Rivayet Muhtelif (23) – İşgal İstanbul’unda “İttihatçı Sol” ve komünistler!

İSTANBUL (Medyascope) – Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Hilmi Hacaloğlu’nun konuğu Doç. Dr. Erol Ülker oldu. İşgal İstanbul’unda İttihat ve Terakki’nin mirasını, Karakol Cemiyeti’ni ve Millî Mücadele’nin görünmeyen aktörlerini anlatan Doç. Dr. Erol Ülker, direniş hareketinin yalnızca Anadolu’da değil İstanbul’un mahallelerinde de örgütlendiğini savundu.

Doç. Dr. Erol Ülker, işgal İstanbul’unda direnişin yalnızca silahlı mücadeleden ibaret olmadığını anlattı. Ülker’e göre, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından resmen dağılan İttihat ve Terakki’nin ilişki ağları varlığını sürdürdü ve İstanbul’da yeni siyasi arayışların merkezinde yer aldı. Ülker, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İttihat ve Terakki’nin resmen dağılmış olmasına rağmen oluşturduğu ilişki ağlarının yaşamaya devam ettiğini ifade etti. Millî Mücadele’yi örgütleyen kadroların önemli bir bölümünün bu çevrelerden geldiğini belirten Ülker, “İttihat ve Terakki Fırkası ortadan kalktı ama cemiyetin ilişki ağları hem İstanbul’da hem Anadolu’da varlığını sürdürdü” dedi.

Rivayet Muhtelif (23) – İşgal İstanbul'unda "İttihatçı Sol" ve komünistler!
Rivayet Muhtelif (23) – İşgal İstanbul’unda “İttihatçı Sol” ve komünistler!

İstanbul’da mahalle mahalle direniş örgütlendi

Ülker’e göre Millî Mücadele yalnızca Ankara merkezli bir süreç değildi. İşgal altındaki İstanbul’da da silahlı ve sivil direniş ağları oluşturuldu. Karakol Cemiyeti’nin bu süreçte önemli rol üstlendiğini belirten Ülker, “İnsan ve silah kaçakçılığı bu dönemin belirleyici unsurlarından biri. Millî Mücadele’nin kadrolarını oluşturacak zabitanlar ile Anadolu’ya geçmek isteyenler için bir menzil hattı oluşturuluyor. Aynı dönemde, Ermeni katliamlarına karıştığı düşünülen ya da karışmış bazı isimlerin İstanbul’dan ayrılarak Anadolu’ya geçişini kolaylaştıran örgütlenmeler de ortaya çıkıyor. Bütün bunlara ek olarak, silah ve insan sevkiyatının yanı sıra İstanbul’un çeşitli mahallelerinde silahlı direniş komiteleri kurulmaya başlanıyor” diye konuştu.

“Bolşevik Devrimi ciddi bir hareketlenme yarattı”

İşgal altındaki İstanbul’da sosyalist ve komünist hareketlerin de etkisini artırdığını ifade eden Ülker, Türkiye Sosyalist Fırkası, Sosyal Demokrat Fırkası ve Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası gibi yapıların işçi kesimleri içinde örgütlendiğini kaydetti. Almanya’daki Spartakist hareketten etkilenen çevrelerin ve Mustafa Suphi’yle bağlantılı Bolşevik grupların da İstanbul’da faaliyet yürüttüğünü belirten Ülker, “Bolşevik Devrimi’nin yarattığı atmosfer, mevcut kadroların sayısından bağımsız olarak ciddi bir hareketlenme yarattı” dedi.

“Mustafa Kemal ile İttihatçılar arasında gerilim vardı”

Millî Mücadele’nin başlangıcında Mustafa Kemal ile bazı İttihatçı çevreler arasında görüş ayrılıkları yaşandığını belirten Ülker, Ankara’daki liderlik ile İstanbul merkezli siyasal ağlar arasında zaman zaman rekabet ortaya çıktığını söyledi.

Ülker, “Millî mücadeleyi örgütleyen kesimlerin gözünde Mustafa Kemal’in pozisyonuyla, Mustafa Kemal’in kendine biçtiği misyon arasında bir açı olduğu en başından beri ortada. Millî Mücadele içindeki ilk iktidar mücadeleleri de bu eksende ortaya çıkıyor. Önce Karakol Cemiyeti ile Mustafa Kemal arasında bir gerginlik yaşanıyor. Ardından sol bir muhalefet şekillenmeye başlıyor. Mustafa Kemal’e karşı gelişen bu muhalefet, Çerkez Ethem İsyanı’nın bastırılmasıyla birlikte 1921’in başlarında büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Daha sonra ise bu kez İkinci Grup muhalefeti ortaya çıkıyor” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş