Eğitim-İş’ten 24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan’ın ölümüyle ilgili 12 soru

İSTANBUL (Medyascope) – Eğitim-İş Ağrı Şubesi, intihar sonucu öldüğü açıklanan 24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan’ın ölümünün arkasındaki gerçeklerin aydınlatılabilmesi amacıyla 12 maddelik iddia ve soruları kamuoyunun dikkatine sundu.

Eğitim-İş'ten
Eğitim-İş’ten 24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan’ın ölümüyle ilgili 12 soru

Eğitim-İş Ağrı Şubesi, Ağrı’nın Hamur ilçesinde öğretmen olarak görev yapan 24 yaşındaki Irmak Koparan’ın, 7 Haziran’da Ağrı merkezdeki evinde ölü bulunmasının ardından vefatla ilgili 12 soruyu kamuoyuyla paylaştı.

Soğanlıtepe İlkokulu’nda görev yapmakta olan Irmak Koparan’ın Merkez Abide Mahallesinde bulunan evinde ölü halde bulunduğunun belirtildiği Eğitim-İş Ağrı Şubesi açıklamasında, ilk bulguların öğretmenin intihar ettiği yönünde olduğu hatırlatılarak “İntiharına neyin sebep olduğu henüz netleşmemekle birlikte özellikle görev yaptığı yer ve yaşadığı olaylarla ilgili çevresine sürekli rahatsızlıklarını ilettiği bilinmektedir” denildi.

Sendika, 12 soru sıralayarak, bu soruların ve iddiaların olayın aydınlatılması ve açığa kavuşturulması amacıyla acilen cevaplandırılması gerektiğini belirtti.

Eğitim-İş Ağrı Şubesi’nin yönelttiği sorular şöyle:

  • Merhum öğretmenimiz 2025/2026 eğitim öğretim yılı sene başında atandığı Soğanlıtepe İlkokulundan geçerli mazereti olması gerekçesi ile Karakazan İlk ve Ortaokuluna görevlendirilmesi yapılmış iken dönem ortasında geçerli mazeretleri devam etmesine rağmen kadrosunun bulunduğu Hamur İlçesinin en uzak okulu olan Soğanlıtepe İlkokuluna neden geri gönderilmiştir?
  • Görevlendirildiği okul olan Karakazan İlk ve Ortaokulunda Okul Müdürü ile yaşanan tartışma ve kavga gerekçe gösterilerek merhum öğretmenimizin görevlendirilmesi iptal edilmişken taraflardan biri olan okul müdürü bu tartışmadan sonra soruşturmanın selameti açısından müdürün görev yerinin değiştirilmesi gerekirken neden aynı yerde görevine devam etmiştir?
  • Merhum öğretmenin iddiasına ve tanık öğretmenlerin ifadesinde beyan ettiklerine göre şiddet uygulayan okul müdürü olmasına rağmen neden merhum öğretmenimizin görev yeri değiştirilmiştir?
  • Merhum öğretmen kadrosunun bulunduğu okuldaki lojmanda bu okulda çalışan erkek öğretmenin kaldığı dolayısıyla bir kadının bu lojmanda kalamayacağını, bu köyün ilçeye 50 km uzak olmasından kaynaklı günlük okula gidiş geliş ulaşım ücreti olarak 3000 TL gibi fahiş bir yol ücreti ödediğini İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine beyan etmesine rağmen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bu duruma seyirci kalmıştır?
  • Merhum öğretmenimiz geçinemediğini, ekonomik sıkıntılar yaşadığını sürekli arkadaşlarına iletmiş olmasına rağmen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün bu konudaki kayıtsızlığının özel bir sebebi var mıdır?
  • Bütün bu problemlerin defalarca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne iletildiği ama bunların görmezden gelindiği ve merhum öğretmenin cezalandırıldığı iddiası doğru mudur? İl Milli Eğitim Müdürünün ve bilhassa bu tür konularda hassasiyeti ile bilinen Sayın Valimiz Önder Bozkurt bu durum hakkında bilgilendirilmiş midir?
  • Bu olayda olduğu gibi il genelinde yapılan görevlendirmelerde bir sendikanın haksız, yanlı ve liyakatsiz tutumunun etkisi olmuş mudur?
  • Sürekli bu şekilde idare ve öğretmen arasında yaşanan disiplin olaylarında idarenin tarafsız ve bağımsız kalıp kamu yararı gözetmesi gerekirken okul idarelerinden yana tavır alınması bir gelenek midir?
  • Söz konusu tüm bu olaylarda idarecilerin hepsinin aynı sendikanın üyesi olması ve bundan cesaret alarak keyfi uygulamalarına devam etmeleri tesadüf müdür?
  • Ağrı merkez ve ilçelerinin dağlık coğrafyası göz önünde bulundurulduğunda özellikle uzak köylerde görev yapan öğretmenlerin ulaşım konusunda yaşamış olduğu servis problemleri ile ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğünün herhangi bir çalışması var mıdır ve bunu kamuoyu ile paylaşmış mıdır?
  • Bu saate kadar öğretmenimizin üyesi olduğu sendikadan herhangi bir paylaşım veya taziye mesajı yayınlanmamıştır. Sadece premium üyelere karşı mı sorumluluk hissedilmektedir?
  • İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün böylesi trajik ve ihmal dolu bir olayda bir taziye mesajı bile yayınlayıp sessiz kalmasının nedeni nedir?

“Eğitim-Bir-Sen’e zorla üye yapıyorlar”

Eğitim-İş Ağrı Şube Başkanı Hüseyin Akboğa, Medyascope’a yaptığı değerlendirmede, konunun sadece bir öğretmenin intiharının çok ötesinde olduğunu söyledi.

AKP’ye yakın Eğitim-Bir-Sen’in bölgede yeni atanmış öğretmenleri zorla sendikaya üye yaptığını dile getiren Akboğa, sendikanın öğretmenlerin güvencesizliğinden yararlandığını belirtiyor.

Üniversiteden yeni mezun olmuş, birçok zorlu yoldan geçerek öğretmenlik mesleğini yapmaya başlayan bu genç insanların hiç bilmedikleri bir coğrafyaya atandıklarında Eğitim-Bir-Sen’in devreye girdiğini aktaran Akboğa, öğretmenlerin kente gelir gelmez sendikaya üye yapıldıklarını belirtiyor.

Irmak Koparan’ın da bu şekilde Ağrı’ya geldiğini ve kendisinin de sendikaya üye olduğunu söyleyen Akboğa, Irmak Koparan’ın vefatının bu kadar ülke gündeminde yer etmesinin nedeninin, bölgede yaşayan tüm öğretmenlerin benzer sorunlarla karşılaşmaları ve herkesin kendisinde Irmak öğretmenin öyküsünden bir parça görmesi olduğunu ifade ediyor.

“Bürokrasi ile iç içe geçmiş yandaş sendikacılık”

Eğitim-İş Ağrı Şube Başkanı Hüseyin Akboğa konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada da şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunu uzun süredir meşgul eden, Ağrı’nın Hamur ilçesindeki bir eğitim emekçisinin yaşamına son verdiği iddiaları ve sonrasında gelişen mobbing, baskı, ekonomik ve barınma zorlukları ile liyakatsiz yönetsel uygulamalar meselesi, gündemdeki tazeliğini korumaktadır.

Türkiye gibi gündemin son derece hızlı ve karmaşık bir şekilde değiştiği bir ülkede bu konunun neden bu kadar uzun süre kamuoyunun gündeminde kaldığı sorusu önem taşımaktadır. Bunun elbette birçok sebebi vardır. Ancak en önemli sebeplerden biri, özellikle kalkınmada öncelikli bölgelerde, yani Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görev yapan öğretmenlerin ortak olarak yaşadıkları sorunların sembolleşmiş hâlinin Irmak öğretmen olayında somutlaşmış olmasıdır.

Bölgede bürokrasi ile iç içe geçmiş yandaş sendikacılık anlayışı ve bunun neticesinde zaten ülke genelinde ciddi sorunlar yaşayan eğitim sisteminin bölgede daha hızlı bir şekilde çöküş göstermesi, olayların burada çok daha ağır ve şiddetli hissedilmesine neden olmaktadır. Tabiri doğru kullanmak gerekirse, geçmişte ‘Oku, hayatını kurtar’ denilen ve öğrencilerin bu şekilde motive edildiği bir bölgede, artık okuyup atanmış olan öğretmenlerin dahi hayatlarının kurtulmadığının ortaya çıkması; tüm bu can yakıcı sorunların yoğun biçimde hissedilmesine ve Irmak öğretmen olayında somutlaşmasına yol açmıştır.

Peki, olaylar bu noktaya nasıl geldi? Öğretmenler, benimsemedikleri ve görüşlerini temsil etmediğini düşündükleri sendikalara nasıl üye oldular? Bütün bu problemlere rağmen neden özellikle belli sendikalar ve özellikle Eğitim-İş bölgede bu kadar etkili olmaya başladı? Eğitim-İş Ağrı Şubesi, Irmak öğretmen olayını Türkiye gündemine nasıl taşıdı?

Bununla birlikte, Irmak öğretmen olayının öncesi ve sonrası ile bütün bu sorunların bu kadar karmaşık hâle gelmesinin sebepleri nelerdir? Irmak öğretmen, oraya atandığı günden itibaren neler yaşadı? Şu anda ailesi hangi zorluklarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor? Bunlar, cevaplanması gereken ve son derece can yakıcı sorulardır.

Olayı ilk gündeme getiren Eğitim-İş Ağrı Şubesi’nin, konuyu Türkiye gündemine taşırken sormuş olduğu 12 soru da bu can yakıcı duruma dikkat çekmektedir.

Irmak öğretmen Ağrı’ya nasıl atandı? Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı en son köye nasıl görevlendirildi? Üstelik yalnızca tek lojmanın bulunduğu bir okula, birlikte atandığı bekar bir erkek öğretmenle aynı yerde kalmak zorunda bırakılacak şekilde nasıl atama yapıldı?”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş