İSTANBUL (Medyascope) – Aziz İhsan Aktaş davasında Aktaş’ın avukatı Özer İncegül, müvekkiline yöneltilen rüşvet suçlamasını reddetti. İncegül, isnat edilen eylemlerin “rüşvet” değil “icbar suretiyle irtikap” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İncegül, “Müvekkilim iş yapamaz durumda” dedi.

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil yedi kişinin tutuklu olduğu, 200 sanıklı “Aziz İhsan Aktaş” davasının üçüncü duruşmasına 10. günde, Silivri’de Marmara Ceza İnfaz Kurumları karşısında inşa edilen 2 bin 295 kişilik yeni salonda devam edildi.
Duruşmaya, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “özel belgede sahtecilik”, “resmi belgede sahtecilik”, “rüşvet” ve “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı Özer İncegül’ün beyanlarıyla başlandı.
İsnat edilen eylemlerin “rüşvet” değil, “icbar suretiyle irtikap” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen avukat İncegül, müvekkilinin araç ve gayrimenkulleri değerlerinin çok üzerinde bedellere satın almaya zorlandığını öne sürdü.
İncegül, şunları söyledi:
“Yetkililer, yasal ödemeleri yapma veya mevcut ödeme düzenini sürdürme karşılığında müvekkili ve yakınlarını, değerlerinin çok üzerinde bedellerle araç ve gayrimenkul almaya zorlamış; seçim dönemlerinde ise araç tahsis etmeye mecbur bırakmıştır. Hak edişlerin bu şekilde bir baskı unsuruna dönüştürülmesi sonucunda, kendi yasal alacağını tahsil edemeyen şirketler finansal darboğaza sürüklenmiştir. Müvekkil ve yakınları, yükümlülüklerini yerine getiremez, iş yapamaz duruma düşürülmüş; ticari faaliyetleri ciddi risk altına sokulmuştur.
İddia makamının rüşvet olarak nitelendirdiği eylemler, gönüllü ve karşılıklı bir anlaşmanın değil, tamamen yaratılan bu tehlikenin ve icbarın sonucudur. Müvekkil ve akrabaları, ticari faaliyetlerinin sekteye uğramasını engellemek, yasal alacaklarını tahsil edebilmek ve taahhütlerini yerine getirebilmek için bu şartlara boyun eğmek zorunda kalmıştır.
Rüşvet suçunda tarafların serbest iradesiyle hareket etmesi ve her iki tarafın da haksız menfaat elde etmesi gerekir. Oysa müvekkilin kardeşlerinin ve akrabalarının, zaten hak ettikleri ödemeleri almaları hukuken haksız menfaat olarak değerlendirilemez. Eylem, rüşvet değil, icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturmalıdır.”
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon haberlerimizin tamamını okuyun.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon videolarımızın tamamını izleyin.
Davanın geçmişi
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş iddianamesi” olarak bilinen 578 sayfalık iddianameyi kabul etmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 19 kişi mağdur sıfatıyla yer alırken, şüpheli sayısı 200’e ulaşmıştı.
İddianamede, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat hakkında fezleke düzenlenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği de belirtilmişti.
İddianamede, şüpheli olmayan Ekrem İmamoğlu’nun adı 14 sayfada geçmişti. İmamoğlu için “suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu” ve “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” ifadelerinin kullanıldığı görülmüştü.
Şüpheliler arasında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere yer alıyor. Ayrıca Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de aralarında bulunuyor.
Savcılık, Aziz İhsan Aktaş hakkında dokuz farklı suçtan toplam 270 yıldan 704 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.
Aktaş’a yöneltilen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” yer alıyor. Ayrıca “resmî belgede sahtecilik”, “özel belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” suçları da bulunuyor.
“Rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlamaları da Aktaş’a yöneltilmişti.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı
Bir önceki duruşmada (14 Mayıs), “suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen tutuksuz Aziz İhsan Aktaş’ın 13 eylemden beraatı, 35 ayrı eylemden de cezalandırılması talep edilmişti. Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 29 kez “ihaleye fesat karıştırma,” 19 kez “özel belgede sahtecilik”, dört kez “resmî belgede sahtecilik”, üç kez “rüşvet” ve üç kez “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın “suç örgütü üyeliği”nden beraatı, 30 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 17 kez “özel belgede sahtecilik”, iki kez “resmî belgede sahtecilik”, bir kez “nitelikli dolandırıcılık”, iki kez “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti.
Oya Tekin’e “rüşvet alma”, Ahmet Özer’e iki farklı eylem üzerinden “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma”, Zeydan Karalar’a “rüşvet alma”, Utku Caner Çaykara’ya “rüşvet alma”, Kadir Aydar’a “rüşvet alma” suçlamasından hapis cezası istenmişti. Oya Tekin’in eşi Celal Tekin hakkında 59 numaralı eylem kapsamında “rüşvet alma” suçundan ceza istenmişti.
Ali Rıza Yılmaz hakkında farklı eylemlerden “ihaleye fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından ceza talep edilmişti. Mütalaada ayrıca örgüt bünyesinde olduğu belirtilen 16 şirket ile bazı malvarlıklarının müsaderesi istenmişti.







