Kıbrıslı gazeteci, yazar ve barış aktivisti Sevgül Uludağ (67) hayatını kaybetti. 40 yılı aşkın gazetecilik hayatında Türkçe ve Rumca gazetelerde yazan Uludağ, 2008’de Uluslararası Gazetecilikte Cesaret Ödülü’nü kazanan ilk Kıbrıslı gazeteci olmuştu.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Kıbrıslı gazeteci, yazar ve barış aktivisti Sevgül Uludağ hayatını kaybetti.
- Uludağ, Kıbrıs’ta kayıp kişilerin akıbetinin araştırılması ve toplu mezarların ortaya çıkarılması için yürüttüğü çalışmalarla tanınıyordu.
- 2008 yılında Uluslararası Gazetecilikte Cesaret Ödülü’nü kazanan ilk Kıbrıslı gazeteci oldu.
- “İncisini Kaybeden İstiridyeler” ve “Milliyetçiliğin Yetimleri” gibi eserlerinde Kıbrıs’ın kayıplarını, toplu mezarları ve milliyetçiliğin yarattığı yıkımı anlattı.
- Uludağ, 2014’te Avrupa Yurttaşlık Ödülü’ne layık görüldü. 2019’da kayıp kişiler ve barış çalışmaları nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.
Kıbrıslı gazeteci, yazar ve barış aktivisti Sevgül Uludağ hayatını kaybetti.
Kıbrıs’ta kayıp kişilerin akıbetinin araştırılması için yürüttüğü çalışmalarla tanınan Uludağ, 40 yılı aşkın gazetecilik hayatı boyunca hem Türkçe hem de Rumca gazetelerde yazdı. Uzun yıllar Yenidüzen gazetesinde köşe yazıları kaleme alan Uludağ, Kıbrıs’ın güneyinde yayımlanan Politis gazetesindeki yazılarıyla da iki toplum arasında diyalog, yüzleşme ve barış kültürüne katkı sundu.
Uludağ, 2008 yılında Uluslararası Gazetecilikte Cesaret Ödülü’nü kazanmıştı. Ödülü kabul konuşmasında, “Yaptığım her şeyi içimden gelerek yaptım; çünkü gerçek, yüz çevrilemeyecek kadar önemli ve onu anlatmanın yolunu ancak cesaretle bulabildim” demişti.
Uludağ, bugün saat 11.00’de uzun yıllar emek verdiği Yenidüzen gazetesinde düzenlenecek törenin ardından, Lefkoşa İsmail Safa Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra Lefkoşa Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Kayıpların izini süren gazeteci
Sevgül Uludağ, özellikle Kıbrıs’ta kayıp kişilerin akıbetinin araştırılmasına yönelik çalışmalarıyla uluslararası alanda tanındı.
Yıllar boyunca hem Kıbrıslı Türk hem de Kıbrıslı Rum kayıp yakınlarının sesini duyurmak için araştırmalar yaptı. Uludağ’ın çalışmaları, çok sayıda toplu mezarın ortaya çıkarılmasına ve ailelerin yakınlarına ulaşmasına önemli katkı sağladı.
Kıbrıs’ın iki toplumlu hafızasında derin bir yer edinen Uludağ, sadece gazeteciliğiyle değil, barış ve yüzleşme mücadelesiyle de öne çıktı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Uludağ’ın ölümünün ardından yaptığı açıklamada, “Gerçeğin, hafızanın ve uzlaşmanın yılmak bilmeyen savunucusu Sevgül Uludağ’ın kaybından derin üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman yayımladığı taziye mesajında Uludağ’ın mücadelesine dikkat çekerek, “Seni, emeğini, insan üstü çabanı hiç unutmayacağız Sevgül Abla…” ifadelerini kullandı.
2005-2010 yılları cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Mehmet Ali Talat da Uludağ’ın, kayıpların bulunması için yürütülen çalışmalarda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.
Eski cumhurbaşkanlarından Mustafa Akıncı da Uludağ için yayımladığı mesajda, ölüm haberine inanmakta zorlandığını belirtti. Uludağ’ın Kıbrıs’ın en acılı meselelerinden biri olan kayıplar konusundaki rolüne dikkat çeken Akıncı, şöyle devam etti:
“Kıbrıs’ın kanayan yarası kayıplar konusunu onun gibi inatla, ısrarla araştıran, sorgulayan ve ortaya çıkarılmasına katkı yapan başka bir gazeteci maalesef yok. Bu nedenle Sevgül Uludağ’ın kaybı, kayıpların bulunması açısından da büyük bir kayıp anlamındadır. Kıbrıs ölçeğinde barışa ve insanlığa çok büyük bir hizmet sundu. Yaptıkları her iki toplumun belleğinde hak ettiği yeri alacaktır. Sevgili eşi, oğlu ve diğer aile yakınlarına sabır, sevenlerine ve tüm Kıbrıs’a başsağlığı diliyorum.”
GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis de Uludağ için taziye mesajı yayımladı. Hristodulidis, mesajında “Özgür bir vatanda Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin barış içinde bir arada yaşaması için kararlılıkla çalışan yurttaşımız, gazeteci, aktivist ve yazar Sevgül Uludağ’a veda ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Sevgül Uludağ kimdir?
15 Ekim 1958’de Lefkoşa’da doğdu.
Uluslararası Kadın Medya Vakfı’ndaki biyografisine göre, 1980 yılında gazeteciliğe başlamadan önce bir bankada sekreter olarak çalıştı ancak düzeltmen olarak çalışmaya başladıktan sonra gazeteciliği sevdi ve bu mesleği sürdürmeye karar verdi.
1980 yılından itibaren gazetecilik yapan Uludağ, özellikle Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi, kayıp kişiler, toplu mezarlar, barış ve toplumsal yüzleşme konularında yazdı.
Uludağ, 1982-1983 yıllarında Kıbrıs’ın neden yeniden birleşmesi gerektiği gibi o dönem tabu kabul edilen konularda yazdığı için baskıyla karşılaştığını anlatmıştı. Askeri araçların sık sık evinin önüne park ettiğini, telefonunun dinlendiğini söylemişti.
1996’dan itibaren ölüm tehditleri alan Uludağ’a karşı, 2000-2003 yılları arasında bazı gazetelerde yoğun bir kampanya yürütüldü.
Kasım 2006’da ise Lefkoşa’daki bir kontrol noktasında, Kıbrıslı Rum milliyetçi öğrencilerden oluşan bir grup Uludağ’a saldırmaya çalıştı. Uludağ, adanın kuzeyinden güneyine geçerken basın kartını gösterdiğini ancak öğrencilerin üzerine yürüdüğünü, polis müdahalesiyle durdurulduklarını anlatmıştı.
Uludağ, Kıbrıs Gazeteciler Birliği ile birlikte resmi şikayette bulunmasına ve saldırganların fotoğrafını çekmesine rağmen, polisin saldırganları bulamadığını söylemişti.
Sevgül Uludağ, gazeteciliğinin yanı sıra yazarlığıyla da tanınıyordu.
Uludağ’ın en bilinen eserlerinden biri “İncisini Kaybeden İstiridyeler” oldu. Kitapta, Kıbrıs’ta iki toplumdan kayıp kişilerin ve toplu mezarların hikayeleri yer aldı.
İlk olarak 2005 yılında Türkçe yayımlanan kitap, daha sonra Rumca ve İngilizceye çevrildi.
Uludağ, 2008 yılında yayımlanan “Milliyetçiliğin Yetimleri” kitabında ise kendi toplum kesimlerinden kişilerce öldürülen Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların hikayelerine yer verdi.
Bu eserleriyle Kıbrıs’ın yakın tarihine, kayıplar meselesine ve milliyetçiliğin iki toplumda yarattığı yıkıma ışık tuttu.
Sevgül Uludağ, yalnızca araştırmacı gazeteciliğiyle değil, barış ve toplumsal cinsiyet alanındaki aktivizmiyle de öne çıktı.
Çeşitli kadın gruplarına barış, uzlaşma ve toplumsal cinsiyet konularında eğitimler verdi.
Kıbrıs’ın iki kesiminden kadınlarla birlikte 2001 yılında “Sınırı Aşan Eller” adlı sivil toplum kuruluşunu kurdu. Adada barışa yönelik konuşmalar yaptı, iki toplum arasında diyalog kurulması için çalıştı.
Uludağ, 2014 yılında Avrupa Yurttaşlık Ödülü’ne layık görüldü. 2019 yılında ise kayıp kişilerle ilgili çalışmaları ve barış arayışlarına katkıları nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.
Kaynak: Kıbrıs Postası








