İSTANBUL (Medyascope) – İBB’ye yönelik davada tutuklu yargılanan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in duruşmada yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Türker, gözaltı sürecinde çıplak aramaya maruz bırakıldığını ve cezaevindeyken görüştüğü savcının kendisini çocukları üzerinden tehdit ettiğini öne sürdü. Gazeteciler Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, Medyascope’ta yayımlanan “Mütalaa” programının yeni bölümünde duruşmada yaşananları ve CHP’deki son gelişmeleri değerlendirdi.
Fırat Fıstık, Türker’in duruşmada anlattıklarının yalnızca çıplak arama iddiasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Fıstık, savcıyla gerçekleştirildiği öne sürülen görüşmenin “yargının geldiği yer bakımından çok daha çarpıcı” olduğunu belirtti.
Fıstık, Emniyet Genel Müdürlüğü ve savcılığın iddiaları reddeden açıklamalar yaptığını hatırlatarak, geçmiş yıllarda benzer durumlarda en azından soruşturma yürütüleceğine dair açıklamalar yapıldığını, bugün ise iddiaların doğrudan reddedildiğini söyledi. “Ortada bir kamu kurumunda gerçekleştiği ileri sürülen bir olay var. Kamera kayıtları da personel de devletin elinde. Buna rağmen ‘böyle bir şey olmadı’ denilip dosya kapatılıyor” dedi.
Duruşmayı takip eden Furkan Karabay ise Türker’in savunmasının davadaki en dikkat çekici savunmalardan biri olduğunu söyledi. Karabay, Türker’in uluslararası şirketlerde yöneticilik yaptığını, akademik çalışmalar yürüttüğünü ve savunmasını son derece hazırlıklı biçimde gerçekleştirdiğini anlattı.
Karabay, Türker’in gözaltına alınma sürecini anlatırken çocuklarının yaşadığı travmaya dikkat çektiğini, evine gelen polislerin tavrını ayrıntılarıyla anlattığını söyledi.

“Ben utanmıyorum, yapanlar utansın”
Programda en çok üzerinde durulan başlıklardan biri Türker’in çıplak arama iddiası oldu.
Karabay, Türker’in yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattığını ve “Ben utanmıyorum, yapanlar utansın” dediğini aktardı. Fırat Fıstık ise bu anlatımın kamuoyu önünde dile getirilmesinin önemli olduğunu belirterek, “Bir kadın için bunları anlatmak son derece zor. Buna rağmen yaşananların kayda geçirilmesi çok önemli” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarını elinden alırım” iddiası
Karabay’ın aktardığına göre Türker, cezaevindeyken SEGBİS üzerinden görüştüğü savcının kendisine ifade vermesi yönünde baskı yaptığını öne sürdü. Türker, avukatına danışmak istemesi üzerine savcının tepki gösterdiğini ve iki çocuğunu hatırlatarak “Bu kafayla gidersen çocuklarını elinden alırım, sosyal hizmetlere veririm” dediğini iddia etti.
Fıstık bu iddiayı değerlendirirken, “Bir insanın devlet karşısında en çok güvenmesi gereken makam savcılıktır. Böyle bir iddianın dile getirilmesi bile başlı başına çok ağır bir tablo ortaya koyuyor” dedi.
Programın ikinci bölümünde Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararnamesiyle gerçekleşen yargı atamalarını değerlendirdi. Gündemin merkezinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse’nin Yargıtay üyeliğine seçilmesi ve yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik’in atanması vardı.
Karabay, Aykut Çelik’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görev yaptığı dönemde CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmaların önemli isimlerinden biri olduğunu söyledi. Çelik’in, Aziz İhsan Aktaş soruşturması başta olmak üzere birçok dosyada görev aldığını belirten Karabay, son olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Milletvekili Veli Ağbaba hakkında hazırlanan dosyalarla gündeme geldiğini ifade etti.







