İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM’de gazetecilerin Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecinde çıplak aramaya maruz kaldığını söylemesine ilişkin sorusunu yanıtlamadı.

Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecinde çıplak aramaya maruz kaldığını söylemesi Adalet Bakanı Akın Gürlek’e soruldu. AKP grup toplantısı çıkışında gazetecilerle karşılaşan Gürlek, “Bakanlıkta toplantım var” diyerek soruyu yanıtsız bıraktı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM'de gazetecilerin Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in gözaltı sürecinde yaşadığını açıkladığı çıplak arama iddialarına ilişkin sorusunu yanıtlamadı pic.twitter.com/Zid4OJzQN5
— Medyascope (@medyascope) June 10, 2026
İstanbul Emniyet Müdürlüğü açıklama yaptı: “Tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir”
Fatoş Pınar Türker’in çıplak aramaya maruz kaldığını söylemesine ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada “Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir. Bahse konu olayda da şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” sözlerine yer verildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
“İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce, bazı basın-yayın organları ile sosyal medya platformlarında yer alan asılsız iddialara ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu paylaşımlarda, İBB iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü (tutuklu) Fatoş Pınar Türker’in, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında bulunduğu süre içerisinde maruz kaldığını iddia ettiği uygulamalara ilişkin beyanlarına yer verilmiştir.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen tüm yakalama, gözaltı, üst arama ve adli işlem süreçleri; Anayasa, ilgili mevzuat hükümleri, insan hakları ilkeleri ve yargısal denetime açık usuller çerçevesinde yürütülmektedir. Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir. Bahse konu olayda da şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır”
Ne olmuştu?
İBB davasının 47. gününde söz alan Fatoş Pınar Türker, operasyon sürecini ve Vatan Emniyet’te yaşadıklarını anlattı. Türker, Mali Şube’nin operasyonu yürütmesine rağmen evine Cinayet Şube polisleri geldiğini, çocuklarına su verilmesine bile izin verilmediğini söyledi.
Vatan Emniyet’te polis tarafından çıplak aramaya maruz bırakıldıklarını anlatan Pınar Türker, yaşadıklarını aktarırken gözyaşı döktü.
Türker şunları anlattı:
“Allah’tan avukatımı arayabilmiştim. Çünkü eve girince polisler hemen telefonumu aldılar. ‘Hiçbir şeye dokunmayın’ dediler. Çocuklarım ağlıyor. ‘Bir su vereyim’ diyorum. ‘Hayır’ diyorlar. Küçük kızım okula gidecek. ‘Hayır, kimse kıpırdamasın. Delil karartmayın’ diyorlar sürekli.”
“‘Kimse elini kimseye dokundurmasın’ dediler. Ben de dedim ki:‘ Siz mali suçlar için gelmediniz mi? Biz neyi delil karartacağız?’ Polis dedi ki: ‘Biz cinayet masadan geliyoruz.’ Öyle olunca benim kızlarım avaz avaz ağlamaya başladılar. Ben de dedim ki: ‘Ne cinayeti?’ ‘Hayır’ dedi. ‘Şu an operasyon oluyor. Polis kalmadı, biz geldik.’ Yani delil karartma meselesi… Çocuğuma bir bardak su bile veremedim gerçekten. O kadar tiyatro mu desem, kabus mu desem… Ama polisin gözlerindeki o ifadeyi hiç unutamayacağım.”
“Hakikaten ben oradan çıkamayacağımı düşündüm”
“Vatan’a girdik, emniyete. Hakikaten ben oradan çıkamayacağımı düşündüm. Sonra nezarete girdim. Asistanım vardı. ‘Sen niye buradasın Canan?’ dedim. Gene ağladılar. Pınar Hanım da ağladı. Zaten sonra gerisi yağmur gibi yağdı. Fatoş geldi. Ceyda geldi. Tanımadığım bir sürü insan geldi. Sonra artık orada… Muhtemelen hiç görmemişsinizdir, görmeyin de inşallah, nezarethaneyi. Ama zaman mefhumunuzu yitiriyorsunuz. Çünkü bodrum katta olduğu için hiç cam pencere yok. Müthiş bir ışık var her tarafta. Artık kaçıncı gün, hangi saatteyiz bilmiyorum.”
“Yapan utansın, ben utanmıyorum”
“Bir kadın memur geldi. ‘Arama yapacağız’ dedi. Sırayla götürüyorlar bizi, sonra geri getiriyorlar. Benimle birlikte gitti. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani?’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler var. Çok küçük bir oda. O memuru da nerede görsem asla unutmam. Odayı da nerede görsem asla unutmam. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Ama üstümü çıkarmanın… Zaten çıplağım, ne kontrolü yapacaksın? Yine de kontrol yaptı. ‘Tamam, üstünü giyebilirsin’ dedi. ‘Peki, gidebilir miyim?’ dedim. ‘Hayır’ dedi. ‘Eşofmanını da indir.’ İndirdim. ‘Çamaşırını da.’ ‘Nasıl yani?’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. Ondan sonra da: ‘Burada utanan varsa çıkabilir’ dedi. Ben utanmıyorum. Ama insanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın. Ben utanmıyorum.”
“Eldiven takınca sevindik hatta nezarette”
“‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Bacaklarını aç, arkanı dön, eğil…’ Sonra: ‘Tamam’ dedi. Halbuki biz ne olduğunu anlamıyoruz. Bu arada ben kendi deneyimimi anlatıyorum. Diğer arkadaşlarımızda farklı polis memurları vardı, daha farklı uygulamalar olmuş olabilir. Ben kendi deneyimimi anlatıyorum. Bir de bunun ne olduğunu anlamamıştık. Eldiven taktı ya eline… Eldiveni kullanmadığı için mutlu olduk. Çünkü ben jinekolojik muayene gibi bir şey olacak zannetmiştim. Eldiven takınca sevindik hatta nezarette. Sonra tutuklandıktan sonra Fatoş’un çığlıklarıyla yaşananları hiç unutmuyorum.”
“Savcı ‘Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin’ dedi”
Fatoş Pınar Türker, tutuklandıktan sonra savcının yeniden ifadesini almak için çağırdığını söyledi. Türker, avukatları olmadan ifade vermek istemediğini söylemesi üzerine İBB dosyası savcısının, “Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin. Artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını” dediğini anlattı.
İBB soruşturmasını yürüten savcının kendisini çocuklarıyla tehdit ettiğini anlatan Fatoş Pınar Türker, göz yaşlarını tutamadı. Savunmanın ardından duruşmaya ara verildi.








