlık aşamasında olduğunu belirtti.
- Abdi, Türkiye ile görüşmelerde Suriye hükümetinin de masada olması gerektiğine vurgu yaptı.
- Nusaybin-Kamışlı sınır kapısının açılması için anlaşma sağlandığını ancak mevcut gerilim nedeniyle geciktiğini söyledi.
- Kürtçe eğitim ve özerk yönetimin diplomasının tanınması üzerine ortak bir komite kurulacak.
- Abdi, Suriye Kürtlerinin artık görmezden gelinemez bir gerçeklik olduğunu ifade etti.
Al-Monitor’den Amberin Zaman’a konuşan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile yürütülen temaslar, Şam yönetimiyle entegrasyon süreci ve Rojava’nın geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Abdi, Türkiye ile görüşmelerin devam ettiğini belirtirken, Ankara’ya olası bir ziyaret için “Böyle planların şu anda hazırlık aşamasında olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Ziyaretin gerçekleşmesi halinde Abdullah Öcalan’la bir görüşmenin gündeme gelip gelmeyeceği sorusuna da yanıt veren Mazlum Abdi, “Evet, olabilir” ifadelerini kullandı. Abdi, Öcalan’la telefonla konuşmadığını ancak kendilerine mektuplar ulaştığını, son mektubun ocak ayındaki çatışmalardan önce geldiğini söyledi.
Türkiye ile temas devam ediyor mu?
Röportajda Türkiye ile barış süreci, Şam’la yürütülen entegrasyon görüşmeleri ve Rojava’nın statüsü arasındaki bağ da gündeme geldi. Abdi, Türk yetkililerle temasların sürdüğünü ancak ayrıntıya girmeyeceğini belirtti. Basında yer alan bazı görüşme haberlerinin doğru olmadığını söyleyen Abdi, buna rağmen Ankara ile iletişimin devam ettiğini vurguladı.
Abdi’ye göre Türkiye ile yapılacak görüşmelerde Şam yönetiminin de masada olması daha verimli olacak.
“Suriye hükümetinin Türkiye ile yapacağımız herhangi bir görüşmenin parçası olmasının daha faydalı olacağına inanıyoruz. Bizim pozisyonumuz bu” diyen Abdi, SDG’nin artık Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin parçası olduğunu da hatırlattı.
Türkiye’nin sınır hattındaki ağır silahlara ilişkin kaygıları sorulduğunda ise Abdi, “Türkiye’nin endişeleneceği bir şey yok. Biz her zaman barışçıl, komşuluk ilişkileri istediğimizi açıkça söyledik. Ayrıca artık Suriye ordusunun parçasıyız” dedi.

Nusaybin-Kamışlı kapısı açılacak mı?
Türkiye ile Suriye’nin kuzeydoğusu arasındaki en kritik başlıklardan biri olan Nusaybin-Kamışlı sınır kapısı da röportajın öne çıkan konuları arasındaydı. Abdi, iki hafta önce Şam’daki görüşmelerinde merkezi hükümetle sınır kapısının yeniden açılması konusunda anlaştıklarını, hatta tarih de belirlendiğini söyledi.
Ancak Haseke’deki mahkeme binasında Kürtçe tabelanın kaldırılmasıyla başlayan gerilim nedeniyle açılışın ertelendiğini belirtti. Abdi, krizin yatıştırıldığını ve kapının yakında açılmasının beklendiğini söyledi.
İlgili bağlantılar:
- Mazlum Abdi’den “Yakında sizi Ankara’da görebilir miyiz?” sorusuna yanıt: “Neden olmasın?”
- Suriye’de sürpriz görüşme: SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, IKYB lideri Bafıl Talabani ve Uluslararası Koalisyon Güçleri Genel Komutanı General Matthew McFarlane bir araya geldi
- Ruşen Çakır yorumladı | Yeniden: Mazlum Abdi realites
Öcalan için “ulusal lider figürü” dedi
Amberin Zaman’ın “Öcalan’ın Suriye Kürtleri için hâlâ bir liderlik figürü olduğunu söyleyebilir miyiz?” sorusuna Mazlum Abdi, “Öcalan ulusal bir lider figürüdür ve Rojava’da onu böyle gören geniş bir kesim var. Rolü önemini koruyor” yanıtını verdi.
Şam ile entegrasyon süreci nasıl ilerliyor?
Röportajın önemli bir bölümü, SDG ile Şam yönetimi arasında 29 Ocak’ta imzalanan revize entegrasyon ve ateşkes anlaşmasına ayrıldı. Abdi, önceliklerinin bu anlaşmanın “adil ve doğru şekilde” uygulanması olduğunu söyledi. Süreç kapsamında SDG güçlerinin Suriye ordusuna, özerk yönetim kurumlarının ise Suriye devlet yapısına entegre edilmesi hedefleniyor.
Abdi’ye göre taraflar iki temel ilkede anlaştı. Buna göre özerk yönetime bağlı hiçbir çalışan işten çıkarılmayacak ya da “diskalifiye” edilmeyecek. Yaklaşık 50 bin kişinin görevlerinde kalması ve maaşlarını ilgili bakanlıklardan alması öngörülüyor. Ayrıca Kürt çoğunluklu bölgelerde yerel yönetimin yerel halk tarafından yürütülmesi, etnik olarak karma bölgelerde ise yönetimin uzlaşı temelinde paylaşılması hedefleniyor.
Asayiş güçlerinin de Kürt çoğunluklu bölgelerde yapısını koruyarak Suriye devletine entegre edilmesi konusunda uzlaşıldığını söyleyen Abdi, bu çerçevede yaklaşık 15 bin kadın ve erkeğin görevlerine devam edeceğini belirtti.
SDG henüz feshedilmedi
Abdi, askeri entegrasyonun planlandığı şekilde ilerlediğini söyledi. Anlaşmaya göre SDG güçlerinden oluşan ve SDG komutanları tarafından yönetilen dört tugayın kurulması kararlaştırıldı. Abdi, bu tugayların Suriye ordusu içinde yeni isimlerle yer aldığını ancak personelinin tamamen SDG savaşçılarından oluştuğunu anlattı.
Kobani, Derik, Haseke ve Kamışlı merkezli tugayların oluşturulduğunu belirten Abdi, “Entegrasyon süreci tamamlanana kadar SDG varlığını sürdürecek. SDG feshedilmiş değil” dedi. Süreç tamamlandığında SDG’nin feshedileceğini de doğruladı.
Abdi, entegrasyon sonrasında kendi unvanının ne olacağı sorusuna ise gülerek, “Halkımızın arasında kalacağım. Halkımızı örgütlemeye odaklanacağız ve doğal olarak yeni örgütlenmeler oluşacak” yanıtını verdi.

Kürtçe eğitim için ortak komite kuruluyor
Röportajda Kürtçe eğitim ve özerk yönetimin verdiği diplomaların tanınması da gündeme geldi. Abdi, uygulamanın geciktiğini kabul etti ancak son aşamada nihai bir anlaşmaya vardıklarını söyledi. Buna göre bu yıl ve gelecek yıl özerk yönetimin müfredatıyla ortaokul ve lise eğitimini tamamlayan öğrenciler diplomalarını Suriye devletinden alacak. Özerk yönetimin geçmişte verdiği ortaokul ve lise diplomaları da resmi olarak tanınacak.
Sonraki dönemde müfredatın nasıl uygulanacağı konusunda Şam ve özerk yönetim temsilcilerinden oluşan ortak bir komite kurulacak. Abdi, en önemli taleplerinin Kürt çoğunluklu bölgelerde eğitimin Kürtçe yapılması olduğunu söyledi. Ulusal müfredatın Kürtçeye çevrilerek uygulanması gündemde. Komitenin iki ay içinde hükümete görüş sunması bekleniyor.
YPJ’nin statüsü tartışmalı
En zorlu başlıklardan biri de Kadın Koruma Birlikleri’nin, yani YPJ’nin entegrasyon sürecindeki yeri. Abdi, Şam yönetiminin kadınların aktif savaş görevi ya da ordudaki başka pozisyonlar için yasal zeminin bulunmadığını savunduğunu söyledi. Şam’ın kadın savaşçıların İçişleri Bakanlığı’na bağlı iç güvenlik güçlerine entegre edilmesini istediğini belirtti.
Abdi ise “Kadınlarımız en az erkek savaşçılar ve komutanlar kadar cesur, zeki ve yetkindir, hatta daha fazlasıdır” dedi. Müzakerelerin sürdüğünü ancak mevcut koşullarda kadın savaşçıların iç güvenlik güçlerinin parçası olmasının daha olası göründüğünü söyledi.
Atılan adımlar yetersiz kaldı mı?
Röportajda Abdi, Rojava’da ve Kürt kamuoyunda SDG yönetimine yönelen eleştirilere de yanıt verdi. SDG’nin Şam karşısında daha iyi bir anlaşma yapamadığı, Rakka ve Deyrizor gibi Arap çoğunluklu bölgelerden daha erken ve daha iyi koşullarda çekilmesi gerektiği yönündeki eleştiriler için “Bu eleştiride bir doğruluk payı var” dedi.
Abdi, 2025’te Şam’la imzalanan 10 Mart anlaşmasının bu bölgelerin yeniden entegrasyonunu öngördüğünü ancak SDG’nin tüm bölgenin bir bütün olarak ele alınmasını istediğini anlattı. Sadece Kürtlerin değil, birlikte savaştıkları Arapların ve diğer toplulukların haklarını da güvence altına almaya çalıştıklarını söyledi. “Bunun için çok çalıştık ama maalesef başarılı olamadık” dedi.
Başarısızlığın sorumluluğunun iki tarafta olduğunu söyleyen Abdi, Şam’ın önerilere yanıt vermeyerek süreci uzattığını, SDG’nin hatasının ise yeterince esneklik göstermemek olduğunu belirtti. “Arap çoğunluklu bölgelerle entegrasyona başlayabilirdik. Bunun yerine kontrolümüzdeki bütün alanın bir bütün olarak ele alınmasını talep ettik” dedi.
“Suriye Kürtleri artık görmezden gelinemez”
Röportajın sonunda Abdi, son 15 yılda Rojava Kürtlerinin ne kazandığı sorusuna da yanıt verdi. Kobani’nin 2014’te yok oluşun eşiğine geldiğini hatırlatan Abdi, Kürtlerin IŞİD’e karşı direnişiyle dünyanın dikkatini çektiğini söyledi. Bugün Suriye’de Kürtlerin Şam yönetimiyle kendi kimlikleri ve hakları adına müzakere edebildiğini vurguladı.
Abdi, “Halkımızın umutları ve hayalleri istediğimiz şekilde gerçekleşmedi. Ama bu, haklarımız için mücadeleyi sürdüremeyeceğimiz anlamına gelmiyor” dedi. Kürt çocuklarının 15 yıldır anadillerinde eğitim gördüğünü ve bunun devam etmesi için çalışacaklarını söyledi. “Onurumuzdan ve ayrı Kürt kimliğimizden taviz vermeden, diyalog yoluyla barışçıl uzlaşı inşa etmek bizim yolumuzdur. Suriye Kürtleri artık görmezden gelinemeyecek bir gerçekliktir” ifadelerini kullandı.








