Şehir Hepimizin (461): NATO Ankara Zirvesi, şehircilik, kent hakkı

İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Hepimizin Girişimi’nin hazırlayıp sunduğu Şehir Hepimizin programının bu bölümünde Doç. Dr. Bülent Batuman, 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek olan 36. NATO zirvesi kapsamında alınan geniş kapsamlı güvenlik önlemlerini ve yapılan kentsel müdahaleleri Yağmur Yıldırım’a değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Doç. Dr. Bülent Batuman, 36. NATO Zirvesi öncesi Ankara’da alınan güvenlik önlemlerini değerlendiriyor.
  • Alınan önlemler, sadece güvenlik değil, iktidarın kent üzerindeki kontrol mekanizmalarının bir parçası olarak görülüyor.
  • Paravanlar ve görsel müdahaleler, uzun yıllardır süren kent politikalarının devamıdır ve estetik değil, keyfi müdahaleleri gösterir.
  • Büyük organizasyonlar nedeniyle kapatılan yollar, kent yaşamını olumsuz etkiliyor ve bu durum tehlikeli bir yetki anlayışının ifadesidir.
  • Kent hakkı tartışmalarında, hayvanlar da dahil olmak üzere tüm canlıların haklarının göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor.

Doç. Dr. Bülent Batuman, 7-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılacak NATO Ankara Zirvesi kapsamında alınan önlemleri değerlendirdi. Zirvesi öncesi Ankara’da alınan yoğun güvenlik önlemleri ve gerçekleştirilen kentsel müdahaleler, kent hakkı, kamusal alan ve güvenlik politikaları ekseninde yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Bülent Batuman, Zirve hazırlıkları kapsamında uygulanan önlemlerin yalnızca güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağını, bunların iktidarın kent üzerindeki denetim mekanizmalarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Doğal halinizi göstermemeye çalışıyorsunuz”

Batuman, Ankara’da havaalanından kent merkezine uzanan güzergâhta oluşturulan paravanlar, cephe düzenlemeleri ve çeşitli görsel müdahalelerin yeni olmadığını belirterek, bu uygulamaların uzun yıllardır sürdürülen kent politikalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Batuman, “Nasıl bir görüntü veriyoruz meselesi, ulus devletlerin ortaya çıkışından beri var. Burada sınıfsal açıdan istenmeyen ya da çirkin olduğu düşünülen şeylerin üstünün örtülmesi söz konusu” dedi.

2004 yılında çıkarılan Kuzey Ankara Dönüşüm Projesi Yasası’nı hatırlatan Batuman, o dönemde de havaalanı güzergâhındaki gecekonduların “yabancılara mahcup eden görüntüler” olarak değerlendirildiğini belirtti. Bugün uygulanan paravan sistemlerinin de benzer bir anlayışın devamı olduğunu söyleyen Batuman, “Bu paravan meselesi örtük ya da açık bir kompleksin ifadesi. Siz doğal halinizi göstermemeye çalışıyorsunuz” diye konuştu.

Batuman, paravanların yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda iktidarın kent üzerindeki keyfi müdahalelerini görünür kıldığını dile getirdi. Yol kenarındaki bazı iş yerlerinin paravanlarla kapatılması nedeniyle ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını belirten Batuman, “Burada çarpıcı olan şey bunun keyfiliği. İktidarın kendini yeniden üretmesi ne kadar öngörülemez ve rastlantısal hale gelirse o kadar otoriter bir durumu ifade eder” diye konuştu.

NATO Ankara Zirvesi
Şehir Hepimizin (461): NATO Ankara Zirvesi, şehircilik, kent hakkı

“Kenti felç etme pratiği”

Ankara’da ana arterlerin kapatılmasının kent yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Batuman, böylesine büyük uluslararası organizasyonların kent merkezinden uzakta planlanabileceğini söyledi. Batuman, “İnsanların yaşantısını kesintiye uğratabiliriz ve bundan kimse rahatsız olmaz anlayışı son derece tehlikeli. Bu yalnızca güvenlik değil, bir iktidar teknolojisi olarak kenti felç etme pratiğidir” dedi.

Bülent Batuman, kent hakkı tartışmalarının yalnızca insanlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirtti:

“Kent hakkını artık hayvanları da kapsayan bir hak olarak düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Sokak hayvanlarına uygulanan şiddetle istenmeyen insanlar üzerinde uygulanan şiddet arasında fark yok. Bunlar aynı anlayışın türevleri.” 

Kentlerde güvenlik uygulamalarının giderek askerileştiğini ifade eden Batuman, dijital yüz tanıma sistemleri, bariyerler, kontrol noktaları ve yoğun güvenlik tedbirlerinin gündelik yaşamın olağan bir parçası haline geldiğini söyledi. Bu sürecin uluslararası literatürde “yeni askeri kentleşme” olarak tanımlandığını belirten Batuman, “Eskiden savaş ortamlarında görülen uygulamalar artık gündelik kentsel yaşamın normal unsurları haline geliyor” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş