İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Doç. Dr. Vahap Coşkun ile çözüm sürecinin geldiği nokta üzerine söyleşi gerçekleştirdi. Coşkun, Meclis komisyonuna gelmesi beklenen “Çerçeve Yasa”yı, Öcalan’ın rolünü ve Kandil’in tutumunu değerlendirdi.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Ruşen Çakır, Vahap Coşkun ile ‘Çerçeve Yasa’ ve Öcalan’ın rolünü değerlendirdi.
- Öcalan yasayı, ‘başka kapıları açacak bir anahtar’ olarak görüyor ve onay için çaba sarf ediyor.
- Coşkun, yasada Öcalan’ın pozisyonu ve örgüt yönetiminin durumu hakkında belirsizlikler olduğunu belirtti.
- Silah bırakma sürecinin ardından eve dönüş ve toplumsal bütünleşme dikkatli planlanmalı.
- Sürecin net bir dille ve dikkatle yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu Vahap Coşkun, “Çerçeve Yasa”yı, Öcalan’ın rolünü ve Kandil’in tutumunu değerlendirdi.
Çakır, Öcalan’ın yasayı “başka kapıları açacak bir anahtar” olarak gördüğünü söyledi. Coşkun ise süreç hakkında Öcalan’ın görüşünü şöyle aktardı:
“Öcalan sürecin başından itibaren ‘İmkan verilmesi halinde bu sorunu çatışma ortamından hukuk ve siyaset zeminine çekebilirim’ diyordu. Dolayısıyla yasanın çıkması için ciddi şekilde çaba sarf ediyor. Son 10 gün içerisinde iki defa İmralı’da görüşmeler yapıldı. Bazı noktalarda anlaşmamış olabilirler, bazı noktalar tarafların içine tam anlamıyla sinmemiş olabilir. Ama burada önemli olan iki husus vardı. Bunlardan bir tanesi bir mutabakatın olması, çerçeve yasa taslağının meclisinin önüne getirilmesiydi. İkincisi de bunun parlamento tatile girmeden önce çıkarılmasıydı. Her ikisi de gerçekleşmiş görünüyor. Artık sürecin bir hukuki zemine çekileceği, hukuk üzerinden yürütüleceği bir döneme girmiş durumdayız.”

“Kandil’in kabul edeceği metin, Öcalan’ın evet diyeceği bir metindir”
Öcalan’ın kabul edeceği herhangi bir metne Kandil’in itiraz etmeyeceğini vurgulayan Vahap Coşkun, “Yasalaşma çalışmaları başladığından itibaren üç önemli soru vardı, Öcalan’ın statüsü, örgüt yönetiminin durumu ve yasadaki tanımlamaların nasıl yapılacağı. Bu konuda sürekli olarak hem Kandil hem de DEM Parti, Öcalan’ın statüsünün son derece belirleyici olduğunu, örgütün yönetim kadrosunun da Türkiye’ye gelip siyaset yapmak istediğini söylemişlerdi. Fakat basına yansıyan bilgilerden öğreniyoruz ki bu yasa tasarısında ne Öcalan’ın pozisyonuna ilişkin bir düzenleme olacak ne de örgütün yönetici kadrosunun Türkiye’ye gelmesi söz konusu olacak” diye konuştu.
Silah bırakmanın önemli bir husus olduğunu söyleyen Vahap Coşkun, sürecin iyi planlanması gerektiğini belirtti:
“Bu tür süreçlerde aslında en kolay husus silah bırakma. Ardından gelen eve dönüş ve toplumla bütünleşme süreçleri kırılganlık barındırabilir. Dolayısıyla son derece dikkatli davranmak gerekir. Sloganlardan, abartılı ifadelerden kaçınarak nötr bir dille süreci gerçekleştirmek önem arz ediyor. Ardından silah bırakanların hukuki olarak ve siyasi olarak nasıl bir pozisyonda olacağını net bir şekilde planlamak lazım. Bir günde olacak bir husus değil ama bu adımlar bütünlüklü bir şekilde düşünülmeli.”







