İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope ve Bandiera Spor ortak yayınında Doğa Üründül, Uğurcan Kanca ve Fırat Selçuk, Dünya Kupası son 32 turundaki kritik İngiltere – Kongo mücadelesini ve modern futboldaki bireysel bağımlılıkları değerlendirdi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- İngiltere, Kongo karşısında Harry Kane’in bireysel becerisine bağımlılığı eleştirildi.
- Kongo, maçta öne geçtikten sonra panik yaşadı, bu da İngiltere’nin galibiyetine katkı sağladı.
- Thomas Tuchel’in oyuncu tercihleri ve B planı eksikliği, maçı çözme konusunda sorun yarattı.
Pragmatik Futbol’un bu yayınında Doğa Üründül Uğurcan Kanca ve Fırat Selçuk, İngiltere’nin Kongo karşısında uzatmalarda elde ettiği zorlu galibiyeti ve Thomas Tuchel’in kadro tercihlerini yorumladı.
İngiltere Harry Kane’e bağımlı mı?
İngiltere’nin Kongo karşısında oyunu açmakta zorlanması ve düğümü ancak Harry Kane’in bireysel becerisiyle çözmesi, tartışılan konularından biri oldu. Oyun kurma ve bitiricilik noktasında Kane’in İngiltere için belirleyici unsur haline geldiğini vurgulayan Uğurcan Kanca şöyle devam etti:
“Turnuvada bir oyuncuya en çok bağlı takım İngiltere. Harry Kane tek başına maçı çözdü. Kane’siz İngiltere ile Kane’li İngiltere arasında %100 fark var. Sonuç olarak bir futbolcuya bağımlısın ve onun yaratıcılığıyla, bitiriciliğiyle maçı çözüyorsun.”
Kongo’nun maçın belirli bölümlerindeki üstünlüğüne de değinen Kanca, İngiltere kalecisi Jordan Pickford’ın ayak kalitesini eleştirerek, kapalı defans bloklarını açmak için kaleci ve defans hattının çizgi aralarına top sokabilmesinin önemine dikkat çekti.

Kongo’nun direnişi ve Tuchel’in B planı eleştirisi
Mücadelenin ilk bölümünde Kongo’nun savunmada kalmayıp ön alanda pres yaptığına işaret eden Fırat Selçuk, Kongo’nun öne geçtikten sonra yaşadığı panik havasının maçı İngiltere’ye getirdiğini belirtti.
İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel’in oyuncu tercihlerini ve B planı eksikliğini değerlendiren Selçuk, kadro mühendisliğindeki muhtemel eksikliklere değinerek, “Tuchel’in maçı çözme veya kapalı oyunları açma derdi tamamen Bukayo Saka, Anthony Gordon, Noni Madueke ve Marcus Rashford arasındaki rotasyona kaldı. Fransa veya Arjantin gibi açık oynayan takımlara karşı bu kadro yapısı iş yapabilir ama Meksika veya Kongo gibi derin blok oluşturan takımlara karşı Cole Palmer veya Phil Foden gibi serbest oynayabilen profillerin eksikliği hissediliyor” dedi.

İngiltere’nin Kane’e olan ihtiyacından yola çıkan yorumcular, günümüz futbolunda kulüp ve milli takımların yıldız isimlere olan bağımlılığını tartıştı. Manchester City’nin Erling Haaland’a, Real Madrid’in Kylian Mbappe’ye veya Bayern Münih’in santrafor hattına olan ihtiyacını örnek gösteren Uğurcan Kanca, üst düzey futbol organizasyonlarında sistemlerin yıldız isimler etrafında kurulmasının doğal bir sonuç haline geldiğini söyledi.
- Bu haber yapay zekâ aracılığıyla yazılmıştır.





