Bir önceki yazımda, öğretmenlerin hak mücadelelerinin basitçe birtakım maddî taleplere indirgenemeyeceğine değinmeye çalışmıştım. Öğretmenliğin ne kutsal bir görev olduğu nutuklarını koyun bir kenara; bir önceki yazıda da belirtmeye çalıştığım gibi; Cumhuriyet, milletvekilleri tarafından TBMM’de ilân edildi ama öğretmenler tarafından okullarda kurulmuştur. Özel okullar ve özel okul öğretmenlerine reva görülen eziyet, bir anlamıyla da Cumhuriyet projesine yönelik bir saldırıdır; çok tanıdık mı geldi, vallahi bana da. Özel okulların yaygınlaştırılması Cumhuriyet’i kuran muallimin prekaryaya, modernitenin motoru okulun hizmet sektörüne indirgenmesi olarak da okunabilir.

Devlet okulu öğretmenlerinin sahip olduğu haklar
Memuriyet statüsü ve iş güvencesi
Devlet okulu öğretmeni, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu1 güvencesiyle kamu görevlisi sayılır. Keyfî işten çıkarma yoktur; disiplin cezası ancak belirlenmiş usul çerçevesinde uygulanabilir; müdür değişse de öğretmen görevine devam eder. Özel okul öğretmeni ise yıllık sözleşme sisteminde aynı güvenceye sahip değildir; işten çıkarılmak, sözleşmenin yenilenmemesini beklemek kadar basittir.
Maaş güvencesi, kıdem ve ek ödemeler
2026 yılı başı itibarıyla ek ders hariç yeni atanan bir devlet okulu öğretmeninin net maaşı yaklaşık (9/1 derece) 62.000–66.000 TL aralığındadır; ek derslerle 70.000–80.000 TL’ye çıkabilmektedir.2 Maaşın bileşenleri: taban aylık, derece/kademeye göre değişen ek gösterge, kıdem aylığı, öğretim tazminatı (yaklaşık 7.500–8.000 TL) ve aile yardımı.3 Kademe ilerlemesi yılda bir, derece ilerlemesi üç yılda bir otomatik gerçekleşmekte; memur maaş katsayısı yılda iki kez güncellenmektedir.4
Kariyer Basamakları
7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu5 öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç basamaklı bir kariyer sistemi öngörmektedir. Uzman öğretmenlik için öğretmenlikte en az on yıl hizmet ve Akademi tarafından düzenlenen eğitimin tamamlanması; başöğretmenlik için ise uzman öğretmenlikte en az on yıl hizmet ve başöğretmenlik eğitim programının tamamlanması gerekmektedir.6 Özel okullarda buna denk bir kariyer mekanizması yoktur; ücret artışı işverenin takdirine bırakılmıştır.
Emeklilik güvencesi
2008 öncesi memuriyete başlayan devlet öğretmenleri 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı güvencesiyle emekli olur. 7417 sayılı Kanun’la hayata geçirilen 3.600 ek gösterge düzenlemesi,7 özellikle birinci dereceye ulaşmış öğretmenlerin emekli maaşını ve ikramiyesini belirgin biçimde iyileştirdi. 2026 verileriyle yaklaşık emekli maaşları: 25 yıl hizmetle 41.156 TL, 30 yılla 43.898 TL, 35 yılla 46.648 TL; 25 yıl için emekli ikramiyesi yaklaşık 1.240.000 TL.8 Eksik prim geçmişiyle emekli olmak zorunda kalan özel okul öğretmeninin karşılaşacağı tablo ile bu rakamlar arasındaki mesafe, iki kesim arasındaki yapısal uçurumu somutlaştırır.
Toplu sözleşme ve sendika hakları
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu9 çerçevesinde devlet öğretmenleri kamu sendikalarına üye olabilmekte ve toplu sözleşme görüşmelerinin sonuçları doğrudan maaşlarını etkilemektedir. Özel okul öğretmenleri bu mekanizmanın bütünüyle dışındadır; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının “eğitim iş koluna alınma” talebi, bu kurumsal dışlanmışlığı gidermeye yöneliktir.
Eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneği
657 sayılı Kanun’un Ek 32. maddesi, kadrolu devlet öğretmenlerine her Eylül’de bir defaya mahsus hazırlık ödeneği ödenmesini zorunlu kılar. 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için bu ödenek 5.265,94 TL olarak belirlendi; damga vergisi dışında hiçbir vergiye tabi tutulmaz.10 5580 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası özel okul öğretmenlerinin de bu ödenekten yararlanması gerektiğini öngörmekte, Yargıtay emsal kararları ise yükümlülüğü işveren sorumluluğu olarak teyit etmektedir.11 Pratikte ödemenin tutarlı yapılıp yapılmadığını denetleyen etkili bir mekanizma yoktur.
Sosyal yardımlar
657 sayılı Kanun’un sosyal haklar ve yardımlara ilişkin hükümleri, devlet öğretmenlerine aile yardımı, ölüm yardımı, tedavi/sağlık güvencesi, giyecek ve yiyecek yardımı gibi başlıklarda çeşitli haklar sağlar; vergi muafiyeti ise yardım türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.12 Özel okul öğretmeni için bu yardımların ödenmesi işverenin kendi tercihine bırakılmıştır.
Tayin hakkı
Devlet okulu öğretmeni, eş durumu ve sağlık özrü başta olmak üzere belirlenen mazeretler çerçevesinde atanma hakkına sahiptir. Özel okul öğretmeninin böyle bir güvencesi yoktur. Sözleşme yenilenirse ne güzel, yenilenmezse yeni iş aramanın zamanıdır.
Devletin iki eli
2014 yasal değişikliğini bir gözetim eksikliği ya da teknik hata olarak okumak güçtür. 1965’ten bu yana yürürlükte olan taban maaş hükmü, özel okul sektörünün süratle büyüdüğü bir dönemde bilerek kaldırıldı. Çalışma Bakanlığının kendi teftiş raporlarının bunu saptaması13 — ve saptamasına karşın yasama adımı atılmaması — devletin sektördeki ücret politikasına ilişkin tutumunu açıkça ortaya koymaktadır. Özel okul patronları, devlet üniversitelerinde yetiştirilen ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) denetimine tabi öğretmenleri piyasanın en düşük maliyetiyle tutabilmektedir.
Sendika temsilcilerinin Millî Eğitim Bakanı’na yönelttiği “Bu mesele işçi ile işveren arasındadır, ben karışamam” eleştirisi,14 devletin kendi tutumunu saklamaya çalışırken yarattığı çelişkiyi gözler önüne serer. Devlet, 5580 sayılı Kanun’u yaparak özel okul sektörünü düzenlemiştir; taban maaş hükmünü kaldırarak düzenlemenin kilit maddesini ortadan kaldırmıştır; öğretmenlerin eylemini güvenlik güçleriyle bastırmıştır. Bütün bu adımlarda aktif olan devlet, yalnızca emek-ücret ilişkisini belirleme söz konusu olduğunda “tarafsız hakem” rolüne soyunmaktadır.
Mülakat mağduru 1.611 öğretmenin durumu ise başka bir çelişkiyi somutlaştırır. Bir seçim kampanyasında verilen söz, oylar alındıktan sonra tutulmamıştır. Milletvekillerinin mahkeme koridorlarında dile getirdiği “Bakanlık istemiyor” ifadesi, yasamanın yürütmeye yenildiği bir tabloyu resmeder. Öğretmenler, meşruiyet kanallarını tıkalı bulduklarından sokağa çıkmaktadır; başka seçenek bırakılmadığı için.
14 Haziran 2026 eylemi ve polis müdahalesi bu çerçevede ayrı bir anlam taşır. Devlet aygıtı emek haklarını düzenleyen kurumsal kanalları daralttığında, bu kanalların dışına çıkıldığında da zor yolunu devreye sokmaktadır. Müdahalenin kendisi, öğretmenlerin hak almakta neden bu denli güçlük çektiğini açıklayan asıl veri hâline gelmektedir.
Bir Öğretmene Ağıt
Başıma değen taşlar çocuklar
Şakağımdan sızan kan
Ağlamayın, ağlamayın, ağlamayın çocuklar
O eller de bir gün kırılır
Kapatın gözlerimi bağlayın çenemi
Ben toprağa hazırım
Yanında yer ayır Kubilay Teğmenim
Yoksul bir köyde öğretmenim
Biliyorum bütün kabahat bende öğretmen oluşumda
Ve saklamamamda aydınlık düşüncelerimi
Ama ben Cumhuriyet’te doğdum, Cumhuriyet çocuğuyum
Olamaz öğretmen oluşum suçum
Özel okul öğretmenleri devrimci bir talep peşinde değildir. Taban maaş güvencesi 1965’ten 2014’e kadar mevzuatta yer aldı; devletin verdiği toplantı sözü on bir aylık bir beklentinin konusu; 1.611 öğretmenin ataması için yasal zemin zaten var. Bunların gerçekleşmemesinin ardında teknik bir imkânsızlık yoktur; bir siyasî tercih vardır.
Devlet okulu öğretmeninin memuriyet güvencesi, kariyer basamakları, güçlü emeklilik hakları ve toplu sözleşme yetkisiyle özel okul öğretmeninin içinde bulunduğu durum arasındaki derin uçurum, aynı müfredatı aynı sınıflarda uygulayan iki kesimin neden giderek ayrışan koşullarda çalıştığını sormayı zorunlu kılmaktadır. Yanıt sektörün yapısal niteliğini değiştirmeye yönelik siyasî bir tercihte yatmaktadır; bu tercihin ne zaman değiştirileceği ise toplumsal baskının yönüne bakılarak okunabilir.
Özel okul öğretmenleri radikal talepler peşinde değiller. İstedikleri şey, yarım asır yürürlükte kalmış taban maaş güvencesinin geri gelmesi, devletin verdiği toplantı sözünün tutulması ve 1.611 öğretmenin atama hakkının tanınmasıdır. Fakat tam da burada meselenin sınıfsal özü görünür hâle geliyor. Çünkü kapitalist piyasa için öğretmen artık Cumhuriyet’in kurucu öznesi değil, maliyeti düşürülecek bir emek kalemidir; okul ise kamusal bir hak alanı değil, kâr-zarar hesabına bağlanmış bir işletmedir. Öğretmenin ücretinin patronun insafına bırakıldığı yerde eğitim hakkı da öğrencinin, velinin ve toplumun ortak hakkı olmaktan çıkar; sermayenin tarifesine bağlanır.
Bu yüzden mesele yalnızca özel okul öğretmenlerinin maaşı değildir. Mesele, eğitimin kamusal niteliğinin tasfiyesi; öğretmen emeğinin değersizleştirilmesi, aynı müfredatı aynı sorumlulukla yürüten emekçilerin devlet eliyle iki ayrı rejime bölünmesidir. Devlet okulu öğretmeni ile özel okul öğretmeni arasındaki uçurum bir arıza değil, piyasa düzeninin bizzat kendisidir. O uçurum kapanmayacak; ancak öğretmenlerin, velilerin, öğrencilerin ve bütün emek güçlerinin ortak mücadelesiyle kapatılacaktır. Taban maaş talebi bu yüzden teknik bir ücret maddesi değil, eğitimin piyasalaştırılmasına karşı kamusal, sınıfsal ve haysiyetli bir itirazdır.
1 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Resmî Gazete, 23 Temmuz 1965, Sayı: 12056.
2 Harbiye Hukuk, “Öğretmen Maaşları 2026”, 13 Haziran 2026, https://www.harbiyehukuk.com/ogretmen-maaslari/; Tahancı Hukuk, “Sözleşmeli, Kadrolu, Yeni Atanan Ücretli Öğretmen Maaşları”, 13 Ocak 2026, https://www.tahanci.av.tr/ogretmen-maaslari/ (erişim: Haziran 2026).
3 Nazalı Gündem, “Özel Öğretim Kurumlarında Görevli Öğretmen/Yöneticilere Ödenen Ücret, Tazminat ve Sosyal Yardımların Vergilendirilmesi”, 22 Eylül 2025, https://nazaligundem.com/tr/yayinlar/ozel-ogretim-kurumlarinda-gorevli-olan-ogretmenyoneticilere-odenen-ucret-tazminat-ve-sosyal-yardimlarin-vergilendirilmesi
4 Harbiye Hukuk, a.g.m. (bkz. dn. 2).
5 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu, Resmî Gazete, 18 Ekim 2024, Sayı: 32696. Tam metin: https://tut.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2025_03/06153805_ogretmenlikmeslegikanunu.pdf
6 Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, “2026/2 Yılı Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Kılavuzu”, 6 Mayıs 2026, https://personel.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2026_05/69f9ddf16ddcb288522329_2026-2_Y%C4%B1l%C4%B1_%C3%96%C4%9Fretmenlik_Mesle%C4%9Fi_Kariyer_Basamaklar%C4%B1_K%C4%B1lavuzu.pdf
7 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmî Gazete, 5 Temmuz 2022, Sayı: 31887.
8 Harbiye Hukuk, a.g.m. (bkz. dn. 2).
9 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, Resmî Gazete, 12 Temmuz 2001, Sayı: 24460.
10 657 sayılı Kanun, a.g.k. (bkz. dn. 1), Ek md. 32. 2025-2026 ödeneği için bkz. Memurlar.net, “2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Hazırlık Ödeneği Ne Zaman ve Ne Kadar Ödenecek?”, 29 Ağustos 2025, https://www.memurlar.net/haber/1144741/2025-2026-egitim-ogretim-yili-hazirlik-odenegi-ne-zaman-ve-ne-kadar-odenecek.html
11 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, md. 9; ayrıca bkz. Muhasebetr.com, “Özel Öğretim Kurumlarında Çalışan Eğitim Personelinin Özlük Haklarının Değerlendirilmesi”, https://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/ufukyola/017/
12 657 sayılı Kanun, a.g.k. (bkz. dn. 1), md. 202-212; Nazalı Gündem, a.g.m. (bkz. dn. 3).
13 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, “Temel Liselerde Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi Programlı Teftişi Sonuç Raporu”, 2016, https://www.csgb.gov.tr/Media/ezalh2fl/temel-liselerde-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma-ko%C5%9Fullar%C4%B1n%C4%B1n-iyile%C5%9Ftirilmesi-programl%C4%B1-tefti%C5%9Fi-sonu%C3%A7-raporu.pdf
14 Habere Güven, “Özel Sektör Öğretmenleri: Taban Maaş Hakkımızı İstiyoruz”, 2026, https://habereguven.com/ozel-sektor-ogretmenleri-taban-maas-hakkimizi-istiyoruz; ayrıca bkz. Evrensel, “Öğretmenler ‘şikayet yok’ diyen Yusuf Tekin’e seslendi”, 26 Haziran 2026, https://www.evrensel.net/haber/5989966/ogretmenler-sikayet-yok-diyen-yusuf-tekin-e-seslendi-sagir-sultan-duydu-yusuf-tekin-duymadi













