İSTANBUL (Medyascope, The Guardian) – Yeni bir araştırmaya göre, her gün yarım saatten uzun süre aralıksız oturmak ya da uzanmak kanserden ölüm riskini artırabiliyor. Araştırmacılar, bu sürenin kısa hareket molalarıyla bölünmesinin ise riski azaltabileceğini belirtiyor.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Yarım saatten uzun oturmak, kanserden ölüm riskini artırıyor, bu sürede yapılan hareketsizlik ise riski daha da yükseltiyor.
- Uzun süre oturmayı kısa hareketlerle bölmek, kanser riskini azaltabilir; bu nedenle hafif fiziksel aktiviteler bu açıdan önem kazanıyor.
- Günde yalnızca bir saatlik hareketsizlik, kanserden ölüm riskinde %10’luk artışla ilişkilendirildi.
- Hafif aktivitelerle (ütü yapmak, bulaşık yıkamak) yapılacak değişiklikler, riski %12 oranında azaltabiliyor.
- Araştırma gözlemsel bir çalışmadır, bu nedenle uzun süre oturmanın doğrudan kansere yol açtığını kanıtlamaz.
Glasgow Üniversitesi’nden araştırmacılar, 90 binden fazla kişiyi yaklaşık 12 yıl boyunca takip etti. Araştırmaya göre, uyanıkken her gün 30 dakikadan uzun süre kesintisiz oturmak veya uzanmak, kanserden ölüm riskinin artmasıyla ilişkili bulundu. Ayrıca hareketsiz geçirilen her ilave saatin riski daha da yükselttiği görüldü.
Kısa yürüyüşler bile fayda sağlayabilir
Araştırmanın başyazarı Dr. Frederick Ho, uzun süre oturmaya kısa hareket araları vermenin koruyucu olabileceğini söyledi, “Verilerimiz, bir seferde 30 dakikadan uzun süre oturmanın özellikle daha yüksek kanser riskiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. İyi haber ise oturma süresini kısa bir yürüyüş kadar basit bir hareketle bölmenin koruyucu olabilmesi” dedi.
Ho, mevcut sağlık önerilerinin daha çok orta ve yüksek yoğunluklu egzersizlere odaklandığını ancak hafif hareketlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti, “Bugüne kadar sağlık rehberleri daha çok orta veya yüksek yoğunluklu egzersize odaklanıyordu. Ancak bulgularımız hafif hareketlerin de önemli olduğunu gösteriyor. Gelecekte yapılacak klinik çalışmalar sayesinde herkese aynı öneriyi vermek yerine kişiye özel çözümler geliştirebiliriz” diye konuştu.
Ev işi yapmak da etkili olabilir
Araştırma, uzun süre hareketsiz kalmanın gün içindeki etkilerini inceledi. Daha önce yapılan çalışmalar uzun süre oturmanın kalp-damar hastalıkları ve bazı kanser türleriyle ilişkili olduğunu göstermişti. Ancak araştırmacılar, hareketsiz geçirilen sürenin nasıl bölündüğünün sağlık üzerindeki etkisinin daha az bilindiğini belirtti. Sonuçlara göre uzun süre oturmak yerine hafif fiziksel aktiviteler yapmak kanser riskini azaltabilir.
Yavaş yürüyüş yapmak, ütü yapmak veya bulaşık yıkamak gibi hafif aktiviteler de bu kapsamda değerlendirildi. Araştırmacılar, İngiltere Biyobankası’na katılan 91 binden fazla kişinin giyilebilir cihazlardan elde edilen verilerini analiz etti.
Her ek saat riski artırıyor
Araştırmaya göre, her gün 30 dakikadan uzun süren hareketsizlik dönemleri kanserden ölüm riskinin artmasıyla ilişkili bulundu. Her gün buna eklenen bir saatlik kesintisiz hareketsizlik, kanserden ölüm riskinde yüzde 10’luk artışla ilişkilendirildi.
Buna karşılık, günde bir saatlik hareketsizliğin ütü yapmak veya bulaşık yıkamak gibi hafif fiziksel aktivitelerle değiştirilmesi, kanserden ölüm riskinin yüzde 12 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi. Her gün 30 dakikalık hareketsizliğin, orta tempolu yürüyüş gibi 30 dakikalık orta yoğunlukta fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi ise riskte yüzde sekizlik azalmayla ilişkilendirildi.
Araştırmaya göre, her gün beş dakikalık hareketsizliğin beş dakikalık yoğun fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi ise riskin yüzde 22 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.
Araştırmanın sınırlamaları var
Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel bir araştırmaya dayandığını ve bu nedenle uzun süre oturmanın doğrudan kansere neden olduğunu kanıtlamadığını vurguladı. Araştırmada yalnızca iki durum arasında bir ilişki bulunduğu belirtildi. Çalışmada yer almayan Açık Üniversite’den uygulamalı istatistik profesörü Kevin McConway de bulguların dikkat çekici olduğunu ancak sonuçların doğrulanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu söyledi.








