Tarlalar kurudu, evler susuz kaldı: Kuraklık, Tuna Nehri’ni nasıl vurdu?

Tuna Nehri

Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgaları ve uzun süren yağışsızlık, Tuna Nehri’ni tarihî seviyelere kadar çekti. Nehir yatağında bisiklet sürülebiliyor, onlarca yıldır suyun altında kalan savaş gemileri yeniden görülüyor, nükleer santraller üretimi azaltıyor. Uydu görüntüleri Tuna’nın yalnızca birkaç yıl içinde nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Peki Avrupa’nın en uzun ikinci nehri olan Tuna Nehri’ne ne oldu?

Yüzyıllar boyunca Budapeşte’de Tuna Nehri’nin içinden bir kayanın görünmesi kötüye işaretti.

Gellért Tepesi’nin altında bulunan kaya, ancak nehir olağanüstü derecede çekildiğinde ortaya çıkıyordu. Bu, nehir üzerindeki yüzer değirmenlerin artık çalışamayacağı, ürünlerin zarar göreceği ve açlığın yaklaşabileceği anlamına geliyordu. Bu yüzden Macarlar kayaya Ínség-szikla, yani “Açlık Kayası” adını verdi.

Zamanla bir efsaneye dönüşen Açlık Kayası, 2026 yazında yeniden ortaya çıktı.

Üstelik bu kez neredeyse tamamı görünür hale geldi.

Tuna’nın su seviyesi rekor düşük seviyelere gerilerken yalnızca kaya değil, üzerinde bulunduğu kumlu nehir yatağı da açığa çıktı.

Nehrin yaşadığı dönüşüm uzaydan da görülebiliyor.

Budapeşte’nin yaklaşık 45 kilometre kuzeyindeki Tuna’nın 9 Ağustos 2025 ve 4 Ağustos 2026 tarihli uydu görüntüleri karşılaştırıldığında değişim dikkat çekiyor. Bir yıl önce geniş bir nehir yatağını dolduran su, 2026 yazında belirgin biçimde çekilmiş durumda. Nehrin çevresindeki arazi de bir önceki yıla kıyasla çok daha kuru görünüyor.

Tuna Nehri ne kadar çekildi?

Almanya’dan doğup Karadeniz’e ulaşana kadar 10 ülkeden geçen Tuna, Avrupa’nın en uzun ikinci nehri.

Aylardır devam eden yağışsızlık ve peş peşe gelen sıcak hava dalgaları, nehrin özellikle Macaristan’daki bazı bölümlerini daha önce görülmemiş seviyelere indirdi.

Budapeşte’de normal koşullarda ortalama iki ila üç metre olan ve yüksek su dönemlerinde sekiz metreye kadar çıkabilen Tuna’nın seviyesi, 4 Ağustos’ta yalnızca 14 ila 19 santimetreye kadar düştü.

Bir başka ölçümde Macaristan’ın ulusal su idaresi, nehrin Budapeşte’deki seviyesini 23 santimetre olarak kaydetti. Bu da 2018’de ölçülen 33 santimetrelik önceki tarihî düşük seviyenin altında.

Macaristan Meteoroloji Servisi’ne göre ülkenin neredeyse tamamında son 90 gündeki yağış miktarı, uzun yıllar ortalamasının 80 ila 130 milimetre altında kaldı. Uzayan sıcak hava dalgaları ise buharlaşmayı hızlandırarak zaten azalan su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı.

Tuna’nın değişimi Paks çevresinde çekilen uydu görüntülerinde de görülüyor.

Ağustos 2023 ile Ağustos 2026 karşılaştırıldığında nehrin suyunun çekildiği, kıyı çizgisinin değiştiği ve çevredeki tarım alanlarının çok daha kuru bir görünüm aldığı görülüyor.

Tuna’nın yatağında 30 kilometre bisiklet sürdü

Nehrin ne kadar çekildiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri Budapeşte’de yaşandı.

Macar Bisikletçiler Kulübü Başkanı Gábor Kürti, 28 Temmuz’da bisikletine binerek normal şartlarda Tuna’nın altında kalan nehir yatağında yaklaşık 30 kilometre yol aldı.

İnce çakılların, büyük taşların, sıkışmış kumun ve çamurun üzerinden ilerleyen Kürti’nin yolculuğu yaklaşık üç saat sürdü.

Çocukken yüzdüğü ve kano yaptığı bölgelerden artık bisikletle geçebiliyordu.

“Birçok insan için olağanüstü bir maceraydı. Benim içinse kalp kırıcıydı” diyen Kürti, gördüğü manzarayı “korkunç bir kazanın yaşandığı yere bakmaya” benzetti.

Budapeşte’nin kuzeyindeki Szentendre çevresinde ise nehir çekildikçe geniş, çölü andıran adalar ortaya çıktı. Kuruyan nehir yatağındaki kil tabakası kavurucu sıcak altında çatladı.

Tuna’nın bazı kesimlerinde su artık insanların ayak bileklerinin yalnızca biraz üzerine çıkıyor.

Tuna Nehri çekilince hayat da değişti

Tuna’nın çekilmesi yalnızca sıra dışı görüntüler yaratmadı.

Kuraklığın etkileri tarımdan içme suyuna, elektrik üretiminden turizme ve nehir taşımacılığına kadar yayıldı.

Tuna kıyısındaki Pócsmegyer köyünde çiftçilik yapan 56 yaşındaki István Somogyi, hasadının yaklaşık yarısını şimdiden kaybettiğini, zararın yüzde 70’e ulaşabileceğini söyledi. Somogyi, komünist rejimin sona ermesinden sonra bu topraklarda çiftçiliğe başladığını ve daha önce böyle bir felaket görmediğini anlattı.

István Somogyi, bu yıl hasadının neredeyse yüzde 50’sini kaybetti.

Geçen yıl da hasadın kötü olduğunu söyleyen Somogyi’ye göre farkı Tuna yarattı. Nehir geçen yaz daha yüksek olduğu için aşırı sıcaklara rağmen toprakta yeterli su kalmıştı. Bu yıl ise aynı imkân yok.

Szentendre’de yaklaşık 4 ila 5 bin hane susuz kaldı. Yerel yönetim 25 ton su dağıtırken günde yaklaşık 100 acil yardım çağrısı aldı.

Tuna Nehri çekildi, nükleer santraller üretimi kıstı

Tuna’nın suyu, nehir kıyısındaki nükleer santraller için de hayati önemde.

Macaristan’ın elektrik üretiminin yaklaşık yarısını sağlayan Paks Nükleer Santrali, reaktörlerin soğutulmasında Tuna’nın suyunu kullanıyor. Ancak nehrin çekilmesiyle soğutma suyu miktarı da azaldı. Santralin üretimi ciddi biçimde düşürüldü ve bir noktada yaklaşık yüzde 10 kapasiteyle çalıştığı açıklandı.

Benzer bir kriz Romanya’da da yaşandı. Tuna’nın debisi saniyede 1630 metreküpe, yani tipik bir temmuz ortalamasının yaklaşık üçte birine düşünce Cernavodă Nükleer Santrali’ndeki bir reaktör güvenlik gerekçesiyle kapatıldı.

Romanya ordusu, santrale daha fazla soğutma suyu ulaştırabilmek için Tuna’nın bir kolundaki kayaları patlayıcılarla parçalayarak suyun yönünü değiştirmeye dahi çalıştı.

Geçmiş ortaya çıkıyor

Nehirdeki tarihî çekilme, onlarca hatta binlerce yıldır suyun altında kalan kalıntıları da gün yüzüne çıkardı.

Budapeşte’de İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yıkılan bir köprünün kalıntıları ve patlamamış bir bomba ortaya çıktı. Kuzey Bulgaristan’da ise bir mamuta ait olduğu düşünülen çene kemiği, iki diş ve başka kemikler bulundu.

Nehirde bulunan mamut kalıntısı.

Sırbistan’ın Prahovo limanı yakınlarında ise İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Alman birliklerinin Tuna’ya batırdığı savaş gemileri yeniden görünür hale geldi.

Tarihçilere göre Alman ordusu, Sovyet birliklerinin ilerleyişini yavaşlatabilmek amacıyla Eylül 1944’te bölgede 200’e yakın savaş gemisini batırdı. Bazılarında hâlâ patlayıcılar bulunuyor.

Budapeşte yakınlarında iki Alman askerinin cesetleri, kimlik plakaları, bir askerî motosiklet ve tanksavar mayınları da nehrin çekilmesiyle ortaya çıktı.

Aşırı sıcaklar yalnızca Tuna’yı vurmuyor

Tuna’daki manzara daha geniş bir tablonun parçası.

Avrupa, dünyanın en hızlı ısınan kıtası. Art arda gelen sıcak hava dalgaları topraktan ve su yollarından nemi çekerken devam eden kuraklık nehirlerin toparlanmasını giderek zorlaştırıyor.

ERA5 verileri de Avrupa’daki sıcaklığın ulaştığı olağanüstü seviyeyi ortaya koyuyor. Batı Avrupa’da haziran-temmuz dönemlerine bakıldığında, geçmişte ortalamanın altında kalan yılların ardından son yıllarda pozitif sıcaklık sapmalarının belirginleştiği görülüyor. 2026 haziran-temmuz dönemi ise grafikteki en yüksek seviyeye ulaşıyor.

Bu grafik Tuna’nın bulunduğu bölgedeki su seviyesini doğrudan göstermiyor ancak Avrupa’nın geniş bir bölümünü etkileyen olağanüstü sıcak koşulların boyutunu ortaya koyuyor.

Tuna yalnız değil: Avrupa’nın nehirleri kuruyor

Tuna ile birlikte Avrupa’nın en önemli su yollarından biri olan Ren Nehri de kritik seviyelere geriledi.

Almanya’daki Kaub geçiş noktasında su seviyesi yaklaşık 23 santimetreye kadar düştü. Ticari gemiler karaya oturmamak için taşıdıkları yükleri yüzde 80’e varan oranlarda azaltmak zorunda kaldı.

İtalya’daki Po ve Fransa’daki Loire nehirlerinde de bazı bölgelerde olağanüstü düşük seviyeler kaydedildi.

Avrupa’nın nehirleri yalnızca birer doğal su yolu değil. Malların taşındığı güzergâhlar, enerji santrallerinin soğutma kaynakları, hidroelektrik üretiminin temeli, turizm merkezleri ve birçok canlı türü için yaşam alanları.

Bu nedenle nehirlerdeki suyun çekilmesi yalnızca kıyı çizgisinin değişmesi anlamına gelmiyor; ekonomi, enerji, tarım ve gündelik hayat da nehirle birlikte değişiyor.

Açlık Kayası yeniden suyun altında kalacak mı?

Tuna kıyılarında zaman zaman bulutlar beliriyor. Yağmur beklentisi yaratan bulutlar çoğu kez akşam olmadan dağılıyor.

Budapeşte’de insanların umutlarından biri, yüzyıllardır kuraklığın habercisi sayılan Açlık Kayası’nın yeniden Tuna’nın altında kaybolması.

Ancak Pócsmegyer’deki çiftçi Somogyi geleceğe daha karamsar bakıyor:

“Kuraklık gelecek yıl yeniden dönecek. Eğilim bu. Ve yapabileceğimiz pek bir şey yok.”

Bir zamanlar yalnızca kuşaktan kuşağa aktarılan eski bir Macar hikâyesinin parçası olan Açlık Kayası, 2026 yazında Tuna’nın yaşadığı krizin sembollerinden birine dönüştü.

Kaynak: BBC, Guardian, CNN, AP

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş