Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ile Siyasetname (78): “Hukuk muhalefete karşı silaha dönüştürüldü”

Kılıçdaroğlu

İSTANBUL (Medyascope) – Siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması ve sonra bu karardan dönülmesini ve CHP kurultayına ilişkin yargı süreci üzerinden Türkiye’de hukukun siyasal mücadele aracı haline getirildiğini söyledi. Kalaycıoğlu, “Burada tartıştığımız mesele siyasal temsilin karşısında hukuk aracılığıyla savaş. Hukuk muhalefete karşı silaha dönüştürüldü” dedi.

Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasına yönelik kararın kısa sürede geri alınmasını ve CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin yargı sürecini değerlendirdi.

Kalaycıoğlu, Türkiye’de yaşananların 2017’de hukuken, 2018’de ise fiilen geçilen “sultanizm rejimi” ile doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Sultanizmde temel ilkenin yürütmenin sınırsız ve denetimsiz biçimde karar alması olduğunu belirten Kalaycıoğlu, “Sultanizmde bir tek doğru olduğuna inanılan uygulama var. O da yürütmenin herhangi bir sınır tanımaksızın ve hesap vermeksizin tek kişinin şahsi takdiriyle karar alması” dedi.

Kalaycıoğlu, Cumhurbaşkanı kararıyla Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasına yönelik kararın kısa sürede geri alınmasının, mevcut yönetim sistemindeki karar alma mekanizmasının sorunlarını ortaya koyduğunu söyledi.

Kararın YÖK’le yeterli istişare yapılmadan alındığı izlenimi doğurduğunu belirten Kalaycıoğlu, “Bir karar alınıyor, bu kararın olumsuzlukları ortaya çıkıyor. YÖK’ün açıklamasından anladığımız kadarıyla YÖK’le de konuşulmadan alınıyor karar” ifadelerini kullandı.

Kalaycıoğlu, bu tür kararların üniversiteler üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabileceğini belirterek, Bilgi Üniversitesi’nin ileride yeniden kapatılma riskiyle anılmasının öğrenci ve akademisyen tercihlerini etkileyebileceğini söyledi.

“CHP kararı siyasal temsil sorunu”

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali ve eski yönetimin mahkeme kararıyla göreve gelmesine ilişkin tartışmaları da değerlendiren Kalaycıoğlu, siyasal partilere dışarıdan müdahalenin siyasal temsil ilkesine aykırı olduğunu vurguladı.

Kalaycıoğlu, siyasi partilerin herhangi bir örgüt değil, siyasal temsili gerçekleştiren temel yapılar olduğunu söyledi: “Siyasal parti herhangi bir örgütlenme değildir. Siyasal temsili gerçekleştirecek temel örgütlenmedir.”

“Hukuk muhalefete karşı silaha dönüştürüldü”

Kalaycıoğlu, Türkiye’de hukuk süreçlerinin giderek muhalefeti baskılamak için kullanıldığını savundu. Bu durumu siyaset bilimi literatüründe “lawfare” olarak tanımlanan kavramla açıklayan Kalaycıoğlu, kavramı “hukuk aracılığıyla savaş” diye çevirdi.

Kalaycıoğlu’na göre bu yöntemde hukuk, adalet üretmekten çok siyasi rakipleri zayıflatmak veya devre dışı bırakmak için kullanılıyor:

“Birinde top, tüfek, roket kullanıyorsunuz. Öbüründe hukuk metinleri, mevzuat, yargı, yargıçlar vesaire kullanarak bu uygulamaları yapıyorsunuz.”

Kalaycıoğlu, CHP’ye yönelik sürecin yalnızca CHP’yi ilgilendirmediğini, yarın diğer muhalefet partilerinin de benzer müdahalelerle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

İYİ Parti, DEM Parti, TİP, DEVA, Gelecek Partisi ve diğer muhalefet partilerinin CHP’ye destek açıklamalarını önemli bulan Kalaycıoğlu, muhalefetin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı:

“Bir arada muhalefet partileri, demokrasinin, temsilin ve kendi varlıklarının sürmesi için çabalamak durumundadırlar.”

Kalaycıoğlu, Türkiye’nin önündeki temel tercihin “hukuk aracılığıyla savaş” üzerinden otoriterleşmenin sürmesi ile siyasal temsilin güçlenerek yeniden demokrasiye dönüş arasında olduğunu söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş